DUYGU GÖKSU / DENİZLİ
Denizli’de 1981 yılında faaliyetlerine başlayan Er-Bakır, başta kablo, otomotiv, savunma sanayisi, raylı sistemler, havacılık ve uzay teknolojileri olmak üzere pek çok sektöre, yüksek katma değerli elektrolitik bakır tel ve bakır alaşımları üretiyor. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan 45 yıllık şirket, ham bakırı yüksek teknolojiyle işleyerek küresel standartlarda hammadde ve yarı mamul sağlıyor ve üretiminin büyük bir kısmını dünya pazarlarına ihraç ediyor. Erbakır Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedat Erikoğlu, küresel emtia piyasalarındaki sert dalgalanmaları yüzde 90 gibi yüksek bir hedging oranıyla göğüslediklerini belirterek, şirketin küresel ölçekteki yeni hedeflerini paylaştı.
Er-Bakır’ın, faaliyetlerine 1937 yılında başladığını dile getiren Erikoğlu, “Denizli sanayisinin duayenlerinden babam Ahmet Nuri Erikoğlu, 1937 yılında bakır işine kazan, çömlek, çanakla başlamış, sonrasında büyük dayım Mehmet Bey ile birlikte ilk elektrolitik bakır tesisini yıllık bin ton kapasiteyle kurmuşlar. Sonradan bakır tel ve kablo üretimine geçerek, 1967 yılında Denizli'de ilk bakır tel ve kablo üretimine başlamışlar. 1976 yılında Türkiye'nin ilk beş büyük kablo fabrikası konumuna gelmişler, bakır ihtiyacı çoğalınca, tedarikçilerde yaşanan sıkıntılar nedeniyle 'kendi bakırımızı kendimiz üretelim' diyerek 1981 yılında Erbakır'ı kurmuşlar” ifadelerini kullandı.
İlk ihracat 1985’te Irak ve İran’a
Şirketin 1986 yılında devreye aldığı tel çekme hattı ve rafinasyon bölümü ile de üretim kabiliyetlerini hızla geliştirdiklerini söyleyen Erikoğlu, “Global çapta bakır sektörüne ilk adımımızı 1985 yılında Irak ve İran’a gerçekleştirdiğimiz 10 milyon dolarlık akreditifli ilk ihracatımızla attık. Başlarda teknolojisi düşük ürünleri Orta Doğu ve Kuzey Afrika'ya satıyorduk. 1987 yılında daha yüksek katma değerli ürünler için makineler almaya başladık ve 1990'lı yıllarda Avrupa'ya açıldık. Bugün de dünyanın dört bir yanına ürünlerimizi ulaştırmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
ABD’de üretim tesisi kurdu
İlk yurt dışı üretim tesisi yatırımlarını ABD’de CN Wire şirketi ile yaptııklarını söyleyen Erikoğlu, “2014 yılında 60 milyon dolarlık yatırımlarla kurduğumuz, 24 bin tonluk üretim kapasitesine sahip ve 250 çalışanı olan bu bakır tel üretim tesisimiz, tarihe Türkiye’nin ABD’ye yapmış olduğu en büyük Türk sermayeli yatırımı olarak geçti. Otomotiv, medikal, uzay ve havacılık gibi hassas endüstrilere ürün veren bu Amerika'daki tesisimizle birlikte ihracat rakamımız 1 milyar doları, iç pazarla beraber ise 1,9 milyar doları buluyor. ISO 500 ve Anadolu 500 listelerinde ön sıralardayız" bilgilerini verdi.
Er-Bakır’ın ürünlerinin NASA'da kullanıldığını dile getiren Erikoğlu, “En son uzay mekiğinde de kullanıldı. Kablo sektöründeki müşterimizin yaptığı kablo NASA'ya gidiyor, içindeki bakır bize ait. Yıllık yaklaşık 800 milyon dolar ihracatımız var” dedi.
Uluslararası standartlarda üretim
Uluslararası standartlarda üretim yapabilmek amacıyla kurumsallaşma anlamında ilk adımı 1996 yılında TSE 9002 belgesini alarak attıklarını dile getiren Erikoğlu, “Ardından son teknolojiyle donatılmış sürekli döküm tesisimizi faaliyete geçirdik. Hizmet verdiğimiz sektörleri genişletme hedeflerimiz doğrultusunda 1999 yılında QS 9000 belgemizi aldık ve otomotiv sektörü için üretime başladık. KalDer'in yönetim sistemleri bize öncülük yaptı. Kalite yatırımlarımızı sürdürerek KALDER İzmir Şubesi tarafından değerlendirilen büyük işletmeler kategorisinde 'Kalite Büyük Ödülü'nü kazandık. Hatta bu başarıyı 2018 ve 2020'de 'Yılın Başarılı Ekibi' seçilerek taçlandırdık” dedi.
Ar-Ge gücü ile özel alaşım geliştirdi
Küresel emtia piyasalarındaki sert dalgalanmaları yüzde 90 hedging oranıyla göğüslediklerini söyleyen Erikoğlu, “ABD’deki üretim tesisleri ve iç pazar operasyonları dahil olmak üzere yıllık toplam ticaret volümümüz 1,9 milyar dolar seviyesine ulaştı” dedi.
Erbakır’ın yüksek teknoloji odaklı üretim kabiliyetinin altını çizen Erikoğlu, Pamukkale Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttükleri 5 yıllık yoğun bir Ar-Ge projesinin meyvelerini topladıklarını belirterek, havacılık, uzay sanayisi yüksek hızlı tren hatlarında hayati fonksiyon üstlenen magnezyum-gümüş alaşımlı kataner sistemini Türkiye’de üreten ilk şirket unvanını aldıklarını söyledi. Bu teknolojiyle dünyada ilk arasına girdiklerini dile getiren Erikoğlu, “Dünyada bu özel alaşımlı teknolojiyi sunabilen sadece 4-5 firmadan biriyiz. Sivas yüksek hızlı tren hattının ardından, en son Gaziantep hattının da kataner ihalesini kazanarak portföyümüze ekledik. Yerli mühendislikle katma değerli üretim yapmaya devam edeceğiz” dedi.
“Bakırda katma değeri düşük ihracata dikkat”
Yapay zeka veri merkezleri, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji devrimiyle küresel bakır talebinin 2040’ta 40 milyon tona fırlamasının beklendiğini söyleyen Er-Bakır Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedat Erikoğlu, Türkiye’nin yıllık 500 bin tonluk bakır ihtiyacına dikkat çekerek, izabe tesisi yatırımlarının önemini vurguladı.
Türkiye’de çıkarılan zengin konsantre bakır madenlerinin katma değer potansiyeline dikkat çeken Erikoğlu, “Türkiye’deki konsantre bakır madenleri, milyar dolarlık yüksek bütçeli izabe tesislerimizin yetersizliği nedeniyle ham ve katma değeri oldukça düşük şekilde ihraç ediliyor. Bu zenginliğin ve yüksek katma değerin içeride kalması, cari açığın azaltılması için acil olarak yerli işleme tesisi hamlelerine ihtiyacımız var” değerlendirmelerinde bulundu.