Ana içeriğe geç

İran’ın milyar dolarlık gizli ağı! Hepsi buhar oldu ama izleri kaybolmadı… Para zincirinde karanlık nokta

İran’ın kripto ağında dönen milyarlarca dolarlık hareketler, geçen yıl kripto para sektörünü hedef alan saldırının aslında çok daha büyük bir finansal zincirin parçası olabileceği şüphesini güçlendirdi. Yapılan araştırmalara göre iz sürüldükçe İran’a uzanan karmaşık bir para trafiği ortaya çıktı. Milyarlarca dolarlık akışın hangi kapılardan girip nerede izini kaybettiği ise şaşırtıcı… Peki bu tablo gerçekten kontrolsüz bir hacker izinden mi ibaret, yoksa çok daha büyük bir ağın parçası mı? Yakından bakalım…

İran’ın milyar dolarlık gizli ağı! Hepsi buhar oldu ama izleri kaybolmadı… Para zincirinde karanlık nokta
Hürriyet
16

Kripto para sektörünün bugüne kadar karşı karşıya kaldığı en büyük siber saldırılardan biri olarak değerlendirilen Bybit hack olayı, sadece dijital varlık hırsızlıklarından biri olmakla kalmadı, aynı zamanda uluslararası yaptırımların kripto para ekosistemi üzerinden nasıl aşılabildiğine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi.
Bybit hack olayında ne olmuştu? Şubat 2025’te dünyanın önde gelen kripto para borsalarından Bybit, yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde Ethereum (ETH) ve çeşitli dijital varlıkların çalındığı büyük çaplı bir siber saldırıya uğradı. Blockchain analiz şirketleri ile ABD’li güvenlik yetkilileri, saldırının arkasında Kuzey Kore devlet destekli hacker grubu Lazarus Group’un bulunduğunu değerlendirdi.
Saldırganların ele geçirdiği dijital varlıklar, izlerini kaybettirmek amacıyla yüzlerce farklı cüzdana bölündü; farklı blok zincirleri arasında taşındı ve çok sayıda köprüleme hizmeti kullanılarak karmaşık bir transfer ağı oluşturuldu. Tam da bu noktada yürütülen blockchain incelemeleri dikkat çekici yeni bulgular ortaya çıkardı, özellikle de İran ile ilgili.

Wall Street Journal’da yer alan habere göre kripto para araştırmacılarının yaptığı incelemelerde, İran Merkez Bankası’nın kontrolünde olduğu değerlendirilen iki dijital cüzdana ulaşan şüpheli para hareketleri tespit edildi. Yapılan geriye dönük blockchain analizlerinde söz konusu fonların, Kuzey Kore bağlantılı olduğu öne sürülen bilgisayar korsanlarının Bybit kripto para borsasından çaldığı yaklaşık 1,5 milyar dolarlık dijital varlıklarla bağlantılı olduğu belirlendi.
Haberde uzmanların analizine göre çalınan fonlar, İran bağlantılı cüzdanlara ulaştıktan sonra izlerini kaybettirmek amacıyla çok sayıda farklı blok zinciri, merkeziyetsiz finans (DeFi) protokolü ve köprüleme hizmeti üzerinden parçalanarak aktarıldı. Karmaşık transfer zincirinin sonunda fonların önemli bir bölümünün İran’ın en büyük kripto para borsası olan Nobitex’e, buradan da uluslararası faaliyet gösteren CoinEx’e ulaştığı tespit edildi.

3,84 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KRİPTO PARA TRANSFERİ

Yine aynı haberde Blockchain istihbarat şirketi TRM Labs tarafından hazırlanan analiz, CoinEx’in son yıllarda İran’ın uluslararası kripto para ekosistemine açılan en önemli kapılarından biri haline geldiğini ortaya koydu. Şirket verilerine göre 2019 yılından bu yana İran ile bağlantısı tespit edilen dijital cüzdanlar CoinEx üzerinden toplam 3,84 milyar doların üzerinde kripto para transferi gerçekleştirdi.

Analizde, CoinEx’in barındırdığı bazı cüzdanların yalnızca İran Merkez Bankası’na ait olduğu değerlendirilen hesaplardan gelen fonları almakla kalmadığı, aynı zamanda ABD makamlarının daha sonra İran Devrim Muhafızları ile ilişkilendirdiği hesaplarla da doğrudan işlem gerçekleştirdiği öne sürüldü.

Konuyu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa’ya danıştığımda, “İran açısından kripto paraları, yalnızca finansal bir araç olarak değil, yaptırım baskısına karşı geliştirilen daha geniş direnç stratejisinin bir parçası olarak görmek gerekir. İran uzun yıllardır bankacılık sistemi, petrol gelirleri, dış ticaret ve döviz transferleri üzerinden çok ağır bir yaptırım rejimiyle karşı karşıya. Bu nedenle Tahran, klasik finans kanalları daraldığında alternatif yöntemler geliştirmeyi bir devlet refleksi haline getirdi” dedi ve şöyle devam etti:

“Kripto para da bu noktada İran’a sınırlı ama önemli bir manevra alanı sunuyor. Bu alan İran ekonomisini kurtaracak ölçekte değil fakat dışarıyla temas kurma, bazı ödemeleri kolaylaştırma, döviz hareketliliği sağlama ve yaptırımların etkisini kısmen yumuşatma bakımından işlevsel görülüyor. Dolayısıyla İran için kripto para tek başına strateji değil, yaptırımlarla yaşama ve yaptırımları aşındırma stratejisinin yeni araçlarından biri. Bu da bize İran’ın baskı altında tamamen pasifleşmediğini, aksine her yeni kısıtlamaya karşı yeni kanallar üretmeye çalıştığını gösteriyor.”

‘KARŞIMIZDA DAHA BÜYÜK BİR TABLO VAR’
“Bu iddialar doğruysa, karşımızda yalnızca bazı kişi veya şirketlerin yaptırımları delme çabasından daha büyük bir tablo var demektir” diyen Oral Toğa, “Bu tablo, İran’ın yaptırımlar karşısında devlet, yarı devlet, özel sektör ve gölge finans ağlarını birlikte kullanan daha esnek bir ekonomik direnç mimarisi kurduğunu gösterir” dedi. Uzman isim şu yorumda bulundu:

-- İran ekonomisi uzun süredir resmî kanalların yanında gayriresmî ve yarı resmî kanallarla ayakta tutuluyor. Kripto para ağları da bu yapıya yeni bir katman ekliyor. Buradaki asıl anlam şu: ABD yaptırımları İran’ın mali hareket alanını daraltıyor fakat İran da bu daralmayı tamamen kabullenmek yerine sistemin açık noktalarını kullanmaya çalışıyor. Bu durum İran’a kısa vadede nefes aldırabilir.
-- Ancak aynı zamanda ülkeyi yeni risklerle de karşı karşıya bırakır. Çünkü bu tür mekanizmalar ortaya çıktıkça ABD’nin yaptırım gerekçeleri genişler, İran finans sistemi daha fazla hedef haline gelir ve Tahran üzerindeki uluslararası baskı artar. Yani bu tablo İran’ın yaptırımlara uyum sağlama becerisini gösterdiği kadar, yaptırım savaşının daha karmaşık ve daha sert bir aşamaya geçtiğini de gösteriyor.

‘ABD’NİN BU ADIMLARI İRAN’IN KRİPTO PARA EKOSİSTEMİNİ TAMAMEN ORTADAN KALDIRMAZ’

ABD’nin bu konuda attığı sert adımların İran’ın kripto para ekosistemini tamamen ortadan kaldırmayacağını söyleyen Oral Toğa, “Fakat İran’ın hareket alanını daraltır, işlemlerin maliyetini artırır ve bu alanda faaliyet gösteren aktörler için daha yüksek bir siyasi risk üretir. Washington’un amacı çoğu zaman sistemi tamamen bitirmekten çok, İran’ın her kanalı rahat biçimde kullanmasını engellemek ve onu daha pahalı, daha parçalı ve daha riskli yöntemlere zorlamak” dedi.

“Bu açıdan yaptırımlar etkisiz değil. Özellikle büyük ve görünür platformlar hedef alındığında İran’ın uluslararası finansal bağlantıları zorlaşır” diyen uzman isim, “Ancak İran’ın uzun yaptırım tecrübesi dikkate alındığında, Tahran’ın alternatif platformlar, aracı yapılar, bölgesel ağlar ve yeni yöntemlerle bu baskıya uyum sağlamaya çalışması beklenir. Bu nedenle meseleyi siyah beyaz okumamak gerekir. ABD İran’ın bu alandaki kapasitesini sınırlayabilir ama tamamen durdurması zor. İran ise bu baskıyı aşmaya çalışır fakat bunu her seferinde daha yüksek maliyetle ve daha dar bir hareket alanı içinde yapmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler