Ana içeriğe geç

Marmara'da "dramatik" artış! Son 50 yılda 2,5 derece yükseldi

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, son yıllarda dünyada deniz suyu sıcaklıklarında ortalama 1,1 ile 1,5 santigrat derece artış kaydedildiğini belirterek, "En dramatik bulgu da Marmara Denizi'nde. Marmara Denizi'nde son 50 yıl uzun dönem ortalama deniz suyu sıcaklıklarından tam 2,5 santigrat derece bir artış rapor ediliyor. Bu dramatik bir artış" dedi.

Marmara'da "dramatik" artış! Son 50 yılda 2,5 derece yükseldi
Haber Global
16

NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın deniz suyu sıcaklıkları üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Son yıllarda, dünyada deniz suyu sıcaklıklarında ortalama 1,1 ile 1,5 santigrat derece artış kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Tecer, "Üç tarafı denizlerle çevrilen ülkemizdeki deniz suyu sıcaklıklarının son 50 yıldaki artış oranı ise 2,5-3 santigrat derecelere kadar çıkıyor. Ege ve Akdeniz'de son 50 yılda 1,5-2 santigrat derece ortalamaların üzerinde bir artış var. Karadeniz'de 1,3 santigrat derece bir artış söz konusu. En dramatik bulgu da Marmara Denizi'nde. Marmara Denizi'nde son 50 yıl uzun dönem ortalama deniz suyu sıcaklıklarından tam 2,5 santigrat derece bir artış rapor ediliyor. Bu dramatik bir artış" diye konuştu.

'HASTALIK YAPICI MİKROORGANİZMALAR ÇOĞALIYOR'

Deniz suyu sıcaklığının artmasının öncelikle insan sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tecer, "Öncelikle patojen popülasyonda bir artış meydan geliyor ki salmonella dediğimiz, kolera dediğimiz patojen hastalık yapıcı mikroorganizmalar deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla çoğalıyor. Bu da insan sağlığının riske sokulması anlamına geliyor. Diğer taraftan deniz suyunun sıcaklıklarının artması, deniz ekosistemlerindeki bütün dengeyi altüst ediyor. Buradaki yerli balık türlerinin ve yaşayan canlıların göç etmesine, bunun yerine istilacı türlerin, balon balığı gibi, aslan balığı gibi veya işte denizanaları gibi istilacı türlerin bu denizlerimize hücum etmesi sonucunu doğuruyor. Marmara Denizi kıyılarında gördüğümüz denizanası saldırılarının sebeplerinden bir tanesi budur" dedi.

'PROTEİNE BAĞLI GIDA GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE'

Prof. Dr. Tecer, artan deniz suyu sıcaklığının, başlı başına denizin içerisindeki çözülmüş oksijen konsantrasyonunu da azalttığına dikkat çekip, "Bu da daha oksijene hassas grupların burada yaşam alanlarının yok olmasına daha dayanıklı omurgasızların bu bölgeleri istila etmesine sebebiyet veriyor. Bir de biliyorsunuz denizlerimiz bizim protein depomuz. Üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkeyiz ve sofralarımıza koyduğumuz balıkların, proteinlerin büyük bir kısmını denizlerimizden temin ediyoruz. Bu ne demek? Bu da proteine bağlı gıda güvenliğinin tehlikeye ve riske girmesi anlamına geliyor. Deniz suyu sıcaklıkları buharlaşmayı da artırıyor özellikle yaz aylarında.

Kaynağa Git

İlgili Haberler