FBI siber suçluları yakalamak için sahte şehir kurdu: "Kinetic Cyber Range" kapılarını açtı! | DÜNYA HABERLERİ
FBI, siber saldırılara karşı ajan yetiştirmek amacıyla içinde evler, oteller, hastane, veri merkezi ve benzinlik bulunan yapay bir kasaba kurdu. Alabama'da kurulan ve "Kinetic Cyber Range" adı verilen bu ultra gerçekçi tesiste, ajanlar siber kriz anlarını canlı canlı yaşayarak eğitim alıyor.
Gzt
16
Amerika Birleşik Devletleri Federal Soruşturma Bürosu (FBI), siber suçlularla ve sınır ötesi bilgisayar korsanlarıyla mücadelede ezber bozan bir yönteme imza attı. Teoriye dayalı sınıf eğitimlerini geride bırakan teşkilat, siber ajanları, analistleri ve adli bilişim uzmanlarını sahaya hazırlamak için her ayrıntısı gerçek hayata uygun olarak tasarlanmış sahte bir kasaba inşa etti.22 bin metrekarelik siber cephe: Kinetic Cyber RangeAlabama eyaletinin Huntsville şehrindeki Redstone Arsenal üssünün Kuzey Kampüsü'nde yer alan bu devasa eğitim alanı, "Kinetic Cyber Range" adını taşıyor. Yaklaşık 22 bin metrekarelik bir alana kurulan kasaba, dışarıdan bakıldığında küçük bir Amerikan kasabasının birebir kopyası gibi görünüyor. FBI Operasyonel Teknoloji Bölümü tarafından yönetilen bu yapay şehirde; müstakil evler, otel odaları, bir elektrik şirketi, tam teşekküllü bir hastane ve bir benzin istasyonu yer alıyor.Kasabanın yöneticisi Dave Beachboard, tesisin gerçekçiliğini şu sözlerle özetliyor: "Bu, ajanlar sahaya çıkmadan önce görebilecekleri en gerçekçi deneyim alanı. Dışarıdaki cepheler ne kadar gerçekçiyse, binaların içindeki dijital ağlar da o kadar gerçek. Sisteme sızdıklarında karşılarında gerçek e-posta sunucuları, aktif dizinler ve güvenlik duvarları buluyorlar."Sınıfta teorik eğitim dönemi kapandıŞubat 2025'te açılan ve bugüne kadar 1.400'den fazla FBI personeli ile ortak kurum çalışanını eğiten tesis, eğitim yaklaşımında büyük bir zihniyet değişimini temsil ediyor. Eski sistemde ajanların sadece masa başında cep telefonu veya sunucu incelemeyi öğrendiğini belirten uzmanlar, artık kursiyerlerin dijital delillerin günlük yaşam alanlarına gizlendiği senaryoların ortasına bırakıldığını aktarıyor.Ajanlar, akıllı ev cihazlarıyla donatılmış bir konutta hangi dijital delile el koyacaklarına anında karar vermek zorunda kalırken, bir başka senaryoda kurumsal bir şirkete baskın düzenleyerek sunucu odalarındaki gizli verileri avlamaya çalışıyor. Eğitimler sadece ofislerle de sınırlı kalmıyor; araç garajına giren ajanlar, otomobillerin döşemelerini sökerek aracın adeta dijital beyni olan elektronik kontrol ünitelerine (ECU) ulaşıyor. Bu üniteler, gerçek operasyonlarda bir aracın nerede bulunduğunu, nasıl kullanıldığını ve direksiyonda kimin olduğunu kanıtlayan hayati veriler barındırıyor."Soğuk, dar, gürültülü ve perişan" bir veri merkeziTesisin kalbi sayılan veri merkezinde ise işler tamamen fizikselleşiyor. İçerisinde Windows ve Linux tabanlı 200'den fazla aktif sunucunun çalıştığı bu merkez, ajanların işini zorlaştırmak için kasıtlı olarak konforsuz tasarlanmış. Gerçek hayattaki bir veri merkezinin zorlu koşullarını kopyaladıklarını belirten Beachboard, ajanların burada soğuk, dar, gürültülü, karanlık ve adeta perişan hissettiren bir atmosferde hatasız çalışmayı öğrendiklerini söylüyor.Hastanede fidye yazılımı alarmı: Psikolojik baskı altında eğitimSiber Eğitim Birimi Lideri Stephanie Cassioppi, siber tehditlerin sadece teknik bir boyutu olmadığını, işin içinde insan yönetiminin de olduğunu vurguluyor. Tesisin en ağır senaryolarından birinde, siber korsanlar tarafından bir hastaneye fidye yazılımı (ransomware) saldırısı düzenleniyor.Simülasyon sırasında hastanede kırmızı alarmlar çalmaya başlarken, oyuncular tarafından canlandırılan panik halindeki hastane yöneticileri ve doktorlar, ajanlara "Hastaların hayatı tehlikede, sistemleri hemen açın" diyerek baskı uyguluyor. Kursiyerler bir yandan bilgisayar ağındaki virüsün kökenini izleyip yayılmasını durdurmaya çalışırken, diğer yandan bu ağır psikolojik baskıyı yönetmek zorunda kalıyor. Yetkililer, ajanların hata yapma haklarını gerçek operasyonlarda değil, bu güvenli kasabada kullanmalarını istediklerini belirtiyor. Yapay şehirdeki senaryolar sürekli güncellenerek drone teknolojileri, nesnelerin interneti (IoT) ve en yeni siber suç yöntemlerine göre yeniden şekillendiriliyor.
Kaynağa Git