Küresel emtia piyasaları, ABD’den gelen güçlü istihdam verileri ve Hürmüz Boğazı'nda tırmanan jeopolitik risklerin gölgesinde sert bir satış dalgasıyla sarsıldı. ABD'de tarım dışı istihdamın beklentileri aşarak 172 bin seviyesinde gerçekleşmesi, yüksek faiz ortamına rağmen Amerikan ekonomisinin direncini koruduğunu ortaya koydu.
Bu durum, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasında "şahin" duruşunu sürdüreceği ve faiz indirimlerini yılın ilerleyen dönemlerine öteleyeceği beklentisini tırmandırdı. Güçlenen dolar endeksi ve yüzde 4,5'in üzerine fırlayan ABD 10 yıllık tahvil faizleri, faiz getirisi olmayan değerli metallerin cazibesini yerle bir etti.
Uzun süreli yüksek faiz baskısıyla yatırımcıların kaçtığı değerli metallerde ons bazında çok sert kayıplar yaşandı; gümüş yüzde 9,8, paladyum yüzde 9,4, platin yüzde 7,4 ve altın yüzde 4,7 oranında değer kaybetti. Klasik güvenli liman olan altın, jeopolitik gerilimlere rağmen güçlü dolar ve yüksek faiz kıskacından çıkamadı.
BAZ METALLERDE ÇİN VE DOLAR KISKACI BASKIYI ARTIRDI
Endüstriyel üretim için kritik öneme sahip baz metaller de küresel satış baskısından payına düşeni aldı. Değerli metallerde olduğu gibi güçlü doların, dolar cinsinden fiyatlanan ürünleri diğer para birimlerine sahip alıcılar için pahalı hale getirmesi talebi bıçak gibi kesti.
Bu küresel baskıya, dünyanın en büyük metal tüketicisi olan Çin'den gelen karışık ekonomik sinyaller de eklenince kayıplar derinleşti. Çin'de imalat PMI verisinin tam sınırda, yani 50 seviyesinde kalması piyasalarda büyüme ve talep endişelerini körükledi. Hafta başında Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik riskleri fiyatları yukarı yönlü desteklese de makroekonomik verilerin ağırlığı kazançları sildi. Bakır fiyatları Çin'deki zayıf talep sinyalleriyle gerilerken, alüminyum haftalık kazanımlarını güçlü ABD verileri sonrası tamamen geri verdi. Nikel ise Endonezya'daki üretim artışı ve piyasadaki arz fazlası beklentileriyle ezilmeye devam etti. Tezgah üstü piyasada alüminyum yüzde 2,4, nikel Sec yüzde 2,2, bakır yüzde 2 ve kurşun yüzde 0,7 düşerken, çinko haftayı yatay seyirle kapattı.
ENERJİ KORİDORUNDA PETROL DİRENİRKEN DOĞAL GAZ ÇAKILDI
Küresel piyasalarda genel bir satış eğilimi hakimken, enerji piyasası jeopolitik risk havzası olan Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlilik nedeniyle diğer emtialardan ayrıştı. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığının can damarı olan boğazdaki arz endişeleri ile ABD-İran hattındaki müzakere belirsizlikleri, petrol fiyatlarında yukarı yönlü bir tampon oluşturdu.
OPEC+'ın kararlı üretim politikası, ABD’deki ham petrol stoklarının erimesi ve yaz sezonuyla birlikte seyahat talebinin artacağı öngörüsü petrolü destekledi. Her ne kadar diplomatik temas haberleri yükselişi sınırlasa da Brent petrolün varil fiyatı haftayı yüzde 0,7 artışla kapatarak dirençli bir duruş sergiledi. ABD doğal gaz piyasasında ise dış dünyadan ziyade iç dinamikler ve hava tahminleri rol oynadı. Depolama miktarındaki düşüşe rağmen, önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının düşeceği ve soğutma amaçlı elektrik talebinin zayıflayacağı beklentisi piyasada kar satışlarını getirdi ve doğal gaz fiyatı yüzde 1,9 geriledi.
TARIM EMTİALARINDA REKOLTE BOLLUĞU VE KAHVEDE SERT DÜŞÜŞ
Tarım emtiaları cephesinde ise hem doğanın cömertliği hem de finansal piyasaların sert rüzgarları fiyatları aşağı çekti. ABD genelinde tarımsal üretim alanlarında hava koşullarının son derece elverişli gitmesi ve buna bağlı olarak yüksek rekolte beklentileri arz tarafını rahatlattı.
Mısır ve soya fasulyesinde ekim hızının son beş yılın ortalamasını aşması piyasaya nefes aldırırken, gücüne güç katan dolar endeksi ABD menşeli tarım ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini baltaladı. Bu gelişmelerle Chicago Ticaret Borsası'nda mısır yüzde 6,4, soya fasulyesi yüzde 5,4, buğday yüzde 4,9 ve pirinç yüzde 1,7 değer kaybetti. Haftanın en çarpıcı hareketi ise kahve fiyatlarında yaşandı; en büyük üretici Brezilya'nın 2026-2027 dönemine dair güçlü üretim tahminleri ve üreticilerin hızlanan satışları nedeniyle kahve fiyatları yüzde 7,1 çakıldı. Pamuk yüzde 2,9, kakao yüzde 4,6 değer kaybederken, şeker yüzde 0,4'lük sınırlı bir yükselişle tarım grubunda pozitif ayrışan tek ürün oldu.
Odatv.com