Samsunspor Kulübü Başkanı Yüksel Yıldırım, katıldığı canlı yayında Kulüpler Birliği toplantısında Fenerbahçe Başkan Vekili Barış Göktürk'le tartışmasına açıklık getirdi. Yıldırım, sert ifadeler kullandı.
Kırmızı beyazlı kulübün başkanı Lider Haber'deki programda şöyle konuştu:
"Kulüpler Birliği uzun süredir toplanmamıştı. Sezonun ilk toplantısıydı. Trafikte kaldım biraz, 15 dakika geç geldim. İçeri girerken kapı ağzında Abdullah Kavukcu ve Dursun Özbek ayağa kalktı, sarıldılar, yerime geçtim oturdum. Dinledim. Onlar başlamıştı. Konular tek tek gidiyordu, kuralları konuştuk, MHK'yi konuştuk, yabancı oyuncu sayısı konuştuk, vergiler üzerine konuştuk, TV yayın haklarını konuştuk, yeni ihaleyi konuştuk. Genellikle o tür şeyleri konuştuk. Yeni kuralları konuştuk falan. Sonra da dağıldık. Konudan konuya geçerken olmaması gereken şey oldu, üzüldüm. Niye üzüldüm? 18 tane kulübün temsilen başkan veya başkan yardımcısı vardı, hepsi oradaydı, hepsinin gözü önünde oldu. Olanlar açık ve net. Aziz Yıldırım yerine Barış Göktürk ve Mahmut Uslu vardı. Trabzonspor 3, Beşiktaş 2 kişiydi. 25 kişi filan vardık orada. 3 senedir katılıyorum, böyle bir tartışma ilk defa oldu Kulüpler Birliği'nde. Üzücü olan o."
"EN TERS VE SERT KONUŞAN İNSAN OLDUM"
"Ali başkan döneminde mesela Dursun Başkan ile tartışma olmuştu, araya girmişik. Gayet güzel şeyler oluyordu. Tartışıyorduk ama böyle şahsi bir şey olmamıştı. Hayatımda ilk defa Mahmut Uslu Bey ile ve Barış ile orada ellerini bile sıkamadım geç geldiğim için, tebrik edemedim. Benim taraftakileri sıkabildim, karşı tarafı sıkamadım. Hatırlamıyorum ne oldu, konuşmalar sırasında bir şey oldu. Mahmut Ağabey oradan 'Bırak, sen mimlisin, mimlenmişsin' dedi. Ben şaşırdım. Belirli süre sonra konu açıldı, ben tepkili bir şekilde TFF ve MHK üzerinde konuşurken, en ters ve en sert konuşan insan oldum. Kimse bunu söylemiyor. Herkes Barış Bey ile tartışmamı söylüyor, saçmasapan bir şey. En can alıcı nokta, 'Kardeşim bizim oylarımız fazla, 8'er oyumuz var, etki ettiğimiz kulüpler var, biz bizi yönetecek kurumu seçiyoruz, bu kurum bizimle iş birliği içinde olacağına farklı bir kimliğe bürünüyor. Biz de karşı gibi oluyoruz. Milyar dolarlık bir sektör. Herkes borç içinde, herkes can çekişiyor. Ortak noktasımız Türk futboluyken adamlara biz yalvarıyoruz. Fenerbahçe ayrı gidiyor yalvarıyor, Galatasaray ayrı gidiyor yalvarıyor, Beşiktaş ayrı gidiyor, Trabzon ayrı gidiyor. Anadolu takımlarından giden var yok bilemiyorum. Dört büyükleri medyadan duyuyorum. Bu kadar talep gidiyor, TFFF kimseyi takmıyor. TFF'ye birlikte gidelim, tek gidince olmuyor. Tavrımızı koyacağız, kardeşim sizi buraya biz getirdik. Amacımız Türk futbolunun değerini artırmak. Bunlar varkan 10+4 istemiyoruz, biz söyledik, siz kabul ettiniz diyorlar. Bu Kuran-ı Kerim değil ki. O gün doğruydu, bugün 10+4 yanlış. Ya bizi destekleyecek bunlar. Biz isteyeceğiz yapacaklar, bitti bu.
18 kulübün hepsi 10+4'ü kabul etmediğimizi hemfikir olduk. 10+4'e herkes karşı. Çoğunluk sayının artırılmasını istedi. Dediler ki 'limit kalksın, niye limit var' dediler. Mahmut Uslu orada çok güzel bir şey söyledi, takdir ettim. İnsanların yüzüne harika diyemiyorsun, tartışma yarattılar orada. 'Ben hangi ülkeye, hangi dünya futboluna Türkiye'de hizmet edeceğim, genç yabancıları alıp yetiştireceğim, adam çekecek, biz yetiştirici olacağız.' dedi. Artı dört olmasın dedi. Çok güzel bir fikirdi bu. Konuşamadık orada. Limit kaldırılsın teklifine bazı Anadolu kulüpleri karşı çıktı. Ara çok açılır, mücadele edemeyiz dediler. Kocaelispor Başkanı Recep Bey de güzel konuştu. 'Limit olsun ama limit kulüpleri ne üzsün ne sıkıntıya soksun.' dedi. Büyük kulüplerin, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın dışarıya verdiği kiralık oyuncular vardı. Bunları gönderirken para verip göndeceksin, alırken zaten manyak bir para verdiler. Şimdi yer açacak, yeni gelen hoca istemiyorum diyecek. Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin hocası olsam ben, Trabzonspor ve Galatasaray'ın hocaları eski diye söylüyorum. Eli kolu bağlı yeni hocaların, 10 tane adam ne Fenerbahçe'yi ne Beşiktaş'ı şampiyon yapar. Onlar da biliyor, sayının değişmesi gerektiğini söylüyorlar. Orada 'Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'ne gidecek, ön eleme oynamayacak. Galatasaray, 4 yabancıyı belki kupada oynatır belki ligde.' dedim. Yazık, ülke puanı yukarı gitmiyor. Biz ve Göztepe gidemiyor. Samsunspor, 5 yılda toplanan puanı 1 yılda topladı Avrupa'da. Avrupa'yı çok istiyorduk, başarılı olacağımıza inanıyorduk. Avrupa'da 8-9'uncu takım gidiyor.
10+4 yerine 12+2 olsun en kötü dendi, mümkünse 12+5 olsun dendi, çok kulüp buna sıcak bakıyor. 12+2 ile 12+5, sanki TFF tarafından uygun görülecek gibi gözüküyor. İbrahim Başkan ile konuştum cuma gecesi. Üzüldüğünü söyledi tartışmadan dolayı. 'Üzülecek bir şey yok, Türk futbolu için tartıştık' dedim. 'Siz anlaşın, biz gerekeni yapmayı düşünüyoruz' dedi."
"FENERBAHÇE MEDYASI KAFAYI TAKMIŞ"
"Ben Fenerbahçe'ye karşı demeç vermiyorum. Televizyonda insanlar Fenerbahçe soruyor, ben de gördüğümü söylüyorum. Fenerbahçe düşmanlığım yok kardeşim. 500 kere söyledim. Fenerbahçe medyası bana kafayı takmış. Bana bugün yazılar geliyor, paralı trolleri tutmuşlar, Yüksel Yıldırım'a saldırıyorlar. Ben Aziz Başkan'ı aradım, ben aramışım gibi haber yapılmış, özür dilemişim. Arayacaktım ama aramadım yazılanlardan dolayı. Bana terbiyesizlik yapılıyor. Fenerbahçe medyasında bazı doldurulmuş paralı insanlar var. Bu insanlar tavrını düzeltmediği sürece, TV'de bana 'Galatasaraylı mısınız?' deniyor. Böyle salakça sorular sorulduğu sürece bu tartışmalar bitmez. Beşiktaş taraftarı bana kan kusuyor. Sergen Hoca döneminde 'Beşiktaş'ı yenmeye geliyorum' dedim, söylenmedik laf kalmadı. Biz Beşiktaş'ı, Galatasaray'ı, Fenerbahçe'yi, Trabzonspor'u yenersek dünyanın sonu mu. Başakşehir şampiyon oldu, bir daha yapmıyorlar. Biz de şampiyon olacağız, olacağız.
"GALATASARAY'I BIRAKTIM, YETER ARTIK"
"Sosyal medyada pislik var. Yalan haber yazıyorlar. Yüksel Yıldırım'a tüm Türkiye hakaret ediyor Galatasaraylı diye. Ben Galatasaray'ı bıraktım, Beşiktaşlı oldum, haydi ne diyecekler şimdi. Bu saatten sonra ben Beşiktaşlıyım haydi buyurun. Beşiktaş'ı yenmeyecek miyim, maç mı satacağım, böyle salaklık olur mu! 1960 yılında doğmuşum, Samsunspor kurulmamış. 1965'te kurulmuş. Mahallede çocuklar biri Fenerbahçe biri Galatasaray olurdu. Brian Birch döneminde Galatasaray 3 sene üst üste şampiyon oldu, benim jenerasyonum Galatasaraylı oldu. Şimdi Galatasaray üst üste 5 sene şampiyon oluyor, yeni nesil çocuklar Galatasaraylı oluyor. Bu iş böyle. Bunları ben öğretmeyeyim. Biz radyodan maç dinliyorduk. Param yoktu, Toraman tepesinden bir kale arkasını görüyorduk. Çocukken Galatasaray'ı tuttuk diye beni idam ediyorlar. Yeter artık.
Evet dedim. Kulüpler Birliği ilk toplantısında kavga çıktı. Kim tarafından, Fenerbahçe'nin yeni yönetiminden. İlk etapta 'Sen yenisin', 'Sus konuşma', 'Dinle' böyle ukala tavırlarla gelince şaşırdık, herkes birbirine bakıyor. Ben de ister istemez tepki koydum, tartışma çıktı. '3 senedir biz buradayız böyle bir kavga hiç olmamıştı' dedim. Maç sonrasın Acun Ilıcalı 'yapı yapı' diyordu, Ali Koç veya Fenerbahçe yönetiminden insanlar konuştular falan ama 'daha ilk tanışmadan bu kavga oluyorsa Allah yardımcımız olsun. Sezon başlar, kazara hakemler Fenerbahçe aleyhine düdük çalarsa, Galatasaray için çalınmazsa eyvah. Bu sezon bol bol Barış Bey ve Mahmut Bey'i televizyonlarda görürüz, kavgalar çıkar, saldırılar çıkar, bu sene daha kötü olur.' dedim. 1 senelik yönetim, şampiyon olsalar da olmasalar da seçimler olacak. Onun için onların tek hedefi şampiyonluk, başka hedefi yok. Fenerbahçe bu sene şampiyon olursa problem yok, olmazsa inanılmaz kavga olur. Bunu söylemek istedim."