Atanmış CHP yönetiminin İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat'ın partinin önceki yönetimine yönelik "Halk TV'ye 79 milyon, trollere 775 milyon" iddialarının ardından, CHP Milletvekili Özgür Karabat, HalkTV'deKürşadOğuz'un sunduğu Rota programında bu iddiaları yanıtladı.
Karabat, açıklamalarında hem seçim kampanyası harcamalarını hem de medya ile yapılan anlaşmaları detaylandırdı. Halk TV ile yapılan anlaşmanın sözleşmeye ve dolayısıyla Sayıştay denetimine de tabi olduğunu söyledi. Ayrıca Halk TV ile yapılan sözleşmenin Kılıçdaroğlu genel başkanlığı döneminde yapıldığını hatırlattı. Karabat önceki yönetime göre daha az harcama yaptıklarını belirtirken Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin cumhurbaşkanlığı seçimi dönemindeki harcamalarının şeffaf olmadığını belirtti, bunların açıklanmasını talep etti.
'HALK TV İLE SÖZLEŞMELER KILIÇDAROĞLU DÖNEMİNDEN'
Halk TV'ye ödenen 79 milyon liralık iddiaya cevap veren Karabat, "Bu rakam 2023, 2024 ve 2025 yıllarını kapsıyor. 2023'te yönetimde biz yoktuk. Önceki dönemden devam eden sözleşmeler, devletin açıkladığı yeniden değerleme oranı veya enflasyon oranıyla güncellendi. Özel bir aktarım söz konusu değil" dedi.
'SEÇİM KAMPANYASI 520 MİLYON LİRAYA MAL OLDU'
Karabat, Fırat'ın 775 milyon liralık iddiasının seçim kampanyası harcamalarını kapsadığını belirterek, "10 firmadan teklif aldık, 6'ya indirdik. 31 televizyon kanalı, gazeteler, radyolar, dijital platformlar dahil tüm mecralarda profesyonel bir medya planlaması yaptık. Teklif edilen 600 milyon liralık bütçe, 520 milyon lirayla sonuçlandı" dedi.
'ÖNCEKİ YÖNETİM BİZDEN DAHA FAZLA HARCADI'
Karabat, önceki dönemle karşılaştırma yaparak, "Önceki yönetim bir firmaya 22 milyon dolar, başka bir firmaya 7,3 milyon dolar ödemiş. Bizim toplam harcamamız 19,3 milyon dolar. Yani bizden yaklaşık 10 milyon dolar fazla harcama yapmışlar. Buna rağmen seçimi biz kazandık" ifadelerini kullandı.
'KILIÇDAROĞLU DÖNEMİNDE KANALA 12 MİLYON ÖDENDİ'
Karabat, önceki dönemde bir televizyon kanalına 12 milyon lira aktarıldığını, bu tür tercihlerin sorgulanması gerektiğini belirterek, "Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında toplanan paraların nereye harcandığı hala açıklanmadı" diye ekledi. Karabat şöyle konuştu:
"Mavi Karadeniz diye bir platforma verilmiş para var. 12 milyon lira para verilmiş. Yani bakın bu açık. Bunu reddederlerse İcmaller, mizanlar elimde. Bunun hepsi var. Ben şimdi bunun kanuni olmadığını söyleyemem. Bu kanunidir. Neticede bir sözleşme yapmışlar. Bir hizmet alımı yapmak istemişler ve bunu da böyle bedellemişler. Ama kendileri bir tercihte bulunup seçim kaybetmişler. Biz bir tercihte bulunup seçim kazanmışız."
'GOOGLE SERTİFİKALI RAPOR DA VAR SAYIŞTAY RAPORU DA VAR'
Karabat, kampanya stratejisini şöyle açıkladı: "Sosyal medya bütçesini yüzde 11'den yüzde 32'ye çıkardık. Hedeflemeli reklamlarla emekli, genç ve ev kadını seçmene ulaştık. YouTube'da 18 milyon görüntüleme aldık. Tüm harcamalar, Google sertifikalı bir denetim firması tarafından 441 sayfalık raporla denetlendi ve Sayıştay'a sunuldu."
'YURTTAŞ MEDYA SEMBOLİK ÜCRETLE ÇALIŞIYOR'
Karabat, "Yurttaş Medya, partinin 130 milletvekilinin TBMM konuşmalarını yayınlamak için kurulmuş bir platformdur. Aylık 50-70 lira gibi sembolik ücretlerle çalışmaktadır. Trollük faaliyeti söz konusu değildir" ifadelerini kullandı.
'MUHALİF MEDYAYA YÖNELİK ELEŞTİRİLER PARTİYE ZARAR VERİYOR'
Karabat, Halk TV ve diğer muhalif kanallara yönelik eleştirileri değerlendirerek, "Bu açıklamalar muhalif medyayı kriminalize ederek muhalefeti zayıflatmayı amaçlıyor. CHP'nin hiçbir gazeteciye verdiği para yoktur. Muhalif gazeteciler hayatlarıyla bedel ödüyor. Onlara sahip çıkmak varken bu iftiralar partiye zarar veriyor" dedi.
'İFTİRALARA CEVABIMIZ ÇOK'
CHP Milletvekili Karabat'ın butlan yönetiminden ortaya atılan harcama iddialarına cevap verdiği programdaki açıklamalarının tamamı şöyle:
"Verilmeyecek hiçbir hesabımız yok ama atılan bu iftiralara cevabımız çok. Çok net bir şekilde defalarca birkaç kez parti sözcümüz sonra ben birkaç kanalda verilmesi gereken şekliyle bu konuya cevabımızı verdik. Zaten partinin bütün hesapları sayışsay denetimindedir ve açıktır. Ama ben bu süreci eğer izin verirseniz olabildiğince açık bir şekilde açıklamak istiyorum.
Dilerim ve umarım ki şu anda benim görevimi yapan, öncü de yapan Sayın Saymanımız da bu konuda sağduyulu bir şekilde kamuoyunu bilgilendirir ve kamuoyu bu bilgi kirliliğinden kurtar kurtarılır diye düşünüyorum. Şimdi öncelikle şunu söylemek isterim. Bir rakamdan bahsediyor. 770 milyon diyorlar. Bazen 754 milyon diyorlar. Bir kere 650 milyon dediler. Rakamın ne olduğunu ve ne ile ilgili olu açıklamak isterim. Her parti seçim döneminde bir seçim kampanyası yapar.
Peki biz yaptık bu seçim kampanyasını bizden önce de oldu mu? Evet oldu.
Karşılaştırma olarak bilgilerini vereceğim. Biz hangi yöntemle yaptık onu açıklamak isterim. Önceki yönetim kendi yöntemini açıklar. Biz ilk başta 10 firmayı davet ettik. Yaptığımız kamuoyu netic neticesinde yapacağımız kampanyayı anlattık araştırmalar sonucunda ve 10 firmadan teklif aldık. Sonra bu firmaların bütün sunumlarını dedikten sonra 6'ya indirdik. Bir medya planlama şirketiyle anlaşma yaptık.
Bu alım neyi kapsıyordu? Bir bütün televizyonlarda çıkacak reklamları.
Bütün televizyon televizyon sayılarını açıklayacağım. iki gazeteler, dergiler, radyolar, sosyal medya platformları, YouTube, Google, aklınıza gelebilecek her türlü platform. Açık hava platformları, 13 ayrı değişik platform.
Sinemasından billboarduna oradan elektronik alanlara kadar yani bir seçimde kullanabileceğimiz bütün alanların satın almasını planladık.
Neticede biz bu çerçevede sizin daha iyi bileceğiniz gibi ana kanal sayılabilecek Türkiye'deki 7 ana kanalla yine tematik sayılacak 24 tematik televizyon kanalıyla yani toplamda 31 televizyon kanalıyla ve yine Türkiye'de hepimizin bildiği gazetelerle yine ve yine 40 civarında radyoyla ve yine 100 civarında internet portalıyla 30 değişik ilde YouTube'la, Instagram'la, Facebook'ta, Google'la, Adverb'le hepsiyle satın alma işlemleri gerçekleştirdik ve bunları bize teklif sunan firma 600 milyon lira tutacağını söyledi ve neticede süreç 520 milyonla bitti. Biz bu süreçte bakın 520 milyona bitti. Bu kanalların içerisinde dünden beri iftira attıkları için söylüyorum. Tesadüf müdür ki mesela Politikyol diye bir site var. reklam almış bizden Politikyol yani politik yolun sahibi Ali Haydar Fırat'tı. E tesadüf müdür ki bu kanalların içerisinde bizi en sert eleştiren kanallar var. TGRT var, Beyaz TV var, hepsi var.
Çünkü biz bu satın almaları profesyonel bir şekilde yaptık. Hedefleme yaptık.
Emekliler, gençler ve ev kadınları bunları ne zaman etkileyeceğimizi düşündük. Özellikle reklamlara hedef koyduk. Kısa spotları hedefledik.
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi maçında da ya da başka bir UEFA ligi Real Madrid maçında da ya da kadınların çok takip ettiği bir dizide de emekli seçmene, genç seçmene göre reklamlar koyduk ve segmentasyonlar koyduk. Çok doğal olarak bir şey dikkatlerini çekmiş olabilir.
Bizim biz artık bir kostik yapıştırma devrinde yaşamıyoruz. Eski solcular bilir. Yani duvarlara kağıt yapıştıracak bir devirde değiliz. Dijital bir devirdeyiz. Doğal olarak da geçen döneme göre dijital alım bütçesini arttırdık.
Hedeflerimizden birisi buydu. %11'di önceki seçimin bütçesi. %32'ye çıkarttık. Bu alımlar bu sayede hedeflemeli işler yaptık. Örneğin bakın örnek veriyorum. Çatalca'da bir çalışma yaptık. Anket bize geldi. Dedi ki Ekrem İmamoğlu'nun aldığı oyları yereldeki adayınız alamıyor. Ne yapmamız lazım?
Bir dijital anketle Ekrem İmamoğlu deyip Erhan olmayanları bulup Çatalca'da Erhan Adıgüzel'le Ekrem Bey'i eşleştirecek kampanyalar yaptık. Ve aynı şekilde başka bir ilçede CHP'li seçmenin bizden uzaklaştığını görünce o zaman daha çok CHP'li seçmenin takip ettiği televizyonlar, CHP'li televizyonun takip ettiği internet portallarına adayımızın reklamını düşürdük. Bütün bunların hepsini hedeflemeli yaptık ve sonra geldik dedik ki biz bunları sosyal medyadan alma yapıyoruz ama YouTube'da karşımıza bir görüntüleme çıkacak.
Diyeceğiz ki 18 milyon görüntülememiz var. Kreş videomuz 18 milyon görüntülendi.
Peki Türkiye'de mi görüntülendi? Ya da ben Denizli'yi hedeflemişsem Denizli'de mi görüntülendi? Ya da ben Kırıkkale'yi hedeflemişsem orada mı görüntül? Bunu nasıl ölçeceğim? O zaman biz başka bir şey daha yaptık. Bütün bu harcamaların hepsini, bütün bu harcamaların hepsini bir denetim firmasıyla anlaşarak, Google'ın sertifikası olan bir denetim firmasıyla anlaşarak aynı zamanda bu görüntülemelerin ve harcamaların doğruluğunu tespitleyen bir raporu da aldık. Bu rapor toplam 441 sayfa. İsteyene sunabilirim.
Aynı şekilde şöyle bir rapordu elimizdeki. Örneğin TGRT'de örneğin saat 19.33'te 33'te 16 saniyelik bir spotumuz ya da 16 saniyelik bir videomuz görüntülenmiştir. Bunların hepsi dakika, saat, süre olarak elimizde ve sayıştaya sunulmuş durumda. Böyle de 500 küsür sayfalık bir raporumuz daha var. Bunları niye anlatıyorum ben? Bakın biz AKP yaklaşık 30 günlük kampanya yaptı. Biz 45 günlük kampanya yaptık. 6 kampanya yaptık. 600 milyon bütçesini 520 milyonla sonuçlandırdık. Ve şunu söylemek isterim ki bakın bir video görüntülesinde şimdi bulacağım ve söyleyeceğim. Mesela en son yerel seçim kampanyasında sana söz baharlar gelecekti.
Onun en yüksek görüntülemesi 3,5 milyon. Peki bizim kampanyamızın en yüksek görüntülemesi ne? YouTube'da 18 milyon.
Bunu niye söylüyorum? CHP tarihinin en çok görüntüleme almış videoları ilk 10u bizim bu kampanyamızda ve ötekilerin en yükseği 3,5 milyon. Bunu sadece bir gösterge olarak, medya göstergesi olarak söyledim. Sonuç itibariyle bizim bu yaptığımız çalışmanın bir benzerini, bir benzerini önceki dönemde yaptılar, değil mi?
Önceki dönem bakın önceki dönemde benim bu yaptığım seçim dönemi harcamalarından bahsediyorum. Diğerlerine de ayrıca geleceğim. Az önce sordunuz. Seçim dönemi harcamalarını dolar bazına vurursak 19.3 milyon dolar civarında.
Arkadaşlarımız iki firmayla çalışmışlar. Sadece birini söylüyorum. Birini söylüyorum. Bir firmayla yaptıkları çalışmaların o günkü dolar karşılığı 22 milyon dolar. Yani bizden 3 milyon dolar fazla bir firmaya vermişler. Yetmemiş. 7.3 milyon dolar civarında da başka bir firma var. Bütün bunların hepsini bizden daha fazla harcama yapmışlar ve biz sonuç itibariyle performans göstergelerine baktıklarında AKP'den de iyiyiz, onlardan da iyiyiz. Şubat ayında dünyanın bütün ünlü markaların Türkiye'deki göstergelerine bakarsanız eğer biz ilk 10'dayız. Bütün medya alanında ilk 10'a girmişiz. Niye söylüyorum?
Bizden yaklaşık 10 milyon dolar fazla harcama yapmışlar. Biz daha fazla performans sağlamışız. Ama gerçek bir performans daha var. O da seçim sonucu.
Seçimi kazanmışız. Seçim kazanmışız. Bu hedeflemeyle ben bu örneklemeleri anlatabilirim. Gösterileri arttırabilirim.
Hatta geçen dönem yönetimi eleştirebilecek örneklemeler de verebilirim. Ama neticede o onlar kanunsuz harcamalar mı? Hayır değil.
Onlar öyle çalışmayı tercih etmişler.
Biz bunu tercih ettik. Yaptığımız her şeyin harcamasını harcamanın bir sözleşmesi var. Ve şunu söylemek isterim ki gururla bize profesyonel teklif veren bu firmanın sahibini hala ben tanımıyorum. İsmini bilmiyorum ama profesyonellerini tanıyorum. Bize yaptıkları hizmetleri biliyorum. Tek tek belgelendirebiliyorum. Denetim raporları da ortada. Şimdi bu seçim döneminde yapılan harcamalardan sonra arkadaşlarımız yönetim değiştikten sonra ya Allah aşkına Türkiye'de yüz binlerce trol mü var? Böyle bir şey olabilir mi?
Yani her paylaşımınızın altına 10.000 kişi olumsuz yorum yapıyorsa bunu bir trol aile açıklamak mümkün mü? Topluma bu kadar kulağını tıkayarak troller bize küfretler mi? O zaman bu mümkün mü Allah aşkına?
Yani siz bize siz Halk TV'ye 79 milyon, bu bir yıllık bir rakam değil. Bu rakamın içerisinde 2023 24 25 rakamını içeren bir rakam bulmuşlar. Ben matematik olarak baktım.
Peki 2023 yılında kim vardı Kürşat Bey CHP'nin başında? Biz mi vardık?
2023 yılında biz mi vardık? 2023 yılında çalışmışlar, 2022'de çalışmışlar, 2021'de çalışmışlar, daha 2005'te çalışmışlar. Ben özetle bizim politikamızı, kanalınızla ilgili açıklamak isterim. Kanalınız bir rakam çerçevesinde ve yine bir sözleşmeyle, Sayıştay'dan onaylanmış bir sözleşmeyle çalışmaktaydı.
Biz geldiğimizde yeni bir yıl olduğuna göre rakamların güncellenmesi gerekiyordu. Rakamları nasıl güncellediğimizi söyleriz. Bizim, benim sayman olarak kullandığım iki tane yöntem var. Bir, ya devletin açıkladığı yeniden değerleme oranı ya da enflasyon oranı. Kanalınızda olan anlaşma, rakamları, faturaları siz açıklamak gereği duyarsanız, açıklarsanız bu çerçevede güncellenmiştir. Eğer isterlerse tersiyse mevcut yönetim bunu yalanlayabilir. Bu çerçevede kanalınızda olan anlaşmalar güncellenmiştir.
Dolayısıyla artı bir para vermek, kaynak aktarmak diye bir şey yoktur. Tam tersi önceki yönetimin istikrarlı bir şekilde devam eden politikası devam ettirilmiştir.
Yurttaş Medya iddiası var o da bir Youtube kanalı onu da açıklayayım. Partide iktidara gelince partinin dijital alanlardaki eksikliği tamamlanmalıydı. YouTube'da sadece genel başkanın konuşmaları yayınlanırsa doğru değil. Bizim 130 küsur milletvekilimiz var. Bu milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yaptığı konuşmaların yayınlanması gerekir. Değil mi? İşte o yurttaş medya bunu yayınladı ve o Yurttaş Medya'nın şu andaki eğer yayınlarına bakarsanız kendisine trol diyen milletvekilinin onlarca konuşmasını, meclis konuşmasını yayınlamış durumda. Ve yine bugün o 750 milyonla ilgili paylaşım yapan başka milletvekillerinin ve yine bugün kayyumlu hareket eden milletvekillerinin onlarca videosunu, meclis videosunu yayınlamıştı. Peki kaç lira karşılığında? Ya yıllara göre değişecek şekilde aylık 50 lira 60 lira 70 lira alacak şekilde yayınlamışlar. Şunu söylemek isterim. Sadece Anka gibi platformlara yani haber ajansı platformlarından bu görüntüyü aldıklarına göre oraya ödedikleri abonelikleri düşünürseniz zaten burada bir trollük faaliyeti yok. Kaldı ki bu arkadaşlar da paylaşmışlar. Bakın bu kadar şey olamaz.
Yine başka bir internet portalının adını verdiler. Bu internet portalının ne bu seçimdeki seçimden bir kuruş almıştır ne de daha sonra almıştır. Şimdi eğer ben muhatabım olarak ve kendimizi mesleki olarak üstadı olarak kabul ettiğim Sayın Kuşoğlu'nun bu açıklamalarla ilgili açıklama yapacağını umuyorum. Çünkü benzer şeyler daha geçmişte olduğunda ben açıklama yaptım. Eğer arzu ederse de bir eleştirel tutumu, siyasal eleştir tutumu varsa da istediği platformda ve istediği kanalda bir siyasal terbiye içerisinde partiye yakışacak bir siyasal terbi çalışmaları değerlendirebilir.
Ama görüyorum ki açıklama yapan onlar değil. bu işlerden anlamayan, sağdan soldan duyduğu bilgilerle partide ön kapma mücadelesi veren arkadaşlar bu açıklamaları yapıyor. Bu partiye zarar verin. Bakın herkes bir eleştiri yapabilir ama gördüğüm şey çok net. Bizim verilemeyecek hesabımız yok. Ben sadece iki firmadan bahsettim. İstersem geçen dönemde, bakın geçen dönemde benzer ajans faaliyetlerine gelebilecek başka harcamaların olduğunu da gözlemlediğimi söylemek isterim. Sanıyorlar ki biz orayı bıraktık ve hiçbir hafızamız yok. Sanıyorlar ki biz orayı bıraktık ve elimizde hiçbir aç bilgiye hafızamız yok. Ya Allah aşkına bu parti hepimizin partisi. Yaptığımız açıklamaların kamuoyunda bunları yanlış tartıştırmanın atılan iftiraların kişisel kariyer için yapılan bu açıklamaların partiye zarar verdiğini görmüyor musunuz siz? Halk TV eleştirdiğiniz kadar şu diğer kanallara bir eleştiri yapıyor musunuz? Kamu bankalarının verdiği reklamlar konusunda herhangi bir açıklamanız var mı?
