Ana içeriğe geç

Hürmüz'ün açılacağı umuduyla petrol üç ayın dibinde

Petrol fiyatları varil başına 80 doların altına geriledi; piyasalar, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın sona ermesiyle kritik bölgeden arzın toparlanacağına giderek daha çok güveniyor.

Hürmüz'ün açılacağı umuduyla petrol üç ayın dibinde
Euronews Türkçe
16

Petrol fiyatları Çarşamba günü daha da geriledi; uluslararası gösterge niteliğindeki Brent petrolü, ABD ile İran arasında hafta sonuna kadar Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının önünü açması beklenen geçici barış anlaşmasının yarattığı iyimserliğin etkisiyle, mart ayı başından bu yana ilk kez varil başına 80 dolar seviyesinin hayli altında işlem gördü.

Boğazdan yeniden trafik akmasının gündeme gelmesi, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının başlıca kaynaklarından biri olan Körfez’den enerji tedarikinin uzun süre kesintiye uğrayacağına dair endişeleri hafifletti.

Bu stratejik deniz yolu, İran savaşı 28 Şubat’ta başladığından beri fiilen kapalı; bu durum Brent petrolünün fiyatını bir ara varil başına 120 dolara yaklaştırarak küresel ölçekte fiyatları yukarı itti. ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada boğazın Cuma gününe kadar tamamen açılacağını ve geçiş ücreti alınmadan işletileceğini söyledi.

Gelecek ay teslim Brent ham petrolü, Orta Avrupa saatiyle (CET) sabah 7 civarında varil başına 78,37 dolardan işlem görürken, ABD göstergesi WTI’ın fiyatı aynı saatte varil başına 75,45 dolardı. Aynı anda Avrupa doğal gaz fiyatları da Çarşamba sabahı megavatsaat başına 42 euronun altında seyretti.

Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz kesintisini tetikledi.

Brent’in fiyatı birkaç hafta önce 100 doların üzerindeki seviyelerden sert biçimde geriledi ve piyasa beklentilerinin bir anda değişmesiyle son bir ayda yüzde 33’ten fazla düştü. Ancak enerji sektörünün yeniden tam kapasiteye dönmesi yine de aylar alabilir.

Pek çok analist, İran’ın nükleer programına ne olacağı da dahil önemli pürüzler masada durduğu için temkinli. Ancak Wall Street’teki umut, bu anlaşmanın dünya genelinde enflasyonu körükleyen bu çatışmaya uzun vadeli bir çözüm getirmesi yönünde.

Bölgesel üretimin ne kadar hızlı toparlanacağı da belirsizliğini koruyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz üretimi cephesinde ise, dünyanın en büyük LNG ihracat merkezi olan Katar’daki Ras Laffan endüstri kompleksi, tesislerde ciddi hasar olduğuna dair haberlerin ardından hâlâ mercek altında.

Avrupa’yı ne bekliyor?

Euronews daha önce yayımladığı bir analizde, Hürmüz Boğazı’nın açılması yönünde karar alınsa ve çatışma sona erse bile Avrupa’daki enerji fiyatlarının neden hızlı biçimde gerilemeyebileceğini ortaya koymuştu.

Hürmüz Boğazı’ndan doğrudan yalnızca küçük bir payda petrol ve gaz tedarik etmesine rağmen Avrupa ciddi ölçüde etkilendi; zira petrolünün toplamda yüzde 80–85’ini ithal ediyor ve özellikle krizle birlikte belirgin biçimde şişen Brent petrolü olmak üzere uluslararası gösterge fiyatlara bağımlı.

“O barış yarın sağlansa bile, öngörülebilir gelecekte yine de normale dönmeyeceğiz” diye AB Enerji Komiseri Dan Jørgensen, nisan ayı başında uyarmıştı.

Birlik genelinde fiyatların kayda değer biçimde gerilemesi için, ham petrolün teslim maliyetinin iki temel unsuru olan savaş riski sigorta primlerinin ve tanker navlunlarının da düşmesi gerekecek.

Navlunların artışı durmuş gibi görünse de sert bir gerilemeye işaret eden somut bir işaret şimdilik yok. Aynı zamanda çeşitli denizcilik raporları, sigortacıların riskleri yeniden fiyatlandırmadan önce boğazın güvenli biçimde işleyebileceğine dair kanıt beklemeyi sürdürdüğünü gösteriyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler