Avcılar Yeşilkent Mahallesi’nde, film senaryolarını aratmayacak cinsten bir şiddet olayı meydana geldi. 62 yaşındaki Meneş Tekin, sigorta acentesi işleten oğlu Aytekin Yayla’yı ziyaret etmek için iş yerine gitti. Bu sırada içeri giren bir adam, Tekin’e doğru yaklaşmaya başladı. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle tam 26 yıl önce boşandığı ve 17 yıldır hiçbir şekilde bağının kalmadığı eski eşi İbrahim Yayla'yı karşısında gören kadın, aradan geçen uzun yıllar nedeniyle tanıyamadı.

"DERDİM SENİNLE"
Eski eşinin "Kime bakmıştınız?" sorusuna, "Sana bakmıştım, benim derdim seninle" diyerek yanıt veren saldırgan, belinden çıkardığı bıçağı bir anda kadının boğazına sapladı. Aldığı bıçak darbesiyle boynundan yaralanan Meneş Tekin, can havliyle bıçağı tutarak şah damarının kesilmesini engellemeye çalıştı.
OĞLUNDAN HAYAT KURTARAN REFLEKS
Olay anında ofiste bulunan Aytekin Yayla, bir anlık şaşkınlığın ardından durumu fark ederek hemen araya girdi. Babasını iterek annesini ofisin dışına çıkaran genç, saldırganın kaçmasını engellemek için iş yerinin kepenklerini indirdi. Ayağıyla kepenge basarak babasını içeriye hapseden Yayla, bir yandan çevre esnaftan yardım isterken, diğer yandan da annesinin boynuna tampon yaparak kan kaybından ölmesini engelledi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"YÜZÜNÜ UNUTMUŞTUM"
Yaşadığı korku dolu anları anlatan Meneş Tekin, eski eşinin başka bir hayat kurduğunu belirterek adalete isyan etti:
"26 sene önce ben boşanıp, çoluğumu çocuğumu büyütüp, bu çileyi çektikten sonra gelip benim boğazıma neden bıçakla saldırıyorsun. Benden ne istedin. Yıllar geçmiş, yüzünü unutmuşum. Tanıyamadım. Tanımadığım bir insan gelip de benim boğazıma bıçakla saldıramaz. Çünkü başka biriyle evlenmiş. Karısı var, çocuğu var. Sonradan gelip beni kesmeye kalkamaz. Buna hakkı yok."
Aytekin Yayla ise babasının bu eylemi planlayarak yaptığını şöyle vurguladı:
"Dışarıdan biri geldi. Göz göze geldik, bakıştık bir an. 'Tanıyamadın mı?' dedi, Tanıyamadığımı söyledim. 'Ben babanım' dedi. Elini sırtına attı, bıçağı çıkardı. Annemin boynuna doğru tuttu. Bıçağı vurdu. Ben oradan koştum. Eline yapıştım, onu ittim. Anneme ‘dışarı çık’ dedim. Annemin oturduğu sandalyeyi aldım ayaklarını göbeğine dayadım. Ardından sandalyeyi attım, dışarı çıktım. Kepengi indirdim ve ayağımla üzerine bastım. Kan kaybını durdurmak için annemin yarasını sıktım. Ondan sonra komşulardan yardım istedim. Ambulansı ve polisi çağırdık. Ekipler geldi, kendisi içeride elinde bıçak varken onu çıkardılar. Çıkarken de küfür ve hakaret etmeye devam etti. Hatta polis arabasına binerken bile 'Bomba koyacağım, sizi uçuracağım' dedi.
Alkolün etkisinde veya bilinç kaybı yoktu. Bilinçli, kasıtlı ve planlayarak yapılmış bir olay olduğu açık ve netti." (DHA)