Dünyada ve Türkiye'de obezite görülme sıklığı hızla artarken, obezite tedavisinde son dönemde yaygınlaşan ve "zayıflama iğnesi" olarak adlandırılan yeni nesil ilaçlar gündemdeki yerini koruyor. Ancak bu ilaçlara olan yoğun ilgi, beraberinde ciddi bilgi kirliliğini ve gerçekçi olmayan beklentileri de getiriyor.
"ESTETİK AMAÇLA DEĞİL, KRONİK HASTALIK TEDAVİSİ İÇİN GELİŞTİRİLDİ"
Bu ilaçların birkaç kilo fazlası olan herkes için uygun olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, tedavinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaştı:
"Semaglutid ve tirzepatid etken maddeli bu ilaçlar, bağırsaklardan salgılanan tokluk hormonlarını taklit ederek mide boşalmasını geciktirir ve beyindeki iştah merkezini etkileyerek tokluk hissini uzatır. Ancak bu ilaçlar estetik amaçla birkaç kilo vermek için değil; tip 2 diyabet ve obezite gibi kronik hastalıkların tıbbi tedavisi için geliştirilmiştir. Uluslararası kılavuzlar, yaşam tarzı değişikliğinden yeterli fayda göremeyen ve beden kütle indeksi belirli sınırların üzerinde olan hastalar için bu tedaviyi önermektedir."

KAS KAYBI VE "SARKOPENİK OBEZİTE" TEHLİKESİ
Başarılı bir kilo verme sürecinde sadece tartıdaki düşüşe odaklanılmaması gerektiğini söyleyen Dr. Kalkan, kontrolsüz kilo kayıplarında kas dokusunun zarar görebileceğine dikkat çekti. Bilimsel çalışmalarda bu ilaçlarla kaybedilen ağırlığın yaklaşık yüzde 35-40'ının kas dahil olmak üzere yağsız dokulardan gittiğini belirten Kalkan, yaşanabilecek tehlikeye karşı uyardı:
"İlaç bırakıldığında geri alınan ağırlık çoğunlukla yağ dokusundan oluşur; kaybedilen kas ise aynı kolaylıkla geri kazanılamaz. Bu durum, özellikle ileri yaşta sık tekrarlayan kilo verme ve geri alma döngülerinde, kas kütlesi ve gücünün azaldığı ama yağ oranının yüksek kaldığı 'Sarkopenik obezite' tablosuna zemin hazırlayabilir. Kas dokusu kaybedilirken kolay, kazanılırken zordur. Bu nedenle süreç, en başından itibaren hekim ve diyetisyen gözetiminde, direnç egzersizleriyle desteklenerek yürütülmelidir."
TÜRKİYE'DE OBEZİTE ORANLARI ALARM VERİYOR
TÜİK’in açıkladığı güncel sağlık araştırması verilerine de değinen Dr. Kalkan, Türkiye'de 15 yaş ve üzerindeki bireylerde obezite sıklığının yüzde 21,8’e yükseldiğini belirtti. Bu oranın kadınlarda yüzde 24,8, erkeklerde ise yüzde 18,7 seviyesinde olduğunu hatırlatan Dr. Kalkan, obezitenin tek başına bir ilaçla çözülemeyecek kadar kompleks bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
Yeni nesil ilaçların modern tıbbın sunduğu önemli birer yardımcı olduğunu belirten Dr. Gülen Ecem Kalkan, kalıcı başarının ancak beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve davranış değişikliği içeren multidisipliner bir yaklaşımla mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.