Uluslararası vadeli piyasalarda enerji fiyatları jepolitik gerilimlerin azalmasıyla birlikte aşağı yönlü bir seyir izliyor. Dün küresel risk algısıyla 83,80 dolara kadar tırmanan Brent petrolün vadeli varil fiyatı, diplomasi trafiğinin hız kazanmasıyla günü 78,96 dolardan tamamlamıştı. Bugün saat 09.10 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,8 değer kaybeden Brent petrol 78,33 dolardan işlem görüyor. Aynı dakikalarda ABD hafif petrolü Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili de 75,29 dolardan alıcı buluyor.
FİYATLARI DÜŞÜREN BÜYÜK BEKLENTİ: HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN AÇILIYOR
Petrol fiyatlarındaki bu sert düşüşün arkasında, ABD ile İran arasında geçici anlaşmaya varılacağı ve bunun doğal bir sonucu olarak küresel petrol sevkiyatının şah damarı olan Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatın yeniden başlayacağı beklentisi yatıyor.
Süreci doğrulayan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran'da yaptığı açıklamada tarafların Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaları sonlandırma konusunda uzlaştığını duyurmuştu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi ise mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de resmi olarak imzalanacağını ilan etti. ABD Başkanı Donald Trump da daha önce yaptığı açıklamada barış anlaşmasının tamamlandığını, ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını ve Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran'a kadar tamamen açılacağını vurgulamıştı.
VANCE: "MARSHALL PLANI GİBİ DEĞİL, AMERİKAN PARASI KULLANILMAYACAK"
Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile görüşen ABD Başkanı Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına yönelik net konuştu: "Amacımız uranyuma sahip olmak değil, tamamen ortadan kaldırmak. ABD'nin kontrolüne geçtiği an imha edilecek." Trump ayrıca, imzanın ardından başlayacak 60 günlük süreçte tarafların tüm müzakere başlıklarını sonuçlandıracağını belirtti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Washington-Tahran mutabakatını bir "bölgesel barış anlaşması" olarak tanımlayarak şu stratejik detayları paylaştı:
"Bu anlaşma sadece iki ülkeyi değil; Körfez ülkelerini, İsrail'i ve Lübnan'ı da kapsayacak. İran yükümlülüklerini yerine getirirse Orta Doğu açısından dönüştürücü sonuçlar doğurur, aksi durumda Tahran hiçbir ekonomik kazanım elde edemez. Bu çerçeve sık sık karşılaştırıldığı Marshall Planı'ndan farklıdır; Amerikan vergi mükelleflerinin kaynaklarıyla finanse edilmeyecek."
PİYASADA DÜŞÜŞÜ SINIRLAYAN GÜÇLÜ TALEP VE GÖZLER FED BAŞKANI WARSH'TA
Petrol fiyatlarındaki düşüş eğilimini taban noktada sınırlayan gelişme ise Amerikan Petrol Enstitüsü'nden (API) geldi. API, ABD'nin ticari ham petrol stoklarının geçen hafta 8 milyon 330 bin varil azaldığını öngördü. Piyasanın 4 milyon 500 bin varillik düşüş beklentisinin neredeyse iki katı olan bu veri, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD'de iç talebin hala çok güçlü olduğunu kanıtlayarak fiyatların daha da aşağı çakılmasını engelledi.
Tüm bu gelişmelerin yanında küresel piyasaların kilitlendiği bir diğer nokta ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bugün açıklayacağı faiz kararı. Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh'ın yöneteceği bu ilk toplantıda faizlerin sabit tutulmasına kesin gözüyle bakılırken, Warsh'ın ekonomiye vereceği ilk sözlü yönlendirmelerin tonu piyasaların yönünü tayin edecek. Yatırımcılar ayrıca bugün yayımlanacak Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Petrol Piyasası Raporu'nu da yakın markaja aldı.
Müzakerelerde 60 Günlük Kritik Viraj 19 Haziran'da atılacak imzaların ardından başlayacak olan 60 günlük süreç, ilişkilerin normalleşmesi ve petrol arzının sürekliliği açısından en kritik takvim olarak görülüyor. Uzmanlar, Brent petrolde teknik olarak 80,53 dolar seviyesinin yukarı yönlü hareketlerde direnç, 77,26 dolar seviyesinin ise kırılganlık durumunda güçlü bir destek noktası olarak izlenmesi gerektiğini belirtiyor.