Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki yağmur ormanlarında yürütülen araştırmalarda, daha önce bilim dünyası tarafından tanımlanmamış yeni bir maymun türü keşfedildi. "Colobus congoensis" adı verilen türün yaklaşık 4 ila 5 milyon yıl önce en yakın akrabasından ayrıldığı belirlenirken, keşfin Afrika primatlarının evrimine ilişkin önemli ipuçları sunduğu belirtildi.
Araştırmacılar, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğu-orta kesiminde, Lomami ve Kongo (Lualaba) nehirleri arasındaki yağmur ormanlarında yaşayan yeni maymun türünü bilimsel olarak tanımladı.
Yerel halkın uzun yıllardır "Likweli" adıyla bildiği maymunun ilk fotoğrafı 2008 yılında çekildi. Ancak bilim insanları, 2018-2022 yılları arasında gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında elde edilen 114 farklı gözlem sayesinde bunun daha önce kayıtlara geçmemiş yeni bir tür olduğunu doğruladı.
Araştırmanın sonuçları PLOS One dergisinde yayımlandı.
Genetik yapısı milyonlarca yıllık ayrışmayı ortaya koydu
Genetik analizler, Colobus congoensis ile en yakın akrabası olan Colobus satanas türünün yaklaşık 4 ila 5 milyon yıl önce birbirinden ayrıldığını gösterdi. Araştırmacılar, bunun Colobus cinsi içinde bilinen en eski evrimsel ayrımlardan biri olduğuna dikkat çekti.
Florida Atlantic Üniversitesi'nden biyolog Junior Amboko, keşfin hem bilimsel hem de kişisel açıdan büyük önem taşıdığını belirterek, türün adının Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğal mirasını vurgulamak amacıyla "congoensis" olarak seçildiğini ifade etti.
Görünümü ve sesiyle de diğer türlerden ayrılıyor
Yeni tür; parlak siyah kürkü, uzun kuyruğu, açık renkli ağız çevresi, beyaz arka bölgesi ve yüzünü çevreleyen dik tüyleriyle diğer Colobus maymunlarından ayrılıyor.
Araştırmacılar ayrıca yapılan ses analizlerinde türün çıkardığı derin çağrıların da kendine özgü akustik özellikler taşıdığını belirledi.
Koruma altına alınması gerektiği uyarısı
Bilim insanları, yeni keşfedilen maymun türünün yaşam alanının oldukça sınırlı olduğunu, ormansızlaşma ve kaçak avcılık nedeniyle tehdit altında bulunduğunu vurguladı.
Araştırmacılar, keşfin yalnızca yeni bir türün tanımlanması anlamına gelmediğini, aynı zamanda henüz kayıt altına alınmadan yok olabilecek canlıların korunmasının önemini de gözler önüne serdi.