Ana içeriğe geç

NATO'dan korunmak için NATO'da olmak, ya da?!

NATO kurulduğu zaman komünizme karşı savunmayı amaçlıyordu.Bu sürece NATO 1.0 dendi.Sovyetler dağılıp komünizm tehdit olmaktan çıkınca ve Varşova Paktı dağılınca NATO'nun da dağılması gerekiyordu.Ama

NATO'dan korunmak için NATO'da olmak, ya da?!
Star Gazetesi
16

NATO kurulduğu zaman komünizme karşı savunmayı amaçlıyordu.

Bu sürece NATO 1.0 dendi.

Sovyetler dağılıp komünizm tehdit olmaktan çıkınca ve Varşova Paktı dağılınca NATO'nun da dağılması gerekiyordu.

Ama NATO'nun patronu olan ABD hedef değişikliğine gitti ve terörle mücadele, krizleri yönetme gibi gerekçelerle dağılmasını engelledi.

Patrona kimse itiraz edemedi!

Bu dönemde paktın adı NATO 2.0 oldu.

Bu dönemde ABD güdümündeki NATO Afganistan, Irak ve Libya'nın altını üstüne getirdi! Dünyaya nizamat vermek gerekçesiyle karıştırmadığı ülke kalmadı.

Mesela ülkemiz açısından askeri darbelerin, 28 Şubat sürecinin ve 15 Temmuz kalkışmasının NATO'dan bağımsız geliştiğini söyleyebilir miyiz?!

Fransa Cumhurbaşkanı, NATO'nun beyin ölümünden bahsederken Avrupa'nın rahatsızlığını dile getiriyordu ama Ukrayna savaşıyla NATO hayata döndürüldü.

Bu arada Çin'in kat ettiği ekonomik siyasi mesafe başta olmak üzere ABD ekonomik ve siyasi nüfuzunu gittikçe kaybetmeye başladı.

Savunmalarını ABD'ye teslim eden Avrupa'yı NATO konusunda Trump tehdit etmeye başladı.

ABD, NATO giderlerinin üçte ikisini karşılamanın külfetine katlanamayacağını hatta NATO'dan çıkabileceğini dillendirmesi üzerine Avrupa güvenlik telaşına kapıldı.

Ve NATO 3.0 süreci başladı.

Bu sürecin ilk toplantısının önümüzdeki hafta Ankara'da yapılacak olması bu yüzden fevkalade önem arz ediyor!

32 devlet ve hükümet başkanının katılacağı bir zirveyi düzenlemek öyle her ülkenin altından kalkacağı bir organizasyon değildir.

NATO içindeki rolünün yanı sıra istikrarlı siyasi sistemi ile Türkiye'nin küresel diplomasinin merkezine dönüşmüş olması, ayrıca savunma sanayiinde gerçekleştirdiği atılım ile savaş mefhumunu değiştirecek yeniliklere imza atması bu zirvenin Ankara'da yapılmasına zemin hazırlayan kimi faktörler olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Öyle ki NATO'ya öfkeli Trump bile zirveye Başkan Erdoğan hatırına katılacağını açıklamakla kalmadı, kimi sorunları çözme hususunda jestlerde bulunacağını da duyurdu.

Bu tablo birilerinin iddia ettiği gibi Başkan Erdoğan'ın Trump'a teslimiyeti değildir.

Trump'ın Türkiye'ye verdiği önemi gösterir ki bu ilişki küresel ve bölgesel sorunlarda Başkan Erdoğan'ın müspet nüfuzuna da işaret eder.

Malum, NATO bir güvenlik şemsiyesi olmaktan çok ABD hegemonyasının bir aparatı olarak temayüz etti.

O yüzden Avrupa şimdi ciddi ciddi kendi güvenliğini düşünmeye başladı. Bu bağlamda Türkiye'nin yeni güvenlik sisteminde etkili olacağını da kabullendi.

Ankara'da yapılacak NATO zirvesi, 3.0 sürecinin ilk zirvesi olacağı için gündemde küresel ve bölgesel sorunlar masaya yatırılırken, nükleer caydırıcılık, enerji güvenliği, yapay zeka, elektronik tehditler, NATO'nun finansı/geleceği ve yeni savunma konsepti gibi konular görüşülecek.

Türkiye'nin bu zirve marjında Trump ile KAAN motoru, CAATSA ve F-35 dosyalarında önemli mesafe kat edeceği bekleniyor. Daha doğrusu Trump öyle mesaj verdi.

Ancak Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından anlıyoruz ki Türkiye savunma sanayii ürünleriyle yapacağı sunumun yanı sıra, hem ABD ile hem de diğer üyelerle İsrail'in Filistin'e (Gazze, Batı Şeria) Lübnan ve Suriye'ye yaptığı saldırıları gündeme getirecek, hem de ABD-İran arasındaki ateşkesin kalıcılığı için yoğun mesai sarf edecek.

Tüm insanların yaşama hakkına vurgu yapacak!

ABD hegemonyasının bir aparatı olmaktan çıkıp uluslararası bir güvenlik şemsiye olabilecek bir NATO'da Türkiye'nin etkin bir üye olarak yer almasına kimse itiraz etmez.

NATO'ya karşı olanlar bile 'şerrinden korunmak için içinde bulunmak lazım' diyordu haklı olarak.

Dolayısıyla NATO'nun gerçek bir güvenlik şemsiyesine dönüşmesi herkesin ortak arzusu.

Aksi takdirde yeni Türkiye'nin NATO'ya muhtaç olmadığını aksine NATO'nun Türkiye'ye muhtaç olduğunun altını kalın çizgilerle çizmemiz gerekir.

NATO 3.0'ın askeri konuların ötesinde yeni dünya düzeninin de konuşulacağı bir zirve olacağını söyleyenler de var.

'Âdil bir dünya düzeninin doğum sancılarından biri olsun!' duasına biz de âmin deriz tabii ki!

Kaynağa Git

İlgili Haberler