Ana içeriğe geç

Aslı Baş davasında mahkemeden karar: Silinen mesajlar incelenecek

Muğla'da 2010'da şüpheli şekilde hayatını kaybeden manken Aslı Baş'ın ölümüne ilişkin yeniden görülen davada mahkeme, olay gecesi cep telefonundan silinen mesajların geri getirilip getirilemeyeceğinin araştırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Aslı Baş davasında mahkemeden karar: Silinen mesajlar incelenecek
Evrensel
16

Muğla'da 2010 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden manken Aslı Baş'ın ölümüne ilişkin, sanıkların beraat kararının ardından yeniden görülen davada ikinci duruşma yapıldı. Mahkeme heyeti, olayla bağlantılı cep telefonundan silinen mesajların geri getirilebilmesine yönelik çalışma yapılıp yapılmadığının araştırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Şüpheli şekilde hayatını kaybeden manken Aslı Baş'ın ölümüne ilişkin yeniden görülen davanın ikinci duruşması, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. ANKA'da yer alan habere göre duruşmaya, tutuksuz sanıklardan Hakan Sadi Bayer ile Aslı Baş'ın babası Mehmet Baş ve taraf avukatları katıldı.

Mahkeme heyeti, duruşmaya katılmayan sanık Ahmet Derya Bayer'in mazeretini kabul etti. Mahkeme, Ulusal Kriminal Büroya yazı yazılarak söz konusu cep telefonunun marka ve modelinin belirtilmesi, SIM kart ve telefondan silinen mesajların geri getirilmesine yönelik bir rapor hazırlanıp hazırlanmadığının sorulmasına karar verdi. Kurumdan olumlu yanıt gelmesi halinde duruşma günü beklenmeksizin bilirkişi raporu alınacağı belirtildi. Duruşma 27 Ekim'e ertelendi.

"Bütün mesajlar var, son mesaj yok"

Duruşma sonrası açıklama yapan Aslı Baş'ın aile avukatı İbrahim Ataş, cep telefonlarında silinen mesajların geri getirilebileceğini söyledi. Buna benzer dijital yargılamaların olduğunu aktaran Ataş, şunları söyledi:

"Yargıtay dedi ki ‘Aslı Baş’ın ölmeden önce attığı mesaj HTS kayıtlarında gözüküyor. Ancak ne hikmetse bütün mesajlar duruyor, son mesaj durmuyor, silinmiş ve bu telefon cinayetin işlendiği mahallede.’ Bu mesajın geri döndürülmesini istiyoruz. Mevcut teknolojimiz cep telefonundaki kayıtların geri dönülmesine elverişli bir teknolojidir. Bunu, benzer dijital yargılamaların olduğu yargılamalarda da gördük. Ancak ne hikmetse, bu dosyada yine bilirkişiler ya bunu görmemezlikten geliyor ya anlamamazlıktan geliyor. Vermiş oldukları raporda hiç mesajın geri döndürüp döndürülemeyeceğine ilişkin olarak bir açıklama yapmıyor. Biz bunu anlamıyoruz. İki bilirkişiye gitti. İki bilirkişi de bu konuya hiç değinmedi. Mahkemenin göndermiş olduğu müzekkerede bunun ortaya çıkartılmasına ilişkin açık ifadeler yazılmasına rağmen, ne hikmetse anlamadığımız nedenlerden ötürü bilirkişiden gelen raporda bu hususun hiç açıklanmadığı, değinilmediği açık."

Resmi bilirkişilerin bu konuda dosya içerisinde bir açıklama, bir cevap, bir beyanda bulunmadığını dile getiren Ataş, "Söz konusu olan mesaj kaydının alıcısı cinayet zanlısı. Eğer bu mesaj kaydı basit bir mesaj, öylesine bir mesaj olmuş olsaydı silinmesi bir yana, karşı tarafa gitmiştir bu mesaj, bir örneği onda var. Biz bunu yargılamanın başından beri dile getiriyoruz. O zaman karşı taraf cep telefonunu sunardı, 'Bakın o mesaj bu mesaj, bu mesaj içerisinde de bir şey yok' derdi" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya destek için katılan Avukat Evrim İnan ise Aslı Baş'ın ölümünün, Türkiye'de şüpheli kadın ölümleri ve kadın cinayeti konusunda bilinen en bariz örneklerden biri olduğunu belirterek, "15 yılı aşkın bir süredir yargılamanın tamamlanmamış olması aslında yargılama mekanizmasının eksikliğini de çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Rojin Kabaiş cinayeti, Gülistan Doku cinayetinde olduğu gibi Aslı Baş cinayetinde de aslında arka planda başka bir mekanizmanın olduğu çok açık bir şekilde ortada" diye konuştu.

"Adil bir yargılama istiyoruz"

Aslı Baş'ın babası Mehmet Baş ise şunları söyledi:

"12 sene süren bir mahkeme sürecinde delillerin, eksiklerin bulunmayışı, iki senelik bir Yargıtay süresinde ortaya çıkarılıyor. 12 senede çıkarılamayan eksiklikler üç ayda nasıl çıktı? Bu yargılamayı, dosyayı inceleyen insan değil mi? Mahkemedeki hakim ve savcılar insan da, Yargıtay’dakiler robot mu? Onlar buluyor da bunlar niye çıkarmıyorlar ortaya? 12 senede ortaya çıkmayan eksiklikleri, iki yılda Yargıtay ortaya çıkarıyor. Neden karartıyorlar bu delilleri suçu var da karartıyor. Sonunda inkar ediyor. Bunun alt sebebi ne biliyor musunuz? Ekonomik ve sosyal güçleri yüksek olanların yargıyı etkilemeleri. Biz ekonomik gücü, sosyal çevresi güçlü olanların yargılanması değil, adaletin güçlü olmasını istiyoruz. Yargının, hukukun üstün olmasını istiyoruz. Biz adil yargı istiyoruz."

Ne olmuştu?

Aslı Baş, 21 Temmuz 2010’da Yalıkavak Mahallesi’nde patron Ahmet Derya Bayer’e ait villanın terasından düşerek yaşamını yitirmişti. Olayın ardından Ahmet Bayer ile oğulları Hakan Sadi Bayer ve Volkan Bayer hakkında “Nitelikli kasten öldürme” ve “azmettirme” suçlamalarıyla dava açılmış, yaklaşık 10 yıl süren yargılamanın sonunda sanıklar beraat etmişti. Karar, istinaf tarafından da onanmıştı.

Ancak maktulün ailesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kararı temyiz etti. Yargıtay, olay gecesine ilişkin bazı kritik delillerin incelenmediği ve iki tanığın dinlenmediği gerekçesiyle beraat hükümlerini bozmuş, dosya yeniden Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler