FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçerken, Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nin eski MİT mensubu Zeki Kıratlı hakkında verdiği gerekçeli kararda, Rusya'nın eski Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastına ilişkin kapsamlı değerlendirmelere de yer verildi.
Mahkeme, eski MİT mensubu Zeki Kıratlı'yı, devletin gizli kalması gereken bilgilerini "siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Gerekçeli kararda, FETÖ'nün devlet kurumlarına sızarak yürüttüğü faaliyetlerin yalnızca örgütsel yapılanma değil, casusluk boyutu da taşıdığı değerlendirmesi yapıldı.
ÖRGÜT KARLOV'UN HER ADIMINI TAKİP ETTİ
Kararda, 19 Aralık 2016'da Ankara'da düzenlenen ve Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un yaşamını yitirdiği suikastın, örgütün istihbarat yapılanmasıyla bağlantılı olduğu yönündeki tespitlere yer verildi. Mahkemeye göre, örgüt üyelerinin Karlov'un koruma kullanıp kullanmadığı, konutundan çıkış saatleri ve kullandığı araçlara ilişkin bilgileri temin ederek örgüt içerisindeki sorumlulara ilettiği belirtildi. Bu bilgilerin, örgütün üst düzey yöneticilerine kadar ulaştırıldığı ifade edildi.
SUİKAST İKİ YIL ÖNCEDEN HAZIRLANMIŞ
Gerekçeli kararda, suikasttan yaklaşık iki yıl önce Samanyolu TV'de yayımlanan "Nizama Adanmış Ruhlar" dizisinin 30 Aralık 2014 tarihli bölümünde, bir sergi salonunda büyükelçiye yönelik saldırı senaryosunun işlendiği kaydedildi. Kararda, dizide geçen bazı sahnelerin dosya kapsamında değerlendirildiği aktarıldı.
Mahkeme, saldırıyı gerçekleştiren polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş'ın, eylem öncesinde firari FETÖ mensubu olduğu belirtilen Abdullah Bozkurt tarafından yaklaşık dört ay boyunca Ankara Demetevler'deki bir evde yönlendirildiği yönündeki tanık beyanları ve delilleri de kararına yansıttı. Kararda ayrıca, Bozkurt'un saldırıdan üç gün önce sosyal medya hesabından yaptığı "Türkiye'de artık elçilikler güvende değil" paylaşımına da değinildi.
SUÇU BAŞKA ÖRGÜTLERE ATTILAR
Kararda, örgütün suikast sonrasında cinayetin farklı gruplar tarafından gerçekleştirildiği algısını oluşturmaya yönelik faaliyet yürüttüğü yönünde değerlendirmeler de yer aldı. Bu kapsamda Cemal Karaata, Atilla Öztürk, Temel Alsancak ve Abdullah Bozkurt'un da bulunduğu bir grubun suikast dosyası üzerinde çalışma yaptığı ve çeşitli internet siteleri üzerinden analizler yayımlandığı belirtildi.
Mahkeme kararında, suikastın emniyet ayağına ilişkin değerlendirmelerde de Temel Alsancak'a da işaret edildi. Dosyada, Alsancak'ın örgütün çeşitli yapılanmalarındaki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmeler aktarılırken, Karlov suikastıyla bağlantılı süreçte rol aldığı yönündeki tespitler de gerekçeli kararda yer aldı.
Gerekçeli kararda, MİT içerisindeki örgüt yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde ise mahrem imam olduğu belirtilen Hüseyin Kötüce ile MİT mensubu Vehbi Kürşad Akalın'ın, Karlov'a ilişkin bazı bilgileri temin ettiği ve örgüt hiyerarşisi içinde paylaştığı ifade edildi.
Mahkeme, dosya kapsamında yer alan tanık beyanları, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda, söz konusu eylemlerin devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk amacıyla temin etme ve açıklama suçlarının bir parçası olduğu sonucuna vardı.
Kararda ayrıca, iddianamenin kamuoyuna yansımasının ardından sızıntı zincirinde yer aldığı belirtilen Cemal Karaata'nın güvenlik endişeleri nedeniyle ABD'den Kanada'ya taşındığı ve dış dünyayla irtibatını büyük ölçüde kestiğine ilişkin tespitlere de yer verildi.