Ana içeriğe geç

Çocuk işçiliğiyle mücadele gününde MEB'e çağrı: MESEM eğitim programı değildir

İstanbul Barosu ile Öğrenci Sendikası’nın düzenlediği panelde, MESEM ve çocuk işçiliği tartışıldı. Konuşmacılar, çocukların eğitim hakkı, çalışma koşulları ve iş cinayetlerine dikkat çekildi. Türkiye'de 10 yılda arasında toplam 671 çocuk işçi öldü.

Çocuk işçiliğiyle mücadele gününde MEB'e çağrı: MESEM eğitim programı değildir
Halk TV
16

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi ve Öğrenci Sendikası, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında “Sistematik Çocuk İşçiliği ve MESEM’le Mücadele” başlıklı panel ve söyleşi düzenledi. İstanbul Barosu binasında gerçekleştirilen etkinlikte avukatlar, sendika üyesi gençler ve MESEM kapsamında eğitim gören öğrenciler bir araya geldi.

Programın açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, çocuk emeğinin sömürülmesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çocukların gelişimini ve geleceğini etkileyen çok boyutlu bir sorun olduğunu belirterek, “Bir çocuğun çocukluk dönemini yaşamasını ve haliyle bedensel ve ruhsal gelişmesini engelleyici bir sömürü. İkincisi ise çocuğun geleceğini çalan bir sömürü” dedi.

Çocuk işçiliğiyle mücadele gününde MEB'e çağrı: MESEM eğitim programı değildir - Resim : 1

Çocukların karar alma süreçlerine katılımının önemine vurgu yapan Kaboğlu, anayasa tartışmalarında da çocukların ve gençlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kaboğlu, “Biz yetişkinlerin görevi bugünkü yürürlükte olan anayasa üzerine çocukları bilgilendirmek. Anayasayı çocuk hakları lehine yorumlamak” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUK İŞÇİLİĞİ DOĞRUDAN BİR ÇOCUK HAKLARI SORUNUDUR”

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşçi ise panelin düzenlenme gerekçesinin çocukların işçileştirilmesine yönelik kaygılar olduğunu belirtti.

“Çocuk işçiliği yalnızca çalışma hayatına ya da ekonomik koşullara ilişkin bir mesele değil. Çocuk işçiliği doğrudan doğruya bir çocuk hakları sorunu” diyen Ateşçi, MESEM uygulamalarının çocuk hakları açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ateşçi, “Çocukların mesleki beceri kazanmasıyla, çocuğun emeğinin sömürülmesi arasında çok ince bir çizgi var” ifadelerini kullanırken, MESEM denildiğinde akla iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların geldiğini belirterek, “Çünkü çocukları çalışma yaşamına dahil eden sistemleri değerlendirirken çocukların fiilen karşı karşıya kaldığı riskleri de değerlendirmek zorundayız” dedi.

ÖĞRENCİ SENDİKASI: MESEM BİR EĞİTİM PROGRAMI DEĞİL

Panelde Öğrenci Sendikası adına konuşan Pelin Yıldız, MESEM uygulamasına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Yıldız, "Mesleki eğitim başlı başına yanlış bir şey değil. Ancak önemli olan bunun nasıl uygulandığı ve hangi koşullar altında yürütüldüğüdür. Eğer bir mesleki eğitim programı uygulanıyorsa bunun etkin şekilde denetlenmesi ve öğrencilerin hak ettikleri ücretleri alması gerekir." şeklinde konuştu.

“MESEM bir eğitim programı değil, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in patronlara çocukları peşkeş çektiği bir kölelik programıdır” diyen Yıldız, sistemin çocukları uzun çalışma saatleri, güvencesizlik ve iş cinayetleriyle karşı karşıya bıraktığını savundu.

Yıldız, “İSİG Meclisi'nin verilerine göre 2024 yılında 71 çocuk işçi iş kazalarında hayatını kaybetti; bu sayı 2025'te 94'e yükseldi” dedi. 2023’ten bu yana 18 çocuğun MESEM kapsamında çalışırken yaşamını yitirdiğini belirten Yıldız, “Bu çocuklardan her biri, bir sınıfta, bir oyun alanında, bir aile sofrasında olması gerekirken; bir üretim bandının başında hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı.

Öğrenci Sendikası aracılığıyla MESEM’lilerle yapılan bir toplantıda konuşan bir çocuğun, günlük çalışma süresinin 15 saate vardığını anlattığını aktaran öğrenci, “Bunu isteyerek ya da keyif aldığı için yapmıyordu. Annesine ve kız kardeşine bakmak zorunda olduğu için çalışmaya mecbur bırakılıyordu” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu öğrencilerin büyük bölümü haklarını bilmiyor. Haklarını bilmedikleri için hak talebinde de bulunamıyorlar. Haklarını öğrendikten sonra öğrencilerin büyük bir beklenti ve umut içerisinde olduğunu gördük. Çünkü hiçbir çocuk günde 15 saat çalışmak istemez."

Kaynağa Git

İlgili Haberler