Christopher Nolan'ın yönettiği ve dünya genelinde büyük ilgi gören The Odyssey filmi, gişe başarısının yanı sıra Homeros'un anavatanı Yunanistan'da geniş çaplı bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Yedinci sınıftan itibaren öğrencilerin Homeros'un destanlarını okuduğu Yunanistan'da, filmin özgün esere ne kadar sadık kaldığı, kadroda neden Yunan oyunculara yer verilmediği ve Truva Savaşı'nı başlatan Helen karakterinin Oscar ödüllü oyuncu Lupita Nyong'o tarafından canlandırılması kamuoyunda yoğun şekilde tartışılıyor.
Matt Damon'ın Odysseus'u canlandırdığı film, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı'nın eşi Penelope'ye kavuşmak için verdiği 10 yıllık zorlu dönüş yolculuğunu konu alıyor.

Filmin önemli bölümleri Yunanistan'da çekildi. Pylos'taki Nestor Sarayı, Voidokilia Plajı, Methoni Kalesi ve Akrokorint gibi tarihi mekanlar yapımda yer alırken, Yunan kamuoyu ülkenin kültürel mirasının dünya çapında tanıtılmasından memnuniyet duydu.
Yaklaşık 250 milyon euro bütçeyle çekilen yapım, Yunanistan'ın yabancı film yapımlarına yönelik teşvik programı kapsamında devletten yaklaşık 6,5 milyon euro destek aldı.
Ancak Truva Prensi Paris tarafından kaçırılması Truva Savaşı'nı başlatan Helen karakterinin Meksika-Kenya kökenli siyah oyuncu Lupita Nyong'o tarafından canlandırılması, tartışmaların odağına yerleşti.
Tesla ve SpaceX CEO'su Elon Musk bile sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Christopher Nolan'ı "Oscar kazanabilmek için 'woke' kurallarına boyun eğmekle" suçlayarak sert ifadeler kullandı.

Yunan medyasında tarihçiler, yönetmenler ve sinema eleştirmenleri oyuncu seçimi konusunda farklı görüşler dile getirdi. Filmi savunanlar, Homeros destanlarının yalnızca Yunanistan'a değil tüm Batı medeniyetine ait ortak bir kültürel miras olduğunu ve mitolojik eserlerde sanatsal özgürlüğün doğal karşılanması gerektiğini savundu.
Eleştirenler ise Homeros'un Helen'i bambaşka bir şekilde tasvir ettiğini hatırlatarak, karakterin yorumlanışının destanın ruhuyla örtüşmediğini öne sürdü.
Yunanistan'daki aşırı muhafazakar muhalefet partisi Niki ise hem oyuncu seçimine hem de filme devlet desteği verilmesine tepki gösterdi. Partinin lideri Dimitris Natsios, hükümeti "Yunan tarihi ve kültürel kimliğine 'woke' ideolojisini empoze etmekle" suçladı.
Kültür Bakanı Lina Mendoni ise hükümetin sanatsal içeriklere müdahale etmesinin doğru olmayacağını belirterek, "Devletin bir yönetmene eserini nasıl yorumlayacağını söylemesi söz konusu olamaz. Christopher Nolan'ı sansürlemeyi gerçekten tartışıyor muyuz?" ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis de filmin devlet desteği almasına karşı olmadığını ancak Nolan'ın bazı yaratıcı tercihlerini anlamakta zorlandığını söyledi.
Tartışmalar yalnızca oyuncu seçimiyle sınırlı kalmadı. Bazı çevreler, böylesine önemli bir Yunan destanının sinema uyarlamasında hiçbir Yunan oyuncunun yer almamasını da eleştirdi. Yunan diasporasına ait Greek City Times internet sitesi, yapım ekibine açık mektup yayımlayarak, "Yunanistan sadece antik çağın dekoru değildir. Yunanlar da tarihte kalmış figürler değil, bugün yaşayan insanlardır" ifadelerini kullandı.
Buna karşın tartışmalar filmin gördüğü ilgiyi azaltmış değil. The Odyssey, Yunanistan'da gösterime girdiği ilk günlerde kapalı gişe oynarken, film sayesinde Homeros'un aynı adlı destanına yönelik ilginin de yeniden arttığı ve kitap satışlarında yükseliş yaşandığı belirtiliyor.