Çeşitli programlara katılmak üzere Ağrı'ya gelen İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İbrahim Çeçen Üniversitesi Selçuklu Konferans Salonu'nda İlim Yayma Vakfı tarafından düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı"nda konuştu.
Türkiye'nin eğitim altyapısının son 23 yılda önemli ölçüde güçlendiğini ifade eden Erdoğan, uluslararası değerlendirme programlarında elde edilen başarıların bunun en somut göstergesi olduğunu söyledi.
Erdoğan, dünyada eğitimde başarılı ülkeler incelendiğinde Türkiye'nin fiziki altyapı bakımından herhangi bir eksikliğinin bulunmadığını belirterek, "Son 23 yılda eğitime yapılan yatırımlar meyvelerini verdi. Türkiye, TIMSS ve PISA gibi uluslararası değerlendirmelerde her dönem yükseliş gösterdi. Bugün bazı alanlarda ilk 5'te, bazı alanlarda ilk 7'de ve ilk 10'da yer alan bir ülke konumuna geldik." diye konuştu.
23 yıl önce yaklaşık 300 bin olan derslik sayısının bugün 750 bine ulaştığını aktaran Erdoğan, öğretmen sayısının iki katından fazla arttığını, sınıflardaki öğrenci sayısının azaldığını ve her sınıfta akıllı tahta ile internet erişiminin bulunduğunu dile getirdi.
"EĞİTİM OKULUN SINIRLARIYLA SINIRLI DEĞİLDİR"
Eğitimin yalnızca okul ortamında gerçekleşen bir süreç olmadığını vurgulayan Erdoğan, bir çocuğun yetişmesinde aileye, sivil toplum kuruluşlarına ve toplumun tüm kesimlerine önemli görevler düştüğünü söyledi.
İlim Yayma Vakfı olarak 2011 yılından bu yana eğitim yöneticileri ve öğretmenlere destek sağlayacak çalışmalar yürüttüklerini anlatan Erdoğan, sportif faaliyetler, kültürel etkinlikler ve bilgi yarışmalarının çocukların gelişimini tamamlayıcı nitelik taşıdığını ifade etti.
Okul-aile birliklerinin okul yönetimi ve öğretmenlerle çatışma yerine eğitim süreçlerine destek vermesi gerektiğini belirten Erdoğan, sayıları 1 milyon 100 bini bulan öğretmenlerin yaptıkları işin değer gördüğünü hissetmelerinin motivasyon açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
"MESLEKİ EĞİTİM DAHA DA GÜÇLENMELİ"
İş dünyasının üniversite mezunlarının uygulama deneyimi konusunda çeşitli sorunlar yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, bazı işverenlerin yeni mezunları yeniden eğitmek zorunda kaldığını söyledi.
Üniversitelerin bu değişime uyum sağlaması gerektiğini belirten Erdoğan, mesleki eğitimin lise döneminde daha fazla ağırlık kazanmasının üretim açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Üniversitelerin araştırma ve geliştirme alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını dile getiren Erdoğan, TÜBİTAK destekleri, sanayi iş birlikleri ve teknoparkların bu sürecin önemli unsurları olduğunu söyledi.
ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERİN TÜRKİYE'YE KATKISI
Türkiye'de 350 binden fazla uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Erdoğan, bu öğrencilerin hem ekonomiye hem de Türkiye'nin uluslararası ilişkilerine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Uluslararası öğrencilerin yıllık ortalama 5 bin dolar harcama yaptığını dile getiren Erdoğan, bunun Türkiye ekonomisine yaklaşık 4 milyar dolarlık katkı sağladığını söyledi.
Türkiye'nin mevcut üniversite kapasitesiyle çok daha fazla uluslararası öğrenci çekebilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen öğrencilerin Türkiye'nin gönüllü elçileri haline geldiğini belirtti.
"TÜRKİYE GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDA"
Türkiye'nin araştırma ve geliştirmeye ayırdığı kaynakların son 23 yılda önemli ölçüde arttığını ifade eden Erdoğan, savunma sanayiinde elde edilen teknolojik başarıların farklı alanlarda da görülmeye başlandığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin bugün 1,6 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştığını, satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11'inci büyük ekonomisi konumunda bulunduğunu belirten Erdoğan, kişi başına milli gelirin de 20 bin dolar seviyesine yükseldiğini ifade etti.
Türkiye'nin yalnızca ekonomik gücüyle değil, jeopolitik konumuyla da dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, güçlü bir ülke olmanın ve birlik içinde hareket etmenin önemine dikkati çekti.
Komşu ülkelerle iyi ilişkiler, karşılıklı güven ve ticaret temelinde iş birliklerini geliştirmeyi arzu ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bulunduğu bölgede istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinin yanında yer almaya devam edeceğini söyledi.
"SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI GENÇLEŞMELİ"
Sivil toplum kuruluşlarının gençleşmesinin en önemli gündemlerden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, gençlere yönelik faaliyet yürüten kuruluşların yönetimlerinde de gençlerin yer alması gerektiğini belirtti.
Tecrübeli isimlerle birlikte gençlerin de karar alma mekanizmalarında bulunmasının çalışmaları daha etkili hale getireceğini dile getiren Erdoğan, gençleri gönüllülük faaliyetlerine katılmaya ve sivil toplum kuruluşlarını daha yakından tanımaya davet etti.
Gençlere yönelik faaliyet gösteren vakıf ve derneklerin çalışmalarını daha görünür hale getirmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, birçok gencin bu kuruluşların kendilerine kapalı olduğunu düşündüğünü ancak önemli bir bölümünün toplumun her kesimine açık şekilde faaliyet yürüttüğünü sözlerine ekledi.