Ana içeriğe geç

Fon yöneticileri haziran için temkinli

Fon yöneticileri haziran için temkinli
Ekonomim.com
16

Haziran ayına oldukça karmaşık bir gündemle giriyoruz. Bir tarafta ABD–İran hattında ateşkes görüşmeleri sürerken, diğer tarafta İsrail–Lübnan ve İsrail–İran hattında zaman zaman yükselen tansiyon piyasaların yön bulmasını zorlaştırıyor. Petrol fiyatlarının 100 dolar civarında seyretmesi yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel enflasyon beklentilerini de etkiliyor. Bu durum merkez bankalarının faiz indirim planlarını öteleme riskini beraberinde getiriyor.

Geçtiğimiz hafta açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisi de bu tabloyu destekledi. İstihdam artışı beklentilerin üzerinde gerçekleşirken işsizlik oranı yatay kaldı. Veri sonrasında Fed'in faiz indirimine gitme ihtimali bir miktar zayıflarken, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği hatta yeni bir faiz artırımının yeniden gündeme gelebileceği beklentileri güç kazandı.

Teknoloji ve yapay zekâda yeni sınamalarla karşılaşabiliriz

Makro taraftaki bu belirsizliklere rağmen teknoloji ve yapay zekâ teması son iki ayda güçlü performans göstermeyi sürdürdü. Ancak Haziran ayında bu alanda da bazı sınamalarla karşılaşabiliriz. SpaceX'in tarihin en büyük halka arzlarından birine hazırlanması ve bazı teknoloji şirketlerinde beklentilerin altında kalan bilançolar, son dönemdeki yükseliş ivmesini yavaşlatabilir.

Yurt içinde ise siyasi gelişmeler ve enflasyon görünümü risk iştahını baskılayan ana başlıklar olmaya devam ediyor. Böyle dönemlerde yatırımcıların karşısına çıkan temel soru değişmiyor: Birikimleri korurken fırsatlardan nasıl faydalanacağız?

Bu sorunun tek bir cevabı yok. Ancak portföy yönetim şirketlerinin oluşturduğu model portföyler, profesyonellerin mevcut riskleri nasıl okuduğuna dair önemli ipuçları veriyor.

Haziran ayı dağılımlarına baktığımızda dikkat çeken ilk nokta, profesyonellerin agresif risk almaktan kaçınması. Para piyasası fonları geçen aya göre azaltılsa da hemen hemen tüm portföylerde en büyük ağırlığı koruyor. Altın pozisyonları korunmaya devam ediyor. Borçlanma araçları tarafında ise özellikle uzun vadeli tahvil riskinden kaçınıldığı görülüyor. Hisse senedi tarafında ise tamamen çıkış yerine seçici bir artış tercih edilmiş durumda.

İş Portföy'ün orta riskli dağılımında özel sektör borçlanma araçları fonlarının ağırlığı %5 azaltılmış ve bu pay hisse senedi fonlarına dağıtılmış durumda. Portföyün yaklaşık %40'ı bu tarafta konumlanırken, hisse senedi ve temkinli değişken fonlar toplamda %35 seviyesinde bulunuyor. Altın ise %15 ağırlıkla korunuyor. Yabancı hissedeki ağırlık ise %10 olarak Mayıs ayıyla aynı değerlendirilmiş. Bu dağılım yüksek faiz ortamının devam edeceği beklentisini yansıtırken, hisse piyasalarındaki fırsatların da tamamen göz ardı edilmediğini gösteriyor. Ancak son dönemde bazı şirketlerin borçlanma araçlarında yaşanan temerrüt haberleri nedeniyle özel sektör tahvili içeren fonlarda seçici olmak gerektiğini düşünüyorum.

Yapı Kredi Portföy tarafında daha dengeli bir görünüm öne çıkıyor. Para piyasası fonları %40 ile en yüksek ağırlığı oluştururken altın pozisyonu %25 seviyesinde korunuyor. Yabancı hisse fonlarının ağırlığı %10’dan %15’e artırılırken emtia tarafında da %5’lik pozisyon devam ediyor. Hissede ise %15’lik pay devam ediyor. Bu dağılım, yüksek faiz getirisi ile küresel piyasalardaki fırsatlar arasında denge kurmaya çalışan bir yaklaşımın sonucu.

Oyak Portföy ise diğer kurumlara göre biraz daha fazla risk alıyor. Para piyasası fonlarının ağırlığı %40’tan %30’a azaltılırken hisse senedi ve değişken fon tarafı güçlendirilmiş durumda. Altın ve kıymetli madenlerde yaklaşık %10'luk ağırlık korunuyor. Bu yapı, yükseliş senaryosuna katılmayı hedeflerken olası dalgalanmalara karşı koruma sağlamayı amaçlıyor.Bu dağılımda yabancı hisse yerine yerli hisse senedi ve değişken fonlar tercih ediliyor.

Profesyoneller yüksek faizden vazgeçmiyor, altını tamamen bırakmıyor

Yeni ay için genel eğilime ek olarak ben de özellikle iki fon grubuna dikkat çekmek istiyorum. Birincisi hisse ağırlıklı değişken fonlar. Bu fonlar yükseliş dönemlerinde hisse piyasalarından faydalanırken, gerektiğinde hisse oranlarını azaltarak riski yönetebiliyor. İkincisi ise arbitraj fonları. Özellikle volatilitenin arttığı dönemlerde mevduat üzeri getiri üretme potansiyelleri nedeniyle dikkat çekiyorlar.

Haziran ayı dağılımlarının verdiği ortak mesaj aslında oldukça net. Profesyoneller yüksek faizden vazgeçmiyor, altını tamamen bırakmıyor, ancak hisse ve teknoloji tarafındaki fırsatları da göz ardı etmiyor. Belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde tek bir senaryoya yatırım yapmak yerine, farklı ihtimallere hazırlıklı bir portföy oluşturmak daha doğru bir yaklaşım gibi görünüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler