Euro Bölgesi ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyreğinde beklentilerin aksine daralma kaydetti. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan nihai verilere göre, ortak para birimini kullanan bölge ekonomisi yılın ilk üç ayında yüzde 0,2 küçüldü. Daha önce açıklanan öncü verilerde yüzde 0,1 büyüme öngörülmüştü.
Böylece 2025'in son çeyreğinde yüzde 0,2 büyüyen Euro Bölgesi ekonomisi, yeni yıla daralmayla başlamış oldu. Yıllık bazda ise büyüme yüzde 0,3 seviyesinde kaldı. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 1,2 olarak kaydedilmişti.
İRLANDA VERİLERİ GENEL GÖRÜNÜMÜ ETKİLEDİ
Ekonomik performanstaki zayıflamada İrlanda ekonomisindeki sert gerileme önemli rol oynadı. Ülke ekonomisi ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 12,1, yıllık bazda ise yüzde 16,8 küçüldü.
Uzmanlar, çok uluslu ilaç şirketlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan dalgalanmaların İrlanda verileri üzerinde belirleyici olduğunu ifade ediyor. ABD'nin gümrük tarifelerine ilişkin süreç nedeniyle öne çekilen ihracat faaliyetlerinin, önceki dönemlerde üretim rakamlarını yapay olarak yükselttiği belirtiliyor.
İrlanda verileri dışarıda bırakıldığında ise Euro Bölgesi'nin daha dengeli bir görünüm sergilediği görülüyor. Almanya yüzde 0,3 büyüyerek iki yıllık durgunluğun ardından toparlanma sinyali verirken, İtalya da aynı oranda büyüme kaydetti. İspanya yüzde 0,6 ile büyük ekonomiler arasında en güçlü performansı gösterirken, Fransa ekonomisi yüzde 0,1 küçüldü.
ENERJİ MALİYETLERİ EKONOMİYİ ZORLUYOR
Ekonomideki yavaşlamanın temel nedenleri arasında enerji piyasalarında yaşanan gelişmeler öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve enerji arzına ilişkin endişeler, petrol ve doğal gaz fiyatlarında yükselişe neden oldu.
ECB Ekonomi Bülteni'nde yer alan verilere göre petrol fiyatları son dönemde varil başına 104 dolar seviyesine kadar yükseldi. Küresel petrol arzının önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin yanı sıra Katar'daki enerji tesislerine yönelik operasyonlar da Avrupa'nın enerji tedarikine yönelik kaygıları artırdı.
Artan enerji maliyetleri tüketici fiyatlarına da yansıdı. Şubat ayında yüzde 1,9 seviyesinde bulunan enflasyon mart ayında yüzde 2,5'e, nisan ayında ise yüzde 3'e yükseldi.
ECB'NİN FAİZ KARARI MERAKLA BEKLENİYOR
Ekonomideki daralma ve yükselen enflasyon, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikası kararlarını daha da kritik hale getirdi.
Nisan ayında faiz oranlarını değiştirmeyen ECB'nin, enflasyondaki yükseliş nedeniyle yeni adımlar atabileceği değerlendiriliyor. Piyasalar, 11 Haziran'daki toplantıda 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalini güçlü görüyor.
Ekonomistler, bir yandan büyümenin zayıflaması diğer yandan fiyat baskılarının sürmesi nedeniyle Euro Bölgesi'nin stagflasyon riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.