Hükümetlerin kişisel gelir, kurumlar, mülkiyet, KDV ve sosyal güvenlik katkıları gibi kalemlerden elde ettiği toplam vergi gelirlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya (GSYH) oranı, ülkelerin uyguladığı ekonomik ve sosyal modellerin en somut göstergesi kabul ediliyor. Küresel ölçekte yayımlanan güncel analizlere göre, örgüt üyesi 38 ülkenin ortalama vergi yükü yüzde 34,1 seviyesinde gerçekleşti.
Avrupa modeli zirvede, Amerika kıtası tabanda
Raporda göze çarpan en net trend, II. Dünya Savaşı sonrası şekillenen "sosyal devlet" modelini sürdüren Avrupa ülkelerinin listenin üst sıralarını tamamen bloke etmesi oldu. İlk 20 ülkenin 19'unu barındıran Avrupa'da Danimarka (yüzde 45,2), Fransa (yüzde 43,5) ve Avusturya (yüzde 43,4) ilk üçü paylaşıyor. Bu ülkeler, yüksek vergi gelirlerini ücretsiz eğitim, sağlık, gelişmiş emeklilik ve istihdam destek sistemlerini finanse etmekte kullanıyor.
Buna karşın, daha düşük vergi yüküyle yabancı sermaye ve çok uluslu şirketleri çekmeyi hedefleyen ABD yüzde 25,6 ile OECD ortalamasının oldukça altında, 30. sırada yer alıyor. Listenin son sıralarında ise Meksika (yüzde 18,3), Kolombiya (yüzde 19,7) ve Şili (yüzde 22,2) gibi Latin Amerika ülkeleri yer alıyor.
Türkiye alt sıralarda
Türkiye, yüzde 24 (%23,5)'lük vergi gelirinin GSYH'ye oranı ile 38 OECD ülkesi arasında alt sıralarda konumlanıyor. Bu oranla Türkiye; ABD, İsviçre ve Latin Amerika üyelerine yakın bir düşük/orta vergi yükü kulvarında bulunuyor. Ancak güncel gelir istatistikleri raporlarına göre Türkiye, son dönemde vergi/GSYH oranını (2,5 yüzde puanlık yükselişle) en çok artıran ülkelerden biri olarak dikkat çekiyor.
OECD ülkeleri vergi / GSYH oranı sıralaması
38 OECD üyesi ülkenin milli gelirlerine oranla vergi gelirleri sıralaması şöyle:
Bölgesel İstisnalar: İrlanda (yüzde 21,7) ve İsviçre (yüzde 27,2), yüksek gelirli Avrupa ülkeleri olmalarına rağmen düşük vergi oranlarıyla bölge genelinden ayrışıyor. İrlanda, çok uluslu teknoloji ve finans devlerinin Avrupa genel merkezi olmak için bu avantajı kullanırken; İsviçre ise finansal merkez konumunu ve bankacılık ekosistemini bu düşük vergi modeliyle destekliyor.