MSB, Kıbrıs'ın güneyinde eğitim uçuşu düzenledi. Uçuş, Ada'da Türk karşıtı sloganlarla düzenlenen gösterilerin ve Kıbrıs meselesi nedeniyle artan gerilimin ardından geldi.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Her zaman, her yerde, göklerimizin yılmaz bekçileriyiz" ifadelerine yer verildi.
Aynı gün, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, TSK Komuta Kademesi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gitti. Güler, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından kabul edildi.
KIŞKIRTMANIN ARDINDAN GELDİ
MSB'nin eğitim uçuşu, Ada'da Rumların düzenlediği kışkırtmanın ardından geldi.
Dün gece bazı Rumlar, Metehan Sınır Kapısı'nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) Türk karşıtı sloganlar atmıştı. Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümüne günler kala atılan bu adım, Ada'da tansiyonu yükseltti.
Ellerinde Yunan bayrakları taşıyan grup, "Türkler Kıbrıs'tan dışarı" ve "Federasyona hayır" sloganları attı.
Gösteriyi organize eden gruplar, yayımladıkları programda 20 Temmuz’da Ledra Palace Sınır Kapısı’nda "Büyük Buluşma" adı altında toplanacaklarını duyurdu. Etkinlik programında, yürüyüş yapılmasının planlandığı belirtildi.
GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, olayın ardından 8 Ağustos’ta motosikletçilerle birlikte Derinya Sınır Kapısı’na gideceğini duyurdu. Hristodulidis, etkinliğin 1996 yılında Türk bayrağını indirmeye çalışırken bir Türk askeri tarafından öldürülen iki Rum’u anmak amacıyla düzenleneceğini söyledi.
GERİLİM ÜST SAFHADA
Avrupa Parlamentosu (AP) ise iki hafta önce, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'in liderliğini yaptığı Yeni Demokrasi Partisi'ne bağlı AP Milletvekili Eleonora Meleti'nin girişimiyle hazırlanan tasarısını, 575 lehte ve 33 aleyhte oyla kabul etti.
Kararla, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk askerleri tarafından cinsel istismara uğradıkları iddia edilen Rum kadınları ile kız çocukları, AP tarafından resmî olarak "suç mağduru" olarak tanındı.
Kararın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şiddetle kınıyorum. Bu karar yok hükmünde. Karar Türkiye ve KKTC’ye zarar vermez. AP'nin itibarını düşürür” dedi. Sözlerinin devamında Yılmaz, "Bugün Avrupa Parlamentosu’nda bu tür polemikler yapanlar önce Gazze’de yaşanan soykırıma baksınlar. Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 yılında bu harekâtı yapmamış olsa bugün Kıbrıs Türkleri, Gazzeli kardeşlerimizin yaşadıklarını yaşayabilirdi. Neler yaşadıklarını en iyi Kıbrıs Türkleri biliyor" ifadelerini kullandı.
DENKTAŞ'IN DANIŞMANI SON DURUMU ODATV'YE ANLATTI
KKTC'nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın danışmanı Hüseyin Macit Yusuf, son durumu Odatv'ye değerlendirdi. Rumların kışkırtmasını "Son derece vahim" olarak niteleyen Yusuf, bunun basit bir protesto veya yıl dönümü etkinliği olarak görülemeyeceğini söyledi.
"Son yıllarda Güney Kıbrıs’ta Türk ve Türkiye karşıtlığının özellikle genç kuşaklar arasında körüklendiğini endişeyle izliyoruz" ifadelerine yer veren Yusuf, "Aşırı milliyetçi grupların sözde anma etkinliklerini kullanarak KKTC sınır kapılarına dayanması, geçişleri engellemesi ve Kıbrıs Türk halkını tehdit eden sloganlar atması tesadüf değildir" diye devam etti.
Yusuf, Rum siyasetinin genel yaklaşımının da bu atmosferden bağımsız olmadığını belirterek, Rum liderliğinin uluslararası alanda uzlaşma mesajları verirken Kıbrıs Türk halkını "eşit bir siyasi taraf" olarak kabul etmediğini vurguladı.
'HEDEF RUM DEVLETİNİ BÜTÜN ADAYA YAYMAK'
Nikos Hristodulidis yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan Yusuf, Rum tarafının hedefinin iki toplumlu ve eşitlikçi bir ortaklık kurmak olmadığını belirtti.
Yusuf, "Hedefin Kıbrıs Türk halkıyla yeni ve eşitlikçi bir ortaklık kurmak değil, mevcut Rum devletini bütün adaya yaymak olduğu açıkça görülmektedir" ifadelerini kullandı.
"Bugün hala federasyon adı altında Kıbrıs Türk halkını Rum çoğunluğun yöneteceği bir yapıya sürüklemek isteyenlerin, Metehan’da atılan sloganlara dikkatle bakması gerekir" ifadelerini kullanan Yusuf, "Kağıt üzerinde yazılacak güvencelerin, toplumsal zeminde devam eden bu düşmanlık karşısında ne kadar dayanıklı olacağı sorgulanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
'TÜRK ASKERİ ADAYA HUZUR GETİRDİ'
20 Temmuz 1974 Barış Harekatı'nın yıl dönümüne de değinen Yusuf, harekatın Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağladığını ve adaya huzur getirdiğini ifade etti.
Türkiye'nin garantörlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadaki varlığının önemini vurgulayan Yusuf, Metehan'daki olayların bu konudaki hassasiyeti artırdığını belirtti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretine ilişkin de değerlendirme yapan Yusuf, BM'nin yalnızca Türk tarafına değil, Rum tarafındaki aşırı milliyetçi söylemlere de dikkat etmesi gerektiğini savundu.
'YENİ BİR DÖNEME GİRİLMELİDİR'
"Artık savunmada kalan değil, kendi siyasi hedefini açıkça ortaya koyan yeni bir döneme girilmelidir" ifadelerini kullanan Yusuf, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kabul edilmeden yeni kapsamlı müzakere süreçlerine başlamaması gerektiğini öne sürdü.
KKTC ve Türkiye'nin uluslararası tanınma konusunda daha kapsamlı diplomatik girişimler yürütmesi çağrısında bulunan Yusuf, "Kıbrıs Türk halkının geleceği, kendi devletinden vazgeçmekte değil; devletini korumakta, güçlendirmekte ve dünyaya kabul ettirmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Ulaş Fakir
Odatv.com