Uzun yıllar Türkiye magazin gündemini belirleyen Uçankuş TV'nin sahibi Can Tanrıyar ve eşi Tamar Tanrıyar, bu kez kameraların arkasında değil, adli bir soruşturmanın tam merkezinde yer alıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, YouTube ve sosyal medya platformları üzerinden siyasi içerikli yayınlar yapan Tamar Tanrıyar hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamalarıyla resen soruşturma başlattı.
Gözaltı kararı çıkarılan ancak adresinde bulunamayan Tamar Tanrıyar'ın yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi, gözleri bir anda çiftin geçmişteki hukuki krizlerine, ticari faaliyetlerine ve medya sektöründeki derin bağlantılarına çevirdi.
TAMAR TANRIYAR KİMDİR, NE İŞ YAPIYOR?
Orijinal soyadı Öner olan Tamar Tanrıyar, 1981 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Ermeni asıllı bir Türk vatandaşı olan 45 yaşındaki Tanrıyar'ın asıl mesleği mimarlıktır. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden mezun olduktan sonra uzun yıllar inşaat, restorasyon ve iç mimarlık projeleri yürütmüştür.

Hayatındaki asıl kırılma noktası ise 2021 yılında medya patronu Can Tanrıyar ile yaptığı evlilik olmuştur. Bu evliliğin ardından mesleki rotasını tamamen medyaya çeviren Tamar Tanrıyar, eşinin sahibi olduğu Uçankuş TV bünyesinde program yapımcılığına başlamış; son dönemde ise kendi YouTube kanalı üzerinden yaptığı magazinsel ve siyasi yayınlarla tartışmaların odağı haline gelmiştir.
UÇANKUŞ PATRONU CAN TANRIYAR KİMDİR?
Türkiye'de magazin denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Can Tanrıyar, 1960 İstanbul doğumludur. Eğitimini Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde tamamlayan Tanrıyar, gençliğinde Türk Milli Hentbol Takımı'nda forma giyecek kadar başarılı bir sporcuydu.

Medya Kariyeri: Milliyet, Sabah, Tan ve Güneş gazetelerinde spor muhabirliği ve yöneticilik yaptı.
Televole Efsanesi: Spor ile magazini harmanladığı "Televole" programının yapımcısı olarak Türkiye televizyon tarihine geçti.
Girişimleri: Uçankuş TV ve Uçankuş dijital haber platformunun kurucusu ve sahibidir. Ayrıca müzik dünyasında söz yazarı ve besteci olarak da eserleri bulunmaktadır.
Adli Geçmişi: Can Tanrıyar, daha önce "yağma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçlamalarıyla tutuklanmış, Aralık 2023'te ise tahliye edilmişti.

CAN VE TAMAR TANRIYAR'IN SERVETİ NE KADAR?
Çiftin tam nakit varlığı resmi olarak açıklanmamış olsa da, Can Tanrıyar'ın uzun yıllara yayılan medya patronluğu sayesinde ciddi bir gayrimenkul ve ticari servete sahip olduğu biliniyor.
Servetin ana omurgasını Uçankuş TV, dijital medya platformları, yapım şirketleri ve lüks gayrimenkul yatırımları oluşturuyor. Ancak çiftin mal varlığı, geçmiş yıllardaki iş ortaklıklarında yaşanan derin krizler, alacak-verecek davaları ve haciz işlemleri nedeniyle sık sık medya dünyasında tartışma konusu olmaya devam ediyor.
TAMAR TANRIYAR NASIL VE NEREYE KAÇTI?
Hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltı kararı verilen Tamar Tanrıyar'ın Türkiye'den ayrılış rotası belli oldu. Emniyet güçlerinin yaptığı hudut kapısı incelemelerinde, Tanrıyar'ın 23 Haziran 2026 tarihinde Marmaris Deniz Hudut Kapısı'nı kullanarak yurt dışına çıktığı tespit edildi.
Deniz yoluyla ayrılması, Tanrıyar'ın büyük ihtimalle Marmaris'e çok yakın olan Yunan adalarından birine (Rodos vb.) geçtiğini ve rotasını Avrupa'ya çevirdiğini işaret ediyor. Savcılık şimdi uluslararası yakalama kararı prosedürleri üzerinde çalışıyor.
TAMAR TANRIYAR 1 TEMMUZ ULTİMATOMU NEDİR?
Tamar Tanrıyar'ı firari durumuna düşüren olay, iktidara yakın Turkuvaz Medya Grubu ile muhalif Sözcü gazetesi arasındaki ticari ilişkilere dair ortaya attığı iddialardı. Tanrıyar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın kardeşi Serhat Albayrak'a ait olan dağıtım şirketinin Sözcü gazetesini dağıtmasını hedef alarak şu ağır suçlamalarda bulunmuştu:
Albayrak Ailesine Tehdit:"Onları şimdilik uyarıyorum. Acele kopun bunlardan. Size 1 Temmuz'a kadar müsaade. Koptunuz koptunuz, yoksa beni susturamazsınız." sözleriyle açık bir ültimatom verdi.
Gizli Ortaklık ve Kripto Yapı: Sözcü gazetesinin sahibinin FETÖ'den aranmasına rağmen yayın hayatına devam etmesinin arkasında, hükümete yakın medya gruplarıyla kurulan gizli bir "kripto" ortaklık yattığını iddia etti.
Yurt Dışı Görüşmeleri: Bu karanlık ortaklığın planlarının Londra ve İsviçre'deki gizli görüşmelerde yapıldığını öne sürerek kamuoyunu manipüle etmekle suçlandı.