Ana içeriğe geç

İşkence ağır sessizlik daha da ağır

İBB Davası’nda Medya A.Ş. yöneticileri İpek Elif Atayman ve Fatoş Pınar Türker maruz kaldıkları işkenceyi anlattı. Çocuklarıyla tehdit edilen, çıplak aramaya maruz kalan, kelepçeli nakledilen, yerlerde yatırılan iki kadın bürokrata işkence yapılmasıyla ilgili yetkililer sessiz.

İşkence ağır sessizlik daha da ağır
Fayn
16

İBB Davası’nın 13. haftasında savunma yapan Medya A.Ş. yöneticileri İpek Elif Atayman ve Fatoş Pınar Türker maruz kaldıkları işkenceleri anlattı.

Türker’in savcı tarafından çocuklarını göremeyeceğine yönelik tehdit edildiğini dile getirmesi, çıplak arama ve yerde yatırma gibi iddiaları ile Atayman’ın savunmasındaki sekiz saat kelepçeli cezaevi nakil süreci davayı takip edenleri derinden etkiledi.

2002’de “işkenceye sıfır tolerans” vaadiyle iktidara gelen ve o günden bugüne kesintisiz iktidarda olan AK Parti yöneticilerinden ve yetkililerden ise herhangi bir açıklama gelmedi.

“Bileklerim morardı, yerde yattım”

Savunmasını yapmak için kürsüye ilk gelen isim Medya A.Ş.’nin 15 aydır tutuklu eski genel müdürü İpek Elif Atayman oldu.

Atayman, aylık tutukluluk incelemelerinde hakimlerin kendisini dinlemediğini anlattı.

“SEGBİS (Sesli ve görüntülü sistem) yoluyla yapılan duruşmalarda, savunma yapmaya çalıştığım hakimlerin bir kısmı beni hiç dinlemedi. Hakkımdaki somut suçlama ve delillerin ne olduğu yönündeki sorularım, tarafıma soru sorulması taleplerim cevapsız kaldı. Bir kısmı da söylediklerimi kısaca tutanağa yazdırdıktan hemen sonra tutukluluğun devamına karar verip bağlantıyı kesti.”

Atayman, tutuklandıktan sonra önce Silivri’de hücrede kaldığını, bayram öncesi ise cezaevinden nakil işleminde maruz kaldıklarını anlattı.

“Zorlu bir yolculukla Afyon'a götürdüler. Bu yolculuk sekiz saat, ellerim kelepçeli bir halde, kafes gibi bir kabinde sürdü. Cezaevine ulaştığımda bileklerim morarmıştı. Yaptığım suç duyurusundan da herhangi bir sonuç çıkmadı. Yerleştirildiğim, çoğu madde bağımlısı ve satıcısı kişilerin olduğu kalabalık koğuşta günlerce yerde yattım. Hiçbir bağlantım olmayan Afyon'daki cezaevinde; oğlumdan, annemden, babamdan uzakta, avukatlarımla oldukça sınırlı iletişim kurarak bugünlere geldim. Bu dosyanın en uzağa sürülen sanığı oldum. Talep etmememe rağmen Silivri'den Afyon'a götürüldüm ve Silivri'ye geri nakil talebim de reddedildi.”
Kaynağa Git

İlgili Haberler