Ana içeriğe geç

Bedri Baykam: 'Hakan Safi’nin 'şeytani' dilini sevmedim'

Fenerbahçe'de 8 yıl aradan sonra Aziz Yıldırım'ın yeniden başkan seçilmesini ve Hakan Safi'nin seçimi neden kaybettiğine dair analizlerini aktaran sanatçı ve yazar Bedri Baykam, "... İmaj-iletişim-algı konularında, çok ağır derslere ihtiyacı olduğuna inanıyorum" dedi.

Bedri Baykam: 'Hakan Safi’nin 'şeytani' dilini sevmedim'
Odatv
16

Fenerbahçe Spor Kulübü Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu'nda yeni başkanını seçti. Adaylar; Aziz Yıldırım ile Hakan Safi için saat 10'da başlayan oy kullanma işlemi 17'de sona erdi. Beyaz pusula Safi'yi, sarı pusula Yıldırım'ı temsil etti. Aziz Yıldırım 17 bin 245 oy alırken Safi 9 bin 927 oyda kaldı. Kazanan adayın bu sonucu tarihin en yüksek oyu olarak kayıtlara geçti. Fenerbahçe'nin 35. Başkanı Aziz Yıldırım oldu. Yıldırım 8 yıl sonra başkan olarak geri döndü. Konuya dair sanatçı ve yazar Bedri Baykam şu değerlendirmeyi yaptı:

"Aziz Yıldırım’ın dün büyük farkla Fenerbahçe’de başkanlık seçimini kazanması Fenerbahçe camiası ve tribünlerinde ilginç bir şekilde devrim gibi yaşandı ve algılandı! Yıldırım 2018 yılında büyük bir hüzün ve mağlubiyet duyguları ile çıktığı stada bugün gururlu bir komutan olarak girdi ve zaferini en olgun ve sakin bir iç huzurla yaşayan bilge bir lider olarak o stattan çıktı! Rakibinin hiçbir provokasyonuna gelmeyen, sakin tutarlı bir tutarlı baba, bir camia lideri olarak göründü! Bu şekilde bir çok kararsızı kendine çekebildi. Ayrıca aralarında Mahmut Uslu, Önder Fırat, Nihat Özbağı gibi bir çok tecrübeli ismin yanı sıra Barış Göktürk, Özgür Peker, Volkan Akan ve Fatih Öztürk gibi yeni nesil dinamik iş insanlarını da kendi bünyesinde toplayarak, bir çok başka değerli isminde varlığıyla farklı kaliteleri yönetim kuruluna yansıtmış oldu. Safi ise hırslı tavırları, Aziz Yıldırım’a karşı kullandığı saygıda kusur eden dili ve mütevazilik kavramıyla adeta hiç tanışmamış halleri ile, ile öne sürdüğü bütün futbolcu isimlerine rağmen güven vermedi ve Fenerbahçe taraftarlarının esasında ne aradığını hissedemediğini göstermiş oldu.

Çok ilginç bir şekilde, 2018’de Ali Koç’a Yıldırım’a karşı seçimi kazandıran o büyük dalganın çok önemli kısmı, bugün Aziz Yıldırım’a dönmekte mahsur görmedi. Mesela Ali Koç’un bir çok destekçisi, yakın dostu, yol arkadaşı, bugün Aziz Yıldırım’a oy verdi hem de Ali Koç, Aziz Bey yönünde hiçbir işaret vermemesine ve hatta belki Hakan Safi’yi destekliyor olabileceği yönünde bazı küçük ipuçları etraftan sızsa bile! Belki 8-10 bin Fenerbahçeli, bu şekilde 8 yıl arayla farklı bir tavır yansıtmış oldular.

Bu çok önemli bir dönüş ve başka gerekçeleri var; Ben 2018’de Sayın Ali Koç’a destek vermiş olmaktan nasıl pişman değilsem, bugün de aynı yoğun inanç ve gönül rahatlığıyla bu süreçte Sayın Aziz Yıldırım’ı destekledim.

Şunu demek istiyorum Sayın Hakan Safi’nin kaybettiği seçimden sonra verdiği bir demeci dikkatle okudum. Size tercümesini yapayım: “Evet bana oy vermediniz ben size neler hazırlamıştım, şimdi bir sene sonra göreceğiz bakalım sonuçlarını toplayacağız.”

Bunun daha da derin anlamını gelin şifre çözücü ile okuyalım:

“Göreceksiniz ki, pişman olacaksınız, siz eskiyi sevenlerin benim yerime seçtikleriniz başarısız olacaklar, bir yıl sonra ‘keşke Hakan Safi’yi seçseydik’ diyeceksiniz!”

Ben inanmak istiyorum ki seçim gününün üstünden birkaç gün geçtikten sonra Safi olayı daha iyi idrak edecek ve daha bütünleşmeye yönelik, demeçler röportajlar verecek. Belki de “keşke Sayın Yıldırım’ın Yıldırım’ın birleşme çağrılarını kabul etseydim” diyecek…

Genel Kurul’un birinci günü kaleme aldığım ve çeşitli Fenerbahçe gruplarına dağıttığım yazımda, Hakan Safi’nin Fenerbahçe başkanı olabilecek bir olgunluğa henüz erişmediğini, Aziz Yıldırım hakkında kullandığı sözlerin kabul edilemez olduğunu, herkesin Yıldırım’a karşı aday olabileceğini hatta onun geçmişteki şu ya da bu hatalarını gündeme getirebileceğini ama hiç kimsenin bir Fenerbahçe efsanesi olan başkan hakkında “Bu eski zihniyete bye bye diyeceğiz bye bye bir daha gelmeyin buralara” diyemeyeceğini ve ileride bir gün kesinlikle Aziz Yıldırım’ın heykelinin Kadıköy'e dikileceğini söyledim. Şimdi yukarıda özetlediğim seçim sonucunun ardından verdiği demece baktığımda, “İyi ki Safi bu dönemde seçimi kazanmadı” diyorum! Safi'nin kullandığı dile baktığımızda, mesela “Mali imkanlarımı Fenerbahçe için kullanmak benim için bir gururdur” demek yerine, “servetinden” söz ediyor! Bakın belki sonuç, aynı kapıya çıkıyor ama dil çok farklı ve “şeytan ayrıntılarda gizlidir” diye bir deyimimiz vardır… Ben tabii ki bu cümleyle Sayın Safi’ye tabii ki “şeytan” demiş olmuyorum ama genellikle pek düşünmediği imaj-iletişim-algı konularında, çok ağır derslere ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Mesela siz hiç önceki başkanlarımızdan Sayın Ali Koç’un ağzından “servetim” şeklinde bir ifade duyabilir misiniz? Tabii ki hayır!

Aziz Yıldırım ise tersine, hırs dolu bir zafer konuşması veya geçmişe yönelik intikam düşünceleri yansıtmadı: Kimsenin dışlanmayacağını ve geçmiş başkanları ve Fenerbahçe’ye yüksek hizmet yapmak isteyen herkesi kucaklayacağını göstererek “Kazanan Fenerbahçelidir, Aziz Yıldırım ve arkadaşları değildir” diyerek herkese büyük bir tevazu dersi verdi.

İnşallah Sayın Safi, mağlubiyet acısı ile verdiği bazı demeçlerin yanlışlığını, seçim süresince kampanyada yaptığı hataları görür ve zaman içinde daha olgunlaşarak Aziz Bey’e ve kulübe değerli destekler verir…

Arkadaşlar bakın size enteresan bir yorum yapacağım ve esasında belki bu yorum tüm önümüzdeki dönemi özetleyecek: Fenerbahçe’yi şöyle bir yeni yaklaşım günleri beklemeli... Size somut tekrar bir örnek vereyim: Diyelim ki, ben Oğuz Çetin’in geçen hafta bir televizyonda yaptığı Alex-Hagi kıyaslamasını, biraz gereksiz ve aceleyle kullanılmış hatalı bir cümle olarak gördüm.
Ama ben bunu artık gündeme hiç getirmeyeceğim! Onun yerine Oğuz Çetin’in yıllarca seyrettiğim, milyonları ve beni hayran bırakmış, sahada gösterdiği olağan dışı futbol zekasını ve kariyeri boyunca yansıttığı kalitesini, altı kişiyi oyundan düşüren ara paslarını hatırlamayı ve özellikle hatırlatmayı tercih edeceğim! İnsanların farklı düşünceler taşıyabileceğini bütün bu duyguların geçmişte kalmış insani gri alanlar oluşturabileceğini kabul edeceğim. Fenerbahçe’nin yeni “futbol aklı” olacak olan tarihimizin gururu bu büyük yıldızımızı, güven içinde daha da parlatmak ve onun kimliğini yeni kuşaklara anlatmak benim için önemli olacak!

Ben artık bu konuyu bir tekrar gündeme taşıyıp bir gürültü ya da bir serzeniş konusu bile yapmayacağım, yeter ki hiç kimse yarın öbür gün Alex’e karşı bir hata yapmasın İstanbul’a, “evine” geldiğinde…

Önümüze bakmamız lazım ve sürekli olarak başı-sonu olmayan hiçbir şekilde tamamen bitmesi mümkün olmayan eski defterleri açıp sürekli “Sen şunu demiştin ben bunu demiştim o onu demişti şimdi de bunu diyor Ayşe de dün Ahmet’i destekliyordu halbuki bugün Mehmet’i destekliyor bu ne turşu?” gibi cümleler kullanmamaya dikkat etmek lazım!

İşte bunları dilimizden kaldıracağız arkadaşlar! Kenetlenerek artık önümüze bakacağız eski defterleri hesapları kavgaları gürültüleri elimizden geldiği kadar tekrar gündeme taşımayacağız; yeter ki birisi zorla burnumuzdan aşağı sokmaya çalışmasın! Önümüze bakacağız, rakibe bakacağız, statta 12. adam olarak o gücü de X2 yapmaya çalışacağız, Ankara’yı ve hakemleri ve soyunma odası koridorunu da Aziz Başkan’a bırakacağız!

Bu şekilde Fenerbahçe’yi şampiyonluk kupasını gerçekten inanıyorum ki kaldırabilecek!
Aziz Başkan, nasıl 2001 yılında dört yıldır şampiyon olan Galatasaray’ın önünü kesebilmişse, bu yıl da aynı şekilde bu başarıyı tekrarlayacak!
Lütfen bu düşünceleri inanarak yayalım kenetlenelim!"

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler