JPMorgan'ın Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (CEEMEA) bölgesine ilişkin 2026 yıl ortası değerlendirmesinde, son yıllarda kredi piyasalarını destekleyen olumlu ekonomik koşulların gücünü kaybetmeye başladığına dikkat çekildi. Raporda, bölgedeki siyasi gelişmeler, İran bağlantılı jeopolitik riskler ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların yatırım görünümünü değiştirdiği belirtildi.
TÜRKİYE İÇİN TAVSİYELER AŞAĞI ÇEKİLDİ
JPMorgan stratejistleri, mevcut ekonomik koşullarda bozulmanın devam edebileceğini öngörerek Türkiye'deki yüksek getirili şirket tahvillerine ilişkin değerlendirmelerini daha nötr bir seviyeye taşıdı. Özellikle yüksek risk grubundaki şirket tahvilleri ile bankaların sermaye benzeri borçlanma araçlarına yönelik tavsiyelerde aşağı yönlü güncelleme yapıldığı ifade edildi.
JPMorgan: Merkez Bankası faizi yüzde 40'a çıkarabilir
YATIRIMCILARIN ROTASI DEĞİŞİYOR
Banka, Türkiye'deki yüksek getirili tahviller yerine Dubai merkezli bazı gayrimenkul şirketlerinin borçlanma araçlarını öne çıkardı. Bunun yanında Ukrayna ve Afrika kaynaklı şirket tahvilleri de alternatif yatırım fırsatları arasında gösterildi.
Raporda ayrıca, Orta Doğu'da değişen jeopolitik dengeler nedeniyle Suudi Arabistan'daki yatırım yapılabilir seviyedeki şirket tahvillerinin, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki benzer varlıklara kıyasla daha cazip hale geldiği değerlendirmesine yer verildi.
AFRİKA VE ORTA ASYA ÖNE ÇIKIYOR
JPMorgan, yılın geri kalanında Özbekistan ve Kazakistan gibi ülkelerde faaliyet gösteren bazı banka ve şirketlerin tahvillerinin güçlü ekonomik görünüm sayesinde yatırımcıların ilgisini çekebileceğini belirtti. Orta ve Doğu Avrupa'daki bazı enerji şirketleri ile bankaların tahvilleri de dikkat çeken yatırım araçları arasında sıralandı.
JPMorgan'dan savaş uyarısı: Enflasyonu kalıcılaştırabilir
Raporda, Ukraynalı şirket tahvillerinin risk-getiri dengesi açısından öne çıktığı ifade edilirken, Afrika piyasalarının ise daha yüksek getiri potansiyeli sunduğu vurgulandı. Özellikle petrol ve petrokimya sektöründeki şirketlerin önümüzdeki dönemde yatırımcılar açısından fırsat yaratabileceği değerlendirmesi yapıldı. Döviz kurlarındaki görece istikrarın sürmesi halinde telekomünikasyon sektörünün de yatırımcıların radarında kalabileceği belirtildi.