“Zamanın zekâtı”
Sözü söze ulamadık. Teselli yumağının düğümlerini beyhude çözmeye uğraşmadık. Dışarda yağmur yağıyordu. Ben yürümekten bitkin, o günlerdir devam eden taziye ziyaretlerinden yorgun… Birbirimizi kapının eşiğinde, yorgunluğun deminde bulduk. Öyle ansızın karşılaşınca haftalar sonra açık denizde kara parçası görmüş denizci misali, bu rastlantıyı nimet bilip şükrünü eda etmek üzere karşı karşıya oturup öylece sustuk... Bazen insanın dışı susarken içi konuşur. Öyle bir konuşur ki muhatabınızın bu iç sesleri,
Yeni Şafak