Ana içeriğe geç

Alman istihbarat raporu: MİT, Berlin'deki en aktif yabancı servislerden

Alman iç istihbaratı tarafından izlenen Türkiye bağlantılı siyasi hareketler arasında yer alan "Ülkücü Hareket" raporda "aşırı sağcı, milliyetçi ve şiddet eğilimli" olarak tanımlanıyor ve Berlin'de 460 destekçisi olduğu belirtiliyor

Alman istihbarat raporu: MİT, Berlin'deki en aktif yabancı servislerden
Gazete Oksijen
16

Berlin Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (LfV Berlin) yayımladığı yeni rapor, kentte en aktif yabancı istihbarat servislerinin Rusya, İran, Çin ve Türkiye'ye ait olduğunu ortaya koydu.

140 sayfalık yıllık raporda, yabancı servislerin yalnızca klasik casusluk faaliyetleri yürütmediği; dezenformasyon kampanyaları, siber saldırılar ve sabotaj girişimleri gibi farklı yöntemlere de başvurduğu belirtildi.

BBC'nin aktarımına göre, raporun girişinde değerlendirmelerine yer verilen Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Iris Spranger, başkentin yabancı istihbarat servislerinin odağında olduğunu belirterek, "Casusluk ve olası sabotaj faaliyetlerinden kaynaklanan tehdit potansiyeli hâlâ yüksek seviyede" uyarısında bulundu.

Berlin iç istihbarat teşkilatını yöneten Michael Fischer ise "Bu durum yakın gelecekte de değişmeyecek" öngörüsünü aktararak şunları kaydetti:

"Berlin'deki istihbarat faaliyetlerinin başlıca aktörleri Rusya, Çin, İran ve Türkiye'dir. Bu ülkelerin istihbarat teşkilatları, klasik casusluk faaliyetlerinin yanı sıra dezenformasyon kampanyaları, siber saldırılar ve sabotaj eylemlerini de içeren geniş bir eylem yelpazesine sahiptir."

Rusya en büyük tehdit olarak öne çıkıyor

Raporda en geniş bölüm Rusya'nın faaliyetlerine ayrıldı. Alman istihbaratı, Rus servislerinin son yıllarda hem faaliyet yoğunluğunu hem de operasyonlarının niteliğini artırdığını savundu. Özellikle bilgi teknolojileri altyapılarını hedef alan sabotaj girişimlerinin arttığı belirtilirken, Rusya'nın geçen yıl Almanya'da yapılan erken genel seçimler öncesinde kamuoyunu etkilemeye çalıştığı öne sürüldü.

Rapora göre Moskova, demokratik kurumlara olan güveni zayıflatmayı, Ukrayna'ya destek verilmesini ve Rusya'ya yönelik yaptırımları savunan siyasi partilere karşı tepki oluşturmayı hedefledi.

MİT'in faaliyetlerine ilişkin değerlendirmeler

Raporda, Türkiye'nin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) hakkında da değerlendirmelere yer verildi. Alman istihbaratı, MİT'in Berlin'de yalnızca diplomatik misyonlarda görev yapan resmî personelle değil, beyan edilmemiş çok sayıda unsurla da faaliyet yürüttüğünü ileri sürdü.

MİT'in Türk güvenlik yapısının merkezî unsurlarından biri olduğu belirtilen raporda, teşkilatın öncelikli hedefleri arasında PKK ve destekçilerinin bulunduğu ifade edildi. Raporda ayrıca MİT'in, FETÖ mensuplarına yönelik izleme faaliyetlerinde bulunduğu belirtildi.

Alman istihbaratı, MİT'in bilgi toplama faaliyetlerinde devlete bağlı Türk vatandaşları ve Türk kökenli kişilerden destek almaya çalıştığını da öne sürdü. Raporda, MİT'in internet sitesindeki ihbar mekanizmasının Türkiye tarafından tehdit olarak görülen kişi ve kuruluşlar hakkında bilgi paylaşımına imkân tanıdığı belirtilerek "Bu tür ihbarların sonucunda, Türkiye'ye giriş veya çıkış sırasındaki pasaport kontrolü esnasında kısıtlayıcı tedbirler alınabilir. Örneğin ilgili kişilere, terör propagandası suçlaması yöneltilebilir" denildi.

PKK ve DHKP-C'ye ilişkin tespitler

Raporda Almanya'da faaliyetleri yasak olan PKK ve DHKP-C hakkında da değerlendirmeler yer aldı. Berlin'de yaklaşık 1.100 PKK ve 30 DHKP-C destekçisinin bulunduğu belirtildi.

Alman istihbaratı, PKK'nın yeni 'barış süreci' kapsamında silahlı mücadeleyi sonlandırdığı ve örgütsel yapısını feshettiği yönündeki açıklamalarına rağmen, Berlin'deki destekçileri arasında politik çizgi değişimine yönelik bir işaret görülmediğini savundu. Destekçilerin barış sürecine nasıl yaklaşacağının henüz netleşmediği de raporda yer verilen tespitlerden biri oldu. Raporda konuya ilişkin şu ifadeler kullanıldı:

"PKK'nın silahlı mücadeleyi bırakıp dağılacağını açıklamasının ardından, Berlin'deki PKK destekçilerinin, PKK'nın terörist faaliyetlerinden uzaklaştığı yönünde herhangi bir emare görülmedi.

Berlin'deki PKK destekçilerinin barış sürecini benimseyip sürece dahil olup olmayacakları henüz belli değil."

Raporda DHKP-C'nin ise özellikle İsrail karşıtı gösterilerde ve Mısır'ın Berlin Büyükelçiliği önünde düzenlenen açlık grevi eylemlerinde görünür olduğu kaydedildi.

Türk milliyetçi grupları da takip ediliyor

Alman istihbaratı, Türkiye kökenli aşırı milliyetçi hareketleri de izlemeyi sürdürüyor. Raporda "Ülkücü Hareket", aşırı sağcı ve milliyetçi bir yapı olarak tanımlanırken, Berlin'de yaklaşık 460 destekçisinin bulunduğu belirtildi.

Hareketin ideolojisinin aşırı milliyetçilik ve diğer etnik ya da dini gruplara karşı üstünlük iddiaları üzerine kurulu olduğu öne sürülen raporda, bu yaklaşımın insan onuru ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu.

Raporda ayrıca, Ülkücü Hareket'ten bağımsız faaliyet gösteren bazı Türk kökenli aşırı sağcı grupların da sosyal medya üzerinden Türkiye'yi eleştiren siyasetçiler, gazeteciler, Kürt gruplar ile Yahudi ve İsrail karşıtı propaganda faaliyetleri yürüttüğü iddia edildi.

Alman istihbaratı Türk milliyetçilerini de izliyor

Raporda, Alman istihbaratının Türkiye bağlantılı milliyetçi hareketleri de izlemeyi sürdürdüğü belirtildi. Alman iç istihbaratı tarafından takip edilen gruplar arasında yer alan "Ülkücü Hareket", raporda "aşırı sağcı, milliyetçi ve şiddet eğilimli" bir yapı olarak tanımlanırken, Berlin'de yaklaşık 460 destekçisinin bulunduğu ifade edildi.

Rapora göre hareketin ideolojisi, aşırı milliyetçilik ve diğer etnik gruplar, uluslar ve dini topluluklara karşı üstünlük iddiaları üzerine kurulu. Alman istihbaratı, ırkçı ve antisemitik söylemlerin de hareketin ideolojik yapısının bir parçası olduğunu savunurken, bu yaklaşımın insan onuru ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını öne sürdü.

Raporda ayrıca, Ülkücü Hareket'ten bağımsız faaliyet gösteren bazı Türk kökenli aşırı sağcı grupların da Berlin'de etkin olduğu belirtildi. Bu grupların sosyal medya üzerinden Türkiye'yi eleştiren siyasetçiler, gazeteciler ve Kürt grupların destekçileri ile Yahudiler ve İsrail'e yönelik propaganda faaliyetleri yürüttüğü belirtildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler