İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Tel Aviv yönetiminin tüm itirazlarına rağmen ABD'nin İran ve Lübnan cephelerini birbirine bağladığını itiraf etti.
Gazetecilerle bir araya gelerek açıklamalarda bulunan Katz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında İran ve Lübnan konulu dört telefon görüşmesine şahit olduğunu kaydetti.
Katz, İran'ın Lübnan konusunda ABD'den İsrail'e baskı yapmasını istediğini, Trump'ın İran ile Lübnan arasında bağlantı kurmaya çalıştığını fakat söz konusu telefon görüşmelerinde Netanyahu'nun buna direndiğini ileri sürdü.
Lübnan'da Hizbullah'ı bitirmek için sadece Lübnan'ın güneyi ve başkent Beyrut'un Dahiye bölgesiyle sınırlı olmayan saldırılar düzenlemeyi planladıklarını aktaran Katz, buna karşın Hizbullah'ın talebiyle İran'ın iki cepheyi birbirine bağladığını savundu.
Katz, buna karşı Netanyahu'nun Beyrut'a saldırı düzenlememeyi kabul ettiğini fakat "cerrahi saldırılar" düzenleme ısrarını sürdürdüğünü iddia etti.
ABD Başkanı Trump'ın baskısıyla İran ve Lübnan cephelerinin birbirine bağlandığını itiraf eden Katz, "Bu bağlantıyı kurduğumuz için pişmanım ancak bu ABD'nin menfaatineydi. Ortaklık yoluna gittiğinizde, bunun avantajları olduğu gibi belirli kısıtlamaları da vardır." iddiasında bulundu.
Öte yandan Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre Katz, İran'ın İsrail'e saldırı düzenlemesi durumunda güçlü şekilde karşılık vereceklerini belirterek, "Başkan Trump'ın izlediği yolda, ona engel olan taraf olmak istemiyoruz." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, yarın ABD ile İran arasında Katar'da yapılacak mutabakat zaptı görüşmelerine ilişkin, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Bunu göreceğiz." dedi.
Trump, Beyaz Saray'da otomobil üreticilerinin araç verilerini kilitlemesini ve belirli tamir araçlarını zorunlu kılmasını kısıtlamasına karşılık tüketicileri korumayı amaçlayan başkanlık kararnamesinin imza töreninde soruları cevapladı.
ABD ile İran heyetleri arasında Katar'ın ın başkenti Doha'da yarın yapılacak mutabakat zaptı görüşmeleriyle ilgili bir soruya Trump, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Bunu göreceğiz." şeklinde yanıt verdi.
Beyaz Saray, ABD ile İran arasında yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacak mutabakat zaptı görüşmelerine Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'in katılacağını açıkladı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Fox News kanalına mülakat verdi.
Leavitt, "Özel Temsilci Witkoff ve Jared Kushner, mutabakat zaptı görüşmeleri için bu hafta Doha'ya uçacaklar. Bu üst düzey görüşmelerin yanı sıra teknik görüşmeler de yapılacak." ifadelerini kullandı.
ABD'nin ateşkesin gereğini yerine getirdiğini ancak şiddete karşı şiddetle karşılık verileceğini savunan Leavitt, "Başkan'ın talimatıyla ABD ticari gemilere yönelik saldırılara karşılık verdi ve bu devam edecek ancak umarız bunu görmeyiz. Başkan açıkça barış sürecinin işlemesini istiyor." dedi.
Görüşmelerin yapılıp yapılmayacağına dair taraflar arasındaki bu tezat, 60 günlük uygulama süresi tanınan 14 maddelik mutabakat zaptının ne kadar hassas bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Üst düzey bir İranlı yetkili, İsviçre’de yapılan önceki teknik görüşmelerin aksine bugün Doha’da yapılması muhtemel temasların doğrudan Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ve gerilimi düşürmeye odaklanacağını iddia etti.
Planlamalar hakkında bilgi sahibi bir başka kaynak ise ABD ve İran teknik heyetlerinin çarşamba günü Katarlı ve Pakistanlı arabulucularla ayrı ayrı bir araya gelmesinin beklendiğini aktardı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkeden uzman düzeyinde bir teknik heyetin bu hafta Doha’ya gideceğini doğruladı ancak bu ziyaretin Amerikalıların programıyla hiçbir ilişkisi olmadığını vurguladı. Bekayi, "Henüz nihai bir anlaşmanın müzakere edilmesi aşamasına gelmedik," dedi.
Tahran'ın diplomatik takvime şerh düşmesinin arkasında, mutabakat metnindeki teknik maddelerin uygulanış sırasına dair anlaşmazlıklar yatıyor.
Sözcü Bekayi, ABD-İran mutabakat zaptının 13. maddesi uyarınca, nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlayabilmesi için öncelikle 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelerin yürürlüğe girmesi gerektiğini belirtti. İranlı heyetin Doha’ya yapacağı ziyaretin tamamen bu teknik takiple ilgili olduğunu vurgulayan Sözcü, ABD heyetinin Katar ziyaretinin kendileriyle bir ilgisi olmadığını savundu.
Konuya ilişkin açıklama yapan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da "ABD taahhütlerine sadık kalırsa İran da kalacaktır" diyerek yeşil ışık yakarken, tehditlere karşı da Tahran'ın kararlılıkla yanıt vereceği uyarısında bulundu. Pezeşkiyan ayrıca, Katar’da tutulan 12 milyar dolarlık dondurulmuş İran varlığının yarısının Tahran’a iade edileceğini açıkladı. Ancak bu husus Washington kanadında hâlâ çelişkili açıklamalara sahne oluyor.
ABD Başkanı Donald Trump da sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın toplantı talebinde bulunduğunu, toplantının bugün Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını belirtmişti.
İran'dan gelen son açıklamalara göre Tahran, Doha'ya heyet gönderecek. Ancak bu görüşmede İranlı temsilcilerin ABD heyetiyle bir araya gelmeyeceği belirtildi. Heyetlerin yalnızca arabulucu Katar aracılığıyla temaslarda bulunacağı vurgulandı.