Ana içeriğe geç

Bir yıllık süre ve siyaset yasağı planı: 'Çözüm süreci yasasında' neler var?

AK Parti kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre, süreç yasası temmuz sonunda TBMM'ye gelebilir

Bir yıllık süre ve siyaset yasağı planı: 'Çözüm süreci yasasında' neler var?
Gazete Oksijen
16

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak tanımladığı süreç kapsamında hazırlanacak çerçeve yasa için temmuz ayında adım atılması bekleniyor. AK Parti ve MHP kulislerinde, teklifin NATO Zirvesi'nin ardından Meclis'e sunulabileceği ve TBMM tatile girmeden yasalaşabileceği konuşuluyor.

BBC Türkçe'den Ayşe Sayın yasanın içeriğine ilişkin kulislerde konuşulanları derledi. BBC Türkçe'ye bilgi veren AK Parti kaynaklarına göre yaklaşık 10-11 maddeden oluşması planlanan düzenleme, PKK'nın silah bıraktığının resmi olarak tespit edilmesi halinde yürürlüğe girecek. Teklifin adının, örgütün feshi ve silah bırakmasına ilişkin bir yasa olarak belirlenebileceği, örgütün ise yasa metninin amaç ve kapsam bölümünde açık şekilde tanımlanacağı ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mayıs ayında yaptığı açıklamalar ve Milli Güvenlik Kurulu'nun süreci "devlet vizyonu" olarak tanımlamasının ardından siyasi temaslar hız kazandı. Bu kapsamda DEM Parti heyeti TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşürken, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti. Sonrasında Kurtulmuş ile Erdoğan arasında da bir görüşme gerçekleştirildi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, son açıklamalarında örgütün silah bırakması halinde yürürlüğe girecek yasal çerçeve üzerinde değerlendirmelerin sürdüğünü belirtti.

Silah bırakma şartı belirleyici olacak

AK Parti kaynakları, sahadan gelen bilgilere göre bazı bölgelerde geri çekilmeler ve hareketlilik yaşandığını ancak bugüne kadar atılan adımların silah bırakma sürecinin tamamlandığını söylemek için yeterli görülmediğini aktarıyor. Bu nedenle yasanın yürürlüğe girmesi için silah bırakmanın doğrulanacağı bir mekanizmanın oluşturulması planlanıyor.

Taslakta, örgütün feshi ve silah bırakmasının nasıl teyit edileceği, soruşturma ve yargılama süreçlerinin nasıl yürütüleceği ile cezaevindeki hükümlülerin durumuna ilişkin düzenlemelerin yer alması öngörülüyor.

Bir yıllık süre ve siyaset yasağı planı

AK Parti kaynaklarının verdiği bilgiye göre düzenleme kapsamında belirli bir süre içinde Türkiye'ye dönen örgüt mensuplarının yasadan yararlanması öngörülüyor. Bu sürenin bir yıl olarak belirlenmesi değerlendiriliyor.

İlk aşamada yalnızca suça karışmamış örgüt üyelerinin düzenlemeden yararlanabileceği, örgüt yöneticilerinin ise kapsam dışında tutulacağı belirtiliyor. Türkiye'ye dönen kişiler için belirli bir süre adli kontrol uygulanması ve beş yıllık siyaset yasağı getirilmesi de gündemdeki seçenekler arasında yer alıyor.

DEM Parti'nin, dönüş yapan örgüt mensuplarının siyaset yapabilmesine yönelik talebi bulunurken, AK Parti ve MHP'nin bu öneriye sıcak bakmadığı ifade ediliyor.

AK Parti kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre teklifin temmuz ayı içinde Meclis'e sunulması halinde, komisyon ve Genel Kurul sürecinin tamamlanarak ay sonuna kadar yasalaşması mümkün görülüyor. Ancak takvimin, sahadaki gelişmelere ve silah bırakma sürecinin ilerleyişine bağlı olarak şekilleneceği belirtiliyor.

Öcalan'a statü verilecek mi?

Öte yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'a yeni bir statü verilmesine yönelik önerisine AK Parti'nin mesafeli yaklaştığı ifade ediliyor. Parti kaynakları, mevcut çalışmalarda af veya statü değişikliği içeren bir düzenleme bulunmadığını, ancak mevcut infaz mevzuatı çerçevesinde görüşme koşullarında değişiklik yapılmasının değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Parti kaynakları, Öcalan'ın halen İmralı'da hükümlü statüsünde bulunduğunu belirterek, "Statü değişikliği başka bir hukuki süreçtir; bir af yasası kapsamında olabilir. Ancak çerçeve yasada af niteliğinde bir düzenleme söz konusu değil" değerlendirmesini yapıyor.

Aynı kaynaklar, mevcut infaz rejimi çerçevesinde Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilebileceğini ve bu çerçevede gazeteciler, akademisyenler ve farklı toplum kesimleri ile görüşmelerine izin verilebileceğini söylüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler