Ana içeriğe geç

Meserret Taşkın’dan mektup var: Çocukları kim yetiştiriyor?

Cevap basit görünüyor değil mi? Değil. Ana-babalara, aileye işi havale etmek, en yaygın olanı kuşkusuz. Bence haksızlık. Ortaokulda, İngilizce öğretmenim derdi ki: “Çocuklar doğana kadar sizindir, daha sonra ise hayatın çocuklarıdır”. Görüyorum ki bu söz doğruymuş.

Meserret Taşkın’dan mektup var: Çocukları kim yetiştiriyor?
Aydınlık
16

Ana-babaların çocuk yetiştirecek hali mi var? Çoğu, elindeki akıllı telefonun esiri. Çalışanlar ayrı sıkıntı yaşıyor, çalışmayanlar ayrı. Memleketimizdeki nispeten düzgün, uygun ücretli kamu kreş ve ana okulları, artık geçmişten kalan hoş bir hayale dönüştü. Eğitimdeki dönüşüme girmiyorum. Uzun bir tartışma konusu. Sonuçta, bir insanı yetiştirmenin yeri, alanı toplumsal yapı. Bu yapı, kendine benzeyen, ihtiyaç duyduğu insanı yetiştiriyor. Çarka girmeyenleri bir biçimde adeta tükürüyor. Ya suç makinasına dönüştürüyor, ya toplumuna küsmüş, kendine güvensiz, ilk fırsatta kaçmaya çalışan bir hale getiriyor.

Toplumu yönetenlerin, izlediği siyasetlerin çocuk yetiştirmekteki payını küçümsemek, yanılgıların en büyüğü olur. Çocukları özenle, birer çiçek gibi yetiştirecek olan toplum, toplum da devletsiz düşünülemeyeceğine göre devlettir.

İşte bunun içindir ki devlet, suça sürüklenen çocuklar da dahil hiçbir çocuğa kızamaz. Ana- babalara, ailelere topu atarak kendini kurtaramaz. Arkamızda, savaş yetimlerinden büyük adamlar yetiştirmiş, köy enstitülerini kurmuş, parasız ve yatılı okullarla fırsat eşitliğini önemli ölçüde sağlamış, devrimci cumhuriyetimizin yarattığı örnek varken çocuk yetiştirmeyi beceremiyor olmak, yıllardır izlenen politikaların sonucudur.

Sadık Okurunuz

Kırk beşini aşkın

Meserret Taşkın

Kaynağa Git

İlgili Haberler