2026 FIFA DÜNYA KUPASI’NDA SİYASET SAHAYA İNDİ
2026 FIFA Dünya Kupası'nda siyaset, ilk düdük çalmadan sahaya çıktı. Afrika'nın en iyi hakemi seçilen Somalili Omar Artan'ın ABD'ye girişi reddedildi. Dünya Kupası'ndan bir renk eksildi.
ABD ve İran arasındaki savaş nedeniyle ABD makamları İranlı futbolcuların ABD'de konaklamasına izin vermedi. Senegalli ve Özbek futbolcular sıra dışı güvenlik taramalarından geçirildi. Dünya hâlâ bu skandalları konuşurken ortada yanıtlanmayı bekleyen bir soru var:
“Dünya Kupası, 1930 yılında Uruguay'da doğdu. Küçük bir turnuvaydı. Siyaset yoktu; sadece futbol vardı. Aradan 96 yıl geçti. Bugün ise Dünya Kupası, 655 milyon dolarlık küresel bir jeopolitik arenaya dönüşmüş durumda. Top hâlâ yuvarlanıyor. Peki o topa gerçekten kim vuruyor?”
REKOR TURNUVA: RAKAMLAR VE GÜÇ DENGESİ
Bu, tarihin en büyük Dünya Kupası. 2022'de Katar'daki 32 takımın katıldığı turnuvanın ardından bu kez 48 ülke kupada yer alıyor. Organizasyon ABD, Meksika ve Kanada'daki 16 şehre yayılmış durumda.
FIFA'nın toplam ödül havuzu 655 milyon dolar. Şampiyon olan takım 50 milyon dolar kazanacak. Turnuvaya katılmaya hak kazanan her ülke ise sahaya çıkmadan önce 1,5 milyon dolar alacak.
Üstelik ABD tek başına 104 maçın 78'ine ev sahipliği yapıyor; çeyrek finallerden itibaren oynanacak tüm karşılaşmalar da burada gerçekleştirilecek. Ancak kupanın üzerinde yazmayan bir gerçek var: Spor ve siyaset hiçbir zaman birbirinden ayrı olmadı. Yani şu anda yaşanan olaylar aslında dünyaya yeni değil.
TARİHTEN ÖRNEKLER
1934'te Mussolini, İtalya'da düzenlenen Dünya Kupası'nı faşist propaganda aracı olarak kullandı; hatta turnuvanın İtalya lehine manipüle edildiği iddiaları ortaya atıldı.
1978'de Arjantin'deki askeri cunta, Dünya Kupası'na ev sahipliği yaparken, stadyumların yalnızca birkaç kilometre ötesinde muhaliflere işkence ediyordu. Dünya Kupası adeta “kirli savaş”ın üzerini örten bir maske işlevi gördü.
2022'de Katar, altyapı projelerine tahminen 220 milyar dolar harcadı. Bu projeler büyük ölçüde göçmen işçilerin emeğiyle inşa edildi ve inşaat sürecinde yaklaşık 6 bin 500 işçinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
Peki FIFA ne yaptı? Parasını aldı, bankasına koydu.
2026: SİYASETİN YENİ SAHNESİ
Peki ya 2026? Bu kez siyaset, ilk düdük çalmadan sahaya çıktı.
ABD'de Trump yönetiminin seyahat yasağı 12 ülkeyi kapsıyor ve bu ülkelerin vatandaşlarına tam giriş yasağı uygulanıyor. İran turnuvaya katılmaya hak kazandı ancak ABD'nin İran Futbol Federasyonu Başkanı'na vize vermemesinin ardından Washington'daki resmî kura çekimini boykot etti.
Yasaklı ülkeler listesinde bulunan Haiti de turnuvaya katılmaya hak kazandı. Peki FIFA'nın tepkisi ne oldu?
FIFA Başkanı Gianni Infantino, 66 dakika süren bir basın toplantısı düzenledi ve dünyaya “sakin olun ve rahatlayın” dedi. Bu arada turnuvaya katılan 48 ülkenin büyük bölümü, kazandıkları ödül paraları üzerinden ABD'de vergi ödeyecek.
Dahası, Trump yönetimi FIFA ile herhangi bir vergi muafiyeti anlaşması imzalamadığı için birçok ülke fiilen çifte vergilendirmeye maruz kalacak. Birçok küçük futbol ülkesi için bu durum, milyonlarca doların Washington'un vergi sisteminde eriyip gitmesi anlamına geliyor.
SON SORU: AYNI OYUN MU?
Dolayısıyla belki de bir kez daha sorulması gereken soru şu:
1930'da Uruguay'da doğan, büyük bir heyecan uyandıran Dünya Kupası'ndaki topa vuranlarla; şu anda topun yuvarlandığı saha gerçekten aynı mı?