Ankara Hakimevi'nde düzenlenen programa, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Umut İlhan Durmuşoğlu, Türk Dünyası Arabulucular Birliği Başkanı Yakup Erikel, hukukçular ve Türk devletlerinden davetliler katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Durmuşoğlu, yalnızca arabuluculuğun bugünü ve geleceğini konuşmak için değil, arabuluculuk konusunda Türk dünyası adına ortak bir vizyon geliştirilmesi adına bir araya geldiklerini bildirdi.
Arabuluculuğun yeni bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak bilindiğini belirten Durmuşoğlu, "Uzlaşma kültürü bizim medeniyetimiz açısından çok tarihi köklere sahiptir." dedi.
Türkiye'de 2013'te gönüllü olarak başlayan arabuluculuğun zamanla dava şartı haline geldiğini anımsatan Durmuşoğlu, "Bugün geldiğimiz noktada arabuluculuk yalnızca mahkemelerin iş yükünü azaltan bir mekanizma değil, adalete erişimi kolaylaştıran, tarafların menfaatlerini koruyan, ticari ilişkilerin devamını sağlayan, uyuşmazlık yaşayan tarafların geleceğini inşa eden, toplumsal uzlaşma kültürünü güçlendiren önemli bir hukuk kurumudur." değerlendirmesini yaptı.
Nitelikli arabuluculuğun güçlü adalet anlamına geldiğini dile getiren Durmuşoğlu, "Yeni dönemde bizler için önemli olan yalnızca sistemin büyümesi olmayacaktır. Asıl hedefimiz güven veren ve yüksek kalite standartlarına sahip bir arabuluculuk sisteminin sürekli gelişim halinde olmasıdır." ifadelerini kullandı.
- "BUGÜN BİZİ ORTAK BİR GELECEK KURMA HAYALİ BİR ARAYA GETİRİYOR"
Bir araya gelmelerinin en önemli sebeplerinden birinin de Türk dünyasında ortak hukuk vizyonunu belirlemek olduğunu aktaran Durmuşoğlu, "Türk devletleri arasında gelişen ekonomik, kültürel ve siyasi işbirliği, hukuk alanında da daha güçlü bir kurumsallaşmayı gerekli kılmaktadır." dedi.
Karşılıklı tecrübe paylaşımının önemine değinen Durmuşoğlu, "Artık yalnızca birbirimizi tanımanın değil, birlikte üretmenin, öğrenmenin ve birlikte bir standart oluşturmanın zamanı gelmiştir." diye konuştu.
Türk dünyasında ortak bir arabuluculuk eğitim standardı oluşturulabileceği, ortak arabuluculuk etik ilkelerinin belirlenebileceği, ülkeler arası arabulucu değişim programları düzenlenebileceği önerilerinde bulunan Durmuşoğlu, ayrıca Türk dünyasında uluslararası bir arabuluculuk merkezinin oluşturulabileceğini kaydetti.
Arabuluculuk Daire Başkanı Durmuşoğlu, "Geçmişte bizi ortak tarih bir araya getirmiştir. Bugün bizi ortak bir gelecek kurma hayali bir araya getiriyor. İnanıyorum ki hukuk alanındaki işbirliği güçlendikçe ekonomik ilişkiler güçlenecek, ticaretimiz gelişecek, yatırım ortamımız daha güvenli hal alacak ve en önemlisi milletler arasındaki güven duygusu da pekişecektir." dedi.
- "ŞİMDİ BU ORTAK MİRASI GELECEĞE TAŞIYACAK KURUMLARI İNŞA ETME ZAMANIDIR"
Türk Dünyası Arabulucular Birliği Başkanı Erikel de ortak bir hukuk vizyonunun ve ortak bir geleceğin inşasına duyulan inanç doğrultusunda bir araya geldiklerini söyledi.
Türk Dünyası Arabulucular Birliği olarak geleceği planlamaya talip olduklarını belirten Erikel, 2035 Vizyonu'nu ilan ettiklerini ve ortak hukuk geleceği için yeni bir yol haritası ortaya koyduklarını dile getirdi.
Türk dünyasının, insanlar ve kurumlar arasındaki hukuki uyuşmazlıkların çözümünde kendi hukukçularına, arabulucularına ve kurumsal kapasitesine daha fazla güvenmesinin zamanının geldiğini vurgulayan Erikel, "Kendi meselelerimizi, uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde, kendi yetişmiş insan kaynağımızla çözebilecek bilgiye, tecrübeye ve kurumsal kapasiteye sahibiz. Şimdi bunu daha güçlü bir işbirliğiyle kurumsallaştırma zamanıdır." görüşünü paylaştı.
Türk dünyasını merkeze alan dijital bir hukuk ve arabuluculuk altyapısı oluşturma çalışmalarını başlattıklarını aktaran Erikel, "Bu platform sayesinde, dünyanın herhangi bir yerindeki gerçek kişiler, şirketler ve kurumlar, uyuşmazlıklarını güvenli bir dijital ortam üzerinden sisteme taşıyabilecek ve uzman arabulucularımız aracılığıyla hızlı, güvenilir ve etkin çözümlere ulaşabilecektir." ifadelerini kullandı.
Erikel, amaçlarının sadece dijital bir platform kurmak olmadığını vurgulayarak, "Amacımız güveni dijital ortamda kurumsallaştırmak ve teknolojiyi hukukun hizmetine sunmaktır." dedi.
Hedeflerinin yalnızca uyuşmazlıkları çözen bir kurum oluşturmak olmadığını belirten Erikel, "Hedefimiz hukuk alanında bilgi üreten, güven inşa eden ve uluslararası işbirliğini geliştiren kalıcı bir kurumsal yapı oluşturmaktır." diye konuştu.
Türk devletlerinin ortak bir medeniyetin mirasçıları olduğuna işaret eden Türk Dünyası Arabulucular Birliği Başkanı Erikel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi bu ortak mirası geleceğe taşıyacak kurumları inşa etme zamanıdır. 21. yüzyılda güçlü devletler kadar, güçlü hukuk kurumları da geleceği şekillendirecektir. Biz inanıyoruz ki Türk dünyasının ortak hukuk geleceği, ortak kurumlarla, ortak kurumlar ise ortak vizyonla inşa edilecektir. Medeniyetler yalnızca büyük devletlerle değil güçlü hukuk kurumlarıyla da yükselir. Biz, Türk dünyasının ortak hukuk kurumlarını inşa ederek geleceğe kalıcı bir eser bırakmayı hedefliyoruz. Biz, Türk dünyasının sadece ortak tarihini konuşan bir nesil olmak istemiyoruz. Biz, ortak hukuk kurumlarını kuran nesil olmak istiyoruz."


