Ana içeriğe geç

İBB davasında 55. celse | İmamoğlu: Ne ayakkabı kutularımız ne gizli kasalarımız var

İBB davasında söz alan Ekrem İmamoğlu, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılarak işkence edilmesine değindi. İktidara yakın medyada çıkan haberlerin sanıkları ve ailelerini hedef haline getirdiğini belirten İmamoğlu önlem alınmasını istedi

İBB davasında 55. celse | İmamoğlu: Ne ayakkabı kutularımız ne gizli kasalarımız var
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek- CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 59'u tutuklu 414 kişinin yargılan yargılandığı İBB davasının 55. celsesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülüyor.

İMAMOĞLU'NDAN ERHAN KARAAL AÇIKLAMASI

Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, evinin önünden kaçırılarak işkence edilen İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal hakkında konuştu. İmamoğlu, "Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı kaçırıldı. Açıkçası bazı detaylarına da ben sabah erken dinlediğim ve okuduğum haberlerden, bir de burada da dinlediğim detaylardan haberdar oldum. Ne yazık ki ağır işkenceye maruz kalmış. Yoğun bakımda ve maruz kaldığı işkence biçiminde neredeyse 36 saat susuz bırakılması, tırnaklarının çekilmesi ve büyük bir işkenceye tabi tutulması söz konusu. Dün burada Barış Bey özellikle yandaş medyadaki kışkırtıcı ve hedef gösterilen bir biçimde beyanlarla ailelerinin tehdit altında olduğunu ve öyle hissettiğini ifade etmişti. Esasen ben de kendimi ayıpladım biraz. Meseleyi hafiften aldığımı düşündüm bunları öğrenince. Ki dün yine Ali Rıza Dizdar Bey, Serdal Taşkın ile ilgili de benzer bir uyarıyı yaptığında ben yine meseleyi biraz rutinde karşıladım, tahmin diye karşıladım ama mevzunun ciddiyeti oldukça yüksek" dedi.

İKTİDAR MEDYASINA TEPKİ: ARTIK AZMETTİRİCİ KAYNAĞA DÖNÜŞMÜŞTÜR

İktidar medyasına tepki gösteren İmamoğlu, "Bu sabah bu elde ettiğim bilgiler doğrultusunda ifadelerde, işte '200 kilo altın nerede, 500 kilo altın nerede, para nerede?' diye işkencelere maruz tutulan insanlar, daha doğrusu bu işi yapan insanların bu şekilde soruları sorduğu ve ben de simaen tanıdığım ama kendisini kişisel olarak tanımadığım Genel Müdür Yardımcısı'nın ifadelerinde bunları duyduk. Açıkçası buna sebep olan koşullar söz konusu Sayın Başkan, Sayın Heyet. Bu da süreç devam eden iddianame ya da benim ifademle iftiranameden kaynaklı ve bunu kendine her gün saçma sapan bir haber kaynağı olarak gören, medyada yazan, çizen ve konuşan insanlar, bu rakamları manşetten duyuruyorlar. İşte Akit, Sabah gibi birtakım mecralarda, rakam vererek yani milyarlar yazarak, 'Şu kadar altın' diyerek bunu duyurmaları ve sanki böyle bir hesap varmışçasına yapılan anlatı, gerçekten artık çok büyük bir suç olmaktan çıkmış, artık azmettirici kaynağa dönüşmüştür. Bu azmettirici kaynağın sebebi de az önce ifade ettiğim kurumlardır" diye konuştu.

'BURADAKİ İNSANLAR VE AİLELERİ HEDEF HALİNE GELDİ'

Çıkan haberler nedeniyle İBB davası sanıkları ve ailelerinin hedef haline geldiğini söyleyen İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buradaki bulunan insanların ve ailelerinin hedef haline geldiğinin altını çizmek isterim. İddia makamı dahil, herkes artık çok büyük bir zan altındadır. Kazılan tarlaları, içi aranan kuyuları biz tutuklu kaldığımız yaklaşık 17 aylık süreçte yaşadık. Bunu yapan, televizyonlarda bunu konuşan meczupların hakkında bulunduğumuz hiçbir suç duyurusu, hiçbir dava karşılık bulmamıştır. Yüzlerce başvurumuzdan bir tanesi dahi (en ağır hakaret, en ağır küfür, en ağır iftira) dahi karşılık bulmadığını, son dönemde 50-100 tanesinin nasıl bir sistem ki aynı savcıya düşürülüp, aynı şekilde 'Kovuşturmaya gerek yoktur' diye karşılık bulduğunu söylemiştim."

'BİZİM NE AYAKKABI KUTULARIMIZ NE GİZLİ KASALARIMIZ VAR'

İmamoğlu, "Bu noktada Türkiye'nin bütün, tepeden tırnağa herkesi uyarıyorum. Sizin de bu konuda bilgi sahibi olmanızı istiyorum. Sizin yapabileceğiniz bir şey varsa da yapmanızı öneriyorum çünkü bu davanın bir parçası bu mesele. İddia makamını uyarıyorum, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı uyarıyorum. Bu mesele çok mühimdir. Gerekli kurumların harekete geçmeye mecburiyeti olduğunu düşünüyorum, davet ediyorum. Hızlıca insanların can tehdidini ve oluşan bu gerçekten dehşet verici, işkenceden cinayete varacak kadar ileriye götürecek zihniyete sahip insanları harekete geçiren iftiracıların, dünkü arkadaşımızın ifadesiyle 'pişmancıkların' veya bunların aparatlarıyla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını önemsiyorum. Zira mesele ağırdır. Buradan da ilan ediyorum: Bizim ne ayakkabı kutularımız vardır ne gizli kasalarımız vardır ne de açıklanmayan tapularımız vardır. Lütfen bütün kurumlar insanların korku ve tehdit altında olduğu bu iklime son verici tedbirler alsınlar."

KÜLTÜR A.Ş. GENEL MÜDÜR YARDIMCISI SAVUNMASINA DEVAM EDİYOR

Duruşma Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer savunmasıyla devam ediyor. Dün rahatsızlana Doğruer, savunmasına ara vermişti. (POLİTİKA SERVİSİ)

Kaynağa Git

İlgili Haberler