TMSF'nin onun bunun verdiği açıklamalar konusunda, reklamlar konusunda herhangi bir açıklamanız var mı? Ya bunları eleştirmeyip dönüp dönüp yok öyle trol yok böyle trol kardeşim CHP'nin hiçbir gazeteciye verdiği para yoktur zaten. Bunu alacak muhalif gazeteci de Türkiye'de yoktur. Bu gazetecilerin hepsi hayatlarıyla bedel ödüyorlar.
mahkeme kapılarında nöbetleşen mahkeme kapılarına gidiyorlar. Bunlara sahip çıkmak varken siz şimdi durup durup sarı zarflar sarı zarflar deyip önce onu kovduk diyorsunuz. Sonra yine en yakınınızdaki başka birisi yine gazetecileri suçlayan platforma giriyor.
Bu kabul edilebilir bir şey değildir.
Yaptığımız harcamaların tamamı sözleşmeyle yapılmış sözleşmesi olan harcamalardır ve aynısı daha önceki dönemde yapılmıştır. Tekrar ediyorum bizden fazla yapılmıştır. Ve üstelik bakın bizim dönemimizde miting harcaması daha fazladır. Daha fazla miting yaptık ama onların miting bütçeleri kadar miting bütçemiz yok. Sadece seçim zamanında 200 milyondan fazla bir firmaya miting için harcanmış para var.
Ya biz susuyorsak bilin ki partiyi koruyoruz. Onlar onu tercih etmişler. Biz de bunları tercih ettik ve hepsinin sözleşmesi var. Ve burada bahsettiğim raporların tamamı dakika dakika saniye saniye santimetre santimetre sayıştaya raporları sunuldu. Arkadaşlar bir sussunlar ve milleti dinlesinler. O zaman gerçekleri anlayacaklar ya.
Halk TV'ye şahıs olarak burada çalışan gazetecilere ya da artık tırnak içinde diyeyim, muhalif medyada çalışan insanlara hakaret, iftira artık ne derseniz? Amaç ne burada? Yani neyi yıpratmak istiyorlar mesela? Niye Halk TV'ye atıyorlar bu iftiraları? Ya da niye Tele1'e gazetecilere atıyorlar? Ne yapmak istiyorlar? Yani burayı yıpratıp
Halk TV ya da başka bahsettikleri platformu kriminalize ederek muhalefet yapamaz hale getirmek istiyorlar. Aynen Cumhuriyet Halk Partisi gibi. Aynen Cumhuriyet Halk Partisi'ni nasıl muhalefet edemez hale getirmek istiyorlarsa bugün yine muhalefet eden kim varsa muhalif gazeteci ya da muhalif TV kanalı ya da muhalif internet portalı hepsini aynı şeyi yapmak istiyorlar.
Özetle bir şey söyleyeceğim. Bakın biz geldiğimizde seçim harcamaları yapılmıştı. Ondan bahsettim ama aynı zamanda televizyonlarla olan sözleşmelerin olduğunu da sayın önceki dönem genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı zaten o kendisi çıktığı yayında söyledi.
Biz de yaptık bunları.
Bizim zaman Peki şimdi ben onların zamanındaki sözleşmelerle şu andaki toplam ödenen rakamlar arasındaki de yine enflasyona göre güncellenmiş rakamlardır. Ama ben bir şeyi sormak istiyorum ve açıklamalarını bekliyorum.
Biz göreve geldiğimizde Türkiye'de doğru dürüst takip edilmeyen bir kanala sizin bildiğiniz kanalları dışında, sizin bildiğiniz kanal sizin kanalınız dışında Tele1'den bahsediyorlar onun dışında KRT'den bahsediyorlar onun dışında Flash TV bahsediyor onun dışında bir kanala bir yılda bakın rakamı açıklıyorum 2023 yılı rakamından bahsediyorum üstelik bir yılda değil çünkü Kasım ayında biz iktidara geldik.
10 ayda belki de önceki süresi 12 milyon lira parayı neden aktardınız?
Bir televizyon kanalına 12 milyon lira parayı neden aktardınız?
Çok bilinen bir kanal değil. Bunu niye söylüyorum? Demek ki bir tercihte bulundunuz. Mesela ben araştırdığımda bana denildi ki bu kanallar benim az önce ismi verdiğim kanallara RTÜK bir şey yapabilir, devlet bir şey yapabilir.
Biz bunu hazırlık olarak yaptık dediler.
