"İBB Davası"nda İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasının son günlerinde, sanıkların savunma sürelerine ilişkin mahkemeye başvuru yapıldı.
SAVUNMA SÜRESİ KISITLAMASINA İTİRAZ EDİLDİ
Avukat Hüseyin Ersöz tarafından yapılan başvuruda, sanıklara ve müdafilerine yeterli şekilde söz hakkı verilmeden yapılan tutukluluk incelemeleri ile savunma sırasında getirilen süre kısıtlamalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.
Dilekçede, söz konusu uygulamaların "adil yargılanma hakkı" ve "silahların eşitliği" ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
ERSÖZ’DEN ERGENEKON DAVASI HATIRLATMASI
Hüseyin Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, mahkemeye sundukları itiraz dilekçesinde daha önceki yargı kararlarına da atıfta bulunduklarını belirtti.
Ersöz, savunma hakkının kısıtlanmasının ileride yeni hak ihlallerine yol açabileceğini savunarak, uygulamadan dönülmesini talep ettiklerini açıkladı.
Başvuruda, kamuoyunda "Ergenekon Davası" olarak bilinen yargılamaya ilişkin Yargıtay kararlarına da atıf yapıldığı belirtildi.
“4000 SAYFALIK İDDİANAME VE YÜZBİNLERCE SAYFA DELİL” VURGUSU
Dilekçede, davaya ilişkin dosyanın kapsamına dikkat çekildi. Yaklaşık 4000 sayfalık iddianame, yüzbinlerce sayfalık delil klasörü ve 400’ü aşkın sanığın bulunduğu belirtilerek, savunma sürelerinin sınırlandırılmasının ceza muhakemesinin temel ilkeleriyle uyuşmadığı öne sürüldü.
Ayrıca tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin sözlü olarak alınmadan dosya üzerinden değerlendirilmesinin de hukuka aykırı olduğu iddia edildi.
MAHKEMEDEN UYGULAMADAN DÖNÜLMESİ TALEP EDİLDİ
Avukat Hüseyin Ersöz tarafından yapılan başvuruda, mahkemenin süre kısıtlamasına ilişkin kararından dönmesi, aksi durumda itirazın değerlendirilmek üzere yetkili ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talep edildi.
İtiraz dilekçesinde, sanıkların ve müdafilerin savunma haklarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkına uygun şekilde tesis edilmesi istendi.