Artı Gerçek - Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararının ardından yaşanan yönetim krizi yeni bir boyut kazandı. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Parti Meclisi (PM), Özgür Özel’e yakın 28 üyenin istifası sonrasında ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantı öncesinde Kılıçdaroğlu yönetimi, CHP Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Özgür Karabat ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın ile milletvekilleri Ensar Aytekin, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba ve Turan Taşkın Özer’i tedbirli kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etmişti.
Bu kararın ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yakın PM üyeleri istifa ederek parti tüzüğündeki kurultay mekanizmasını işletmeye çalıştı. Özel cephesi, 57 üyeli PM’de 28 kişinin istifasıyla üye sayısının 29’a düştüğünü, bunun da tüzüğe göre 45 gün içinde kurultaya gidilmesini zorunlu hale getirdiğini söyledi.
EMRE: KURULTAY DIŞINDA HİÇBİR KARAR ALAMAZLAR
Kararın ardından Özgür Özel yönetiminin Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Meclis’te basın açıklaması yaptı. Emre, Parti Meclisi’ndeki istifalara giden süreç hakkında şunları söyledi:
"Bugün gerçekleşecek parti meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. ‘Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve oraya milyonlarca CHP’linin üzüntüsünü, karamsarlığını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım’ diye düşündük. Ancak dün 9 arkadaşımızın yetkisiz şekilde disiplin kuruluna sevk edildiği açıklandı.
Ben dün de belirtmiştim ‘biz istersek istifalarla parti meclisini düşürürüz’. Bizim tüzüğümüzün 24. maddesini 3. fıkrası der ki; PM 3’te 2’nin altına düştüğü zaman düşer ve yeniden kurultay kararı alınır. Biz de 17 kişinin istifasını aldık. 10 kişiye yakın arkadaşımız da şu an da toplantıya gidiyorlar.
Bu noktadan sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir karar alamazlar."
SARI: İSTİFALARIN MUHATABI CHP DEĞİL
PM toplantısının ardından açıklama yapan Kılıçdaroğlu ekibinden CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise PM üyelerinin mahkeme kararıyla göreve döndüğünü hatırlatarak, istifaların doğrudan CHP Genel Merkezi’ne değil, ilgili mahkemeye sunulması gerektiğini savundu.
“İstifa tek taraflı bir işlem ama birtakım usul ve esaslara da uymak gerekir” diyen Sarı, “İstifaların muhatabı CHP Genel Merkezi değil. İstinaf Mahkemesi’nin yetkilendirmesiyle göreve gelmiş kişiler olduğumuz için istifaların da ilgili mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
'PM DÜŞMÜŞ SAYILMAZ'
İstifalar nedeniyle PM’nin işlevsiz hale geldiği yönündeki değerlendirmeleri reddeden Sarı, şunları söyledi:
“İstifalar karşısında Parti Meclisi’nin çalışmaması, düşmüş sayılması ve bu yoldan bir kurultaya gidilmesi hukuken mümkün değildir. Parti Meclisi’nin üye sayısının kaç kişi kaldığının burada belirleyici bir önemi yoktur.”
Sarı ayrıca, tüzükte yer alan ve PM üye sayısının belirli bir sınırın altına düşmesi halinde kurultaya gidilmesini öngören hükmün mevcut durumda uygulanamayacağını savundu.
KURULTAY TAKVİMİ İÇİN HAZIRLIK
PM toplantısında kurultay sürecinin de ele alındığını belirten Sarı, olağan kurultay takvimi oluşturulması yönünde çalışma başlatılması kararı alındığını açıkladı.
Ancak mevcut yargı süreci nedeniyle tarih belirleyemediklerini ifade eden Sarı, “Bir tarih belirlemeniz gerekiyor ancak bu tarihi mevcut mahkeme kararı çerçevesinde belirleyemiyoruz. Çünkü kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve bu kararın ne zaman kesinleşeceğini öngöremiyoruz” dedi.
CHP’de mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim ve kurultay tartışmalarının, hem disiplin süreçleri hem de yargı aşamaları nedeniyle önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi bekleniyor.
KURTULMUŞ’TAN YANIT: MECLİS BU TARTIŞMANIN TARAFI DEĞİL
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gazetecilerin konu hakkında kendisine sorduğu soruyu yanıtladı. “TBMM’nin herhangi bir partinin iç işlerine karışması söz konusu değildir. Meclis bu tartışmanın tarafı değildir, olmayacaktır” diyen Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Bizim kayıtlı olduğumuz, kısıtlı olduğumuz alan parlamenter hukukla ilgilidir. Yani meclisin iç tüzüğü, partilerin kendi tüzükleri, partilerin grup iç yönetmelikleri, tüzükleri çerçevesinde karar veririz. TBMM’nin herhangi bir partinin iç meselesinde taraf olması mümkün değildir, asla düşünülemez. TBMM bu tartışmanın bir tarafı değildir, olmayacaktır. CHP’nin de bu tartışmaları bir an evvel geride bırakarak partinin kurumsal kimliklerini korumalarını tavsiye ve temenni ederim."
Kılıçdaroğlu’nun makam odası talebini de yanıtlayan Kurtulmuş, “Bunların hepsi büyük resmin içinde detaydır. TBMM atması gereken adımı zamanı gelince atar. Arada çelişki varsa bu tartışmanın tarafı ya da bu tartışmayı çözecek makam TBMM değildir” dedi. (POLİTİKA SERVİSİ)