Muğla – Fethiye’de Emek ve Demokrasi Güçleri, Belediye Kültür Merkezi önünde yaptıkları açıklamada NATO’nun emperyalist politikalarına, halkları savaşla sürükleyen düzene, dünyaya dayattığı savaş politikalarına tepki gösterdi.
Açıklamaya Fethiye Emek ve Demokrasi Güçlerini oluşturan, DEM Parti, EMEP, FKDD, FKD, HAYFED, PSAKD, SMF, SOL Parti, Tüm Emekli Sen, TİP katıldı.
“NATO’nun dünyaya dayattığı savaş politikalarına ses yükseltiyoruz”
Burada yapılan açıklamada, emperyalist savaş politikalarına, halkları yıkıma sürükleyen düzene ve NATO’nun dünyaya dayattığı savaş politikalarına karşı Fethiye den ses yükselttiği belirtilerek, “Ankara’da düzenlenen ilerici güçlere, gençlere ve basın emekçilerine yönelik gerçekleştirilen işkence boyutundaki polis şiddetini, ablukaları ve ters kelepçeli göz altıları Fethiye’den lanetliyoruz” denildi.
“Ne yasakların ne de polis şiddeti bu memleketin yurtseverlerini susturmaya yetmeyecektir”
Saldırıların, halkın haklı öfkesini ve anti-emperyalist sesini sindirme çabası olduğu aktarılan açıklamada, ne yasakların ne de dün uygulanan polis şiddetinin bu memleketin yurtseverlerini susturmaya yetmeyecektir! ifadelerine yer verildi.
Baskıların yalnızca Ankara ile sınırlı olmadığı, günlerdir ülkenin dört bir yanında, NATO’ ya dikensiz gül bahçesi sunmak adına hukuksuzca yürütülen şafak operasyonların, ev baskınlarının ve kitlesel gözaltı dalgasıyla siyasi parti yöneticilerin, sendikacıların, hak savunucularının devrimci gençler ve basın emekçilerinin uydurma gerekçelerle hukuksuzca gözaltına alındığı ve tutuklandığı belirtilen açıklamada, “Halkın iradesini ve anti-emperyalist direnişini hapishanelerle bastırabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedir” denildi.
“Emperyalizmin bu yıkım politikaları yaşam alanlarımızın talan edilmesiyle de sürüyor”
NATO’nun, kurulduğu günden bu yana barışın değil savaşın; halkların kardeşliğinin değil emperyalist çıkarların kanlı aygıtı olduğu belirtilen açıklamada, “Milyonlarca insanın yaşamı emperyalist rekabetin bedeli haline getirilmiştir. Bizler biliyoruz ki; savaşlardan kazanan halklar değil; silah tekelleri, enerji şirketleri ve emperyalist güç odaklarıdır. Emperyalizmin bu yıkım politikaları, sadece sınır ötesinde bombalarla değil, yanı başımızda yaşam alanlarımızın talan edilmesiyle de sürüyor. Doğayı ve insanı sadece birer kâr aracı olarak gören bu vahşi kapitalist düzen, ülkenin dört bir yanında kıyıları, ormanlarını, tarım alanlarını ve su kaynaklarını rant uğruna yağmalıyor. Şirketlerin kâr hırsı için ekosistemi geri dönülmez biçimde yok eden yerel ekolojik yıkım projeleri ile dünya halklarını kana bulayan savaş endüstrisi, aynı sömürü mekanizmasının iki farklı yüzüdür” denildi.
“Ekonomik krizde halk açlığa itilirken, emperyalizmin savaş zirvesini şatafatla ağırlamak…”
“ En acı olanın bu iktidarın, sırf NATO zirvesi öncesinde emperyalist liderlere temiz ve bir vitrin sunabilmek uğruna, Ankara sokaklarındaki binlerce can dostumuzu, sokak köpeklerini katliam yasası kapsamında hukuksuzca ve zalimce toplatıp bilinmezliğe mahkûm etmesidir” denilen açıklamada, derinleşen ekonomik krizde halk açlığa itilirken, emperyalizmin savaş zirvesini şatafatla ağırlamak için sadece kamu bütçesinden bilinen 11,5 milyar lirayı aşkın devasa bir kaynak göz kırpmadan harcandığı aktarıldı.
“Asıl düşmanın emekçileri birbirine kırdırarak çıkar sağlayan kapitalist ve emperyalist düzendir”
Halkların birbirine düşman olmadığını; asıl düşmanın emekçileri birbirine kırdırarak çıkar sağlayan kapitalist ve emperyalist düzen olduğunu her yerde ifade ettiklerinin belirtildiği açıklamada, “Eşit, özgür ve barış içinde bir dünya ancak halkların ortak dayanışması ve kararlı mücadelesiyle mümkündür” ifadeleri yer aldı.
Savaşa, ranta ve emperyalist zirvelere değil; emekçiye, doğaya ve yaşama bütçe ayrılması istenen açıklamada “Tüm NATO üsleri kapatılsın ve Türkiye NATO’dan derhal çıkılsın” talebi ifade edildi.