Atina yönetimi, Türkiye’nin yakında meclise sunması beklenen ve Mavi Vatan doktrinini yasalaştırmayı amaçlayan düzenlemeye karşı kapsamlı bir hazırlık yürütüyor. Yunan kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Atina olası bir Türk hamlesine karşı 4 farklı karşılık senaryo üzerinde çalışıyor.
Yunan basınında yer alan haberlerde, Türkiye’nin deniz yetki alanlarını tanımlayacak düzenlemenin, Ankara’nın egemenlik haklarını pekiştirmeyi hedeflediği vurgulandı. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis hükümetinin, Türkiye’nin bölgedeki artan etkinliği ve diplomatik başarıları karşısında endişelendiği bildirildi.
DOĞU EGE’DE DENİZ PARKI KURMA PLANI
Ta Nea gazetesinin haberine göre, Yunanistan’ın üzerinde çalıştığı ilk senaryo, Doğu Ege’de bir deniz parkı kurulmasını öngörüyor. Atina yönetimi, bu adımla Türkiye’nin bölgedeki varlığına karşı sembolik bir hamle yapmayı planlıyor. Yunan gazetesi, böyle bir girişimin uluslararası hukukta karşılığının olmadığını ve Türkiye’nin buna vereceği tepkinin caydırıcı olabileceğini ifade etti.
Yunanistan’ın Dodekanes Adaları çevresinde ilan etmeyi düşündüğü milli deniz parkı projesi, Ankara’nın Mavi Vatan doktrininden duyulan rahatsızlığın bir yansıması olarak görülüyor. Haberde, Atina’nın planı hayata geçirmesi halinde Türkiye’nin uluslararası platformlarda gerekli girişimlerde bulunarak, Yunanistan’ın tek taraflı adımlarına izin vermeyeceğine dikkat çekildi.
KARASULARI PROVOKASYONU GÜNDEMDE
Atina’nın bir diğer senaryosu ise Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne dayanarak Girit’in güneyinde karasularını 12 deniz miline çıkarmaya çalışmak. Yunanistan daha önce "12 deniz mili" tezini "uygun zamanda" hayata geçirebileceğini açıklamıştı. Türkiye ise Ege Denizi’nde karasularının 12 mile çıkarılmasının boğazların statüsünü ihlal edeceğini ve uluslararası bir krize yol açacağını vurgulamıştı.
Bu planın hayata geçirilmesi durumunda Türkiye’nin, Ege’deki mevcut dengeleri korumak için diplomatik ve hukuki tüm araçları kullanacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ankara’nın bu konudaki kararlı tutumu, Yunanistan’ı şimdiden geri adım atmaya zorlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
AB ve NATO’DAN DESTEK ARAYIŞI
Yunan diplomasisinin üzerinde hassasiyetle durduğu bir diğer başlık ise Avrupa Birliği (AB) ve NATO nezdinde Türkiye aleyhine bir ittifak oluşturmak. Atina, olası bir gerilim durumunda Avrupa başkentlerinden Türkiye’ye yönelik yaptırım mesajları gelmesi için yoğun çaba sarf ediyor. Almanya'yı Avrupa'daki en büyük destekçisi olarak gören Yunanistan, Ankara’nın olası adımlarını Brüksel’den gelecek tepkilerle engellemeyi amaçlıyor.
Türkiye’nin NATO içinde stratejik olarak önemli bir aktör olduğuna dikkat çekilen haberde, AB ile Ankara arasındaki yapıcı diyaloğun, Yunanistan’ın bu çabalarının karşılık bulmasını zorlaştırdığı ifade edildi. Ankara’nın NATO içindeki güçlü konumu, Atina’nın beklediği desteği tam anlamıyla almasına engel oluşturdu.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis
NATO ZİRVESİ'NDE DİPLOMATİK GERİLİM HESABI
Yunanistan’ın son senaryosu ise doğrudan diplomatik bir karşı saldırıyla Türkiye’yi NATO zirvesinde sıkıştırmak. Atina, yasa tasarısının erken sunulması halinde İttifak’ın gündeminin tamamen değişeceğini ve bunun Ankara için istenmeyen sonuçlar doğuracağını hesaplıyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis’in bu konuda açık ifadeler kullandığı ve tasarının zirveden önce sunulmayacağını öngördüğü belirtildi.
Yunan gazetesi, Türkiye’nin yasa tasarısının içeriğinde “Mavi Vatan” terimine ya da “gri bölgeler” teorisine henüz rastlanmadığını vurguladı. Bu durum, Ankara’nın sakin ve stratejik adımlarla hareket ettiğinin bir kanıtı olarak yorumlandı. Türkiye’nin diplomatik kanalları açık tutması ve gerginlikten kaçınan tutumunun, Atina’nın elini güçlendirecek bir fırsat bulmasını her geçen gün daha da zorlaştırdığı kaydedildi.