Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen haklarını alabilmek için yeniden eylem kararı aldı.
Daha önce Eskişehir'den Ankara'ya yürüyerek gelen ve başkentte günlerce açlık grevi yapan işçilerin ödemelerini alabilmeleri için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın garantörlüğünde bir ödeme planı oluşturulmuştu.
Ancak işçiler, aradan geçen sürede şirketin alacaklarını ödemediğini ifade ediyor.
Bunun üzerine yeniden Ankara'da eylem yapmak isteyen işçilerin, Beypazarı'nda polis tarafından durduruldu.
Bazı madenciler, Bağımsız Maden-İş Sendikası ve siyasiler Yıldızlar SSS Holding önünde açıklama yaptı.
Açıklamada CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da katıldı.
Basın açıklamasında Türkiye İşçi Partisi, DEM Parti, TKP, EMEP ve İYİ Parti yetkilileri de katıldı.
Özel, “Yıllardır, aylardır ödemediği maaşlarla 180 madenciye 160 milyon TL borcu olan bir şirketten söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Şirketinin 2 bin 600 maden ruhsatı aldığına işaret eden Özel "28 Nisan günü bu arkadaşlarımıza devlet söz verdi. Üç bakan kefil oldu. Dediler ki ‘Gidin, 15 Mayıs günü bütün alacaklarınız yatacak. Biz kefiliz.’ Şimdi haziran ayındayız. 15 Mayıs’ın üzerinden neredeyse üç hafta geçti, yatan bir para yok. Madencileri yine Beypazarı’ndan bu yana sokmuyorlar" dedi.
ÖZEL: MADENCİLERİ KANDIRAMAZLAR
Özel, paraların yatırıldığı yönünde yalan haberlerin yayıldığına dikkat çekerek "Kamuoyunda buraya yapılan çağrıyı işte zayıflatmak için anlaşmışlar gibi bir şey için numara yapıyorlarsa, hiçbirimizi kandıramazlar. Madencileri kandıramazlar. Bütün vatandaşlarımıza söylüyoruz: Bayram öncesi onlara geri adımı, onların onurlu mücadelesine sizlerin yürekten verdiğiniz destek attırmıştı. Doruk Madencilik işçileri bu parayı da alacaksa kamuoyu desteğiyle alacak. Herkes emeğin, emekçinin ve madencinin arkasında dursun" çağrısı yaptı.

ÖZDAĞ'DAN MUTLAK BUTLAN KARARINA GÖNDERME
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da "Mutlak yoksulluğun, mutlak hukuksuzluğun nasıl devam ettiğini görüyoruz. Esasen siyasete yapılan anti-demokratik müdahalelerin temelinde, yaşanan mutlak yoksulluğu, mutlak adaletsizliği iktidarın unutturma çabaları büyük rol oynamaktadır. Muhalefeti çalışamaz hale getirerek Türk halkının, sömürülen, ezilen Türk halkının haklarını savunamaz hale getirmeye çalışıyorlar. Görüyorsunuz ki bunda başarısız oluyorlar ve olmaya devam edecekler. Türk halkının yanında, işçinin yanında, çiftçinin yanında olmaya ve haklarını savunmaya devam edeceğiz" dedi.