Şimdi şunu söylemek isterim ki aynı yıl içerisinde sizin aldığınız, sizin kanalınıza aldığı para o kanal kadar yok.
Yani dolayısıyla arkadaşlar birisinin camına taş atarken ve cam kendi kendi evlerinin camdan olduğunu görecekler.
Biz partiyi koruma noktasındayız. Hiçbir arkadaşımızı kanunsuzlukla itham etmeyiz. Olmadık işlerle itham etmeyiz. Muhalifleri böyle saçma sapan trol cenderesini alıp hareket edemez hale getirmek partinin iletişim stratejisi olamaz. Böyle bir iletişim stratejisi kabul edilemez.
Üstelik bak ben bu hesapların hepsini büyük bir açıklıkla veriyorum.
Televizyonların tamamının listesini tek tek yayınlayabilirim. Hangi kanala, hangi televizyona tek kaç kuruş vermişiz hepsini söyleyebilirim. Ama şimdi karşımızda bunun önceki dönem hesabı hiç verilmiş mi?
Aslına bakarsanız parti kültürü böyle bir şey değil. parti Sayıştay'a hesap verir. Bunu herkes biliyor. Buna rağmen neden bu zorlama yapılıyor? Çünkü kendi açmazlarını, kendi butlanla gelmiş kültürlerini bu şekilde arkadaşlar örtbas etmek istiyorlar. O zaman ben şimdi bütün bu hesapları bu açıklıkla veriyorken başka bir soruyu da gündeme taşımak isterim. Sadece seçim kampanyası biz yapmadık. Siz de yaptınız. bir genel seçim kampanyası yaptık ki ben ondan bahsediyorum şu anda. Bir de cumhurbaşkanlığı kampanyası yaptık. Bu kampanyaya mali olarak hesaplar verildi, paralar toplandı. Kürşat Bey şu ana kadar bu kampanyayla ilgili daha önceki Cumhurbaşkanı adayı hatırlarsanız suçlanmıştı Muharrem Bey. Herhangi bir açıklama yapıldı mı kamuoyuna?
Kaç para toplandı? Nereye harcandı?
Yapıldı mı?
Duydunuz mu böyle bir şey? Oradaki stüdyodaki herkese soruyorum. Duydunuz mu?
ben MYK'daki arkadaşlarıma sorduğumda da bana bilmiyoruz dediler. Bugün bu haberler, haberler yayılınca duymuyoruz dediler. Ama biliyorum ki böyle bir hesap var. Böyle bir hesabın numarasını da biliyoruz biz. Döviz cinsinde de var, euro cinsinde de var. Peki ne yapıldı bu paralar?
Mavi Karadeniz diye bir platforma verilmiş para var. 12 milyon lira para verilmiş. Yani bakın bu açık. Bunu reddederlerse İcmaller, mizanlar elimde. Bunun hepsi var. Ben şimdi bunun kanuni olmadığını söyleyemem. Bu kanunidir. Neticede bir sözleşme yapmışlar. Bir hizmet alımı yapmak istemişler ve bunu da böyle bedellemişler. Ama kendileri bir tercihte bulunup seçim kaybetmişler. Biz bir tercihte bulunup seçim kazanmışız. Bizim dönemimizde trol yoktu diyor.
Şimdi neticeye gelelim. Sosyal medya harcaması. Bakar ve bulurlar. Bu platform açık. Siz de biliyorsunuz. Şimdi ben bakın bir şey söyleyeceğim size. Az önce dedim ki %11'den ve 32'ye çıkarttık. Biz hala konvensiyonel yöntemleri kullansaydık, hala billboard yaparak daha fazla parayı billboarda harcasaydık seçimi başarabilir miydik? Yoksa bakın Gazpaşa'da yaptığım bir şeyi söyleyeyim size. Üç anket üstü bizim adayımız yükseliyordu. Üç anket üstü AKP'nin adayı düşüyordu ve yine isim açıklıyorum. Zafer Partisi'nin adayı da yükseliyordu. Biz ne yapmak zorundaydık Gaziosmanpaşa'da? Orayı zoomlayıp biz orada oradaki hassasiyetin bir göçmen karşıtı politika olduğunu anlayıp ona göre dijital reklam yapmalıydık."