Numan Kurtulmuş, "Şimdi takvimi söyledim, Meclis tatile girmeden evvel bu işi bitireceğiz, ümit ediyorum. Yani olgunlaşır, olgunlaşmaz Meclis Başkanlığına gelir, sunulur. Gerekiyorsa arkadaşlarla birlikte, diğer partilerden koordinatörlerle birlikte bir nihai toplantı yapılabilir. Ümit ediyorum önümüzdeki hafta Meclis Başkanlığına gelir, komisyona havale edilir. Yetişirse önümüzdeki hafta bunu Meclis müzakere ederek bitirir." dedi.
Numan Kurtulmuş şunları ifade etti:
Öncelikle şunu söylemek isterim ki Türkiye fevkalade önemli bir tarihi süreçten geçiyor. Ve geçtiğimiz sene 5 Ağustos tarihinde burada, yine bu binada başladığımız Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları; 21 uzun toplantı, Türkiye toplumunun farklı kesimlerinden yüzlerce insanın dinlendiği istişareler, müzakereler sonucunda fevkalade önemli bir müşterek rapor hazırladı.
Bu rapor esasında bundan sonraki süreçte bizim için bir yol haritası, bir rehber niteliği taşıdı. Orada katılan partilerimizin tamamının ittifakıyla bir rapor oluştu ve Türkiye için bir yol haritası oldu.
Şunu ifade etmek isterim ki, terör örgütünün silahları bıraktığını ilan etmesiyle birlikte yeni bir süreç başlamış oldu. Bu süreçte Meclisteki bu komisyonun çalışmaları fevkalade değerli ve önemliydi. Ve ayrıca dünyadaki bütün çatışma çözümlerine de baktığımız zaman son derece nitelikli ve son derece farklı bir çalışma oldu. Bu çalışmada bir üçüncü göze yer yoktu. Çünkü bütün siyasi partiler millet adına sürecin hem denetleyicisi hem de sürecin taşıyıcısı oldular. Ayrıca burada böylesine fevkalade önemli bir ortak metnin çıkarılmış olması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücünü göstermesi, demokratik fonksiyonunu ortaya koyması bakımından son derece önemli ve değerli.
Bu büyük demokratik atılımın arkasından özellikle bölgedeki gelişmelerin Türkiye lehine de bir süreci oluşturduğunu biliyoruz. 21 Nisan'da ortaya konulan silahsız bir döneme girilme iradesinin defaatle tekrarlanması sonucunda, komisyon çalışmalarının da başarıyla nihayete ermesi sonucunda ortak bir noktaya doğru gelindi.
Bundan sonraki süreçte artık silahların tamamen geride bırakıldığı, Türkiye'de terörün asla konuşulmadığı, terörsüz Türkiye hedefinin tam manasıyla sağlandığı bir dönemin kapılarını açmak için yasal bir düzenlemenin gerçekleştirilmesi zarureti ortaya çıktı. Bu, sürecin tabii ki doğal bir sonucu olarak karşımızdadır.
Bu çerçevede de yine bütün sorumluluk Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulunan siyasi partilerin üzerindedir. İsteriz ki nasıl komisyon raporu ortaklaşa bir çabanın sonucu olarak ortaya çıktıysa, bu şekilde gerçekleştirilecek olan yasal düzenlemenin de bütün partilerin katılımıyla ve mümkün olan en geniş ittifakla ortaya çıkması sağlanabilsin. Bunun için bu ziyarette en temel amacımız budur; böyle bir ortak anlayışın gündeme getirilmesini temin etmektir.
Şunu öncelikle ifade etmek isterim ki; raporumuzun altıncı bölümünde yer alan münfesih örgütün bundan sonra nasıl hareket edeceğine, yasal düzenlemelere ilişkin ana çerçeve korunacaktır. Yani bu geçici ve müstakil bir yasa olacaktır. Bu yasa bir kritik eşik tanımlayacaktır. Yani örgütün silahlarını bıraktığı ve münfesih hale geldiğinin tespit ve teyidiyle ilgili bir mekanizma bu yasanın içinde mutlaka olmalıdır. Ve bu asla bir genel af ya da şahsa ait bir af niteliğinde olmamalıdır.
Mühim olan mesele, özellikle bu yaz aylarında örgüt mensuplarının silah bırakarak ülkeye gelmesini sağlamak ya da örgüt mensuplarının artık bir şekilde örgütsel faaliyetlerinin sonlandığını sağlamak için bu yasanın yol açıcı, kapsayıcı bir şekilde gündeme getirilmesi gerekli olduğu kanaatindeyim.
Siyasi partilerle yaptığımız görüşmelerde aşağı yukarı ana çerçeve itibarıyla bir anlayış birliğinin olduğu görülüyor. Bundan sonraki süreçte çok kısa bir süre içerisinde partilerin grup başkanları, grup başkanvekilleri kendi aralarında bu yasanın detayıyla ilgili çalışmaları sürdürecekler ve belli bir noktaya getirecekler. Belki ondan sonraki süreçte bütün partilerden temsilcilerle birlikte müşterek bir çalışma gündeme getirilecek.
Ümit ve arzu ederiz ki Meclis tatile girmeden evvel bu yasa yasalaşmış olur ve Türkiye için yeni bir dönemin de kapılarını ardına kadar açar.
Değerli arkadaşlar, şunu da ifade etmek isterim: Mesele sadece bir yasa çıkarma meselesi de değildir. Silahların geride bırakılması, artık Türkiye'de Türk-Kürt kardeşliğinin ila nihaye, kıyamete kadar ilan edilmesi, zihinlerde ve gönüllerde teröre artık hiçbir şekilde yer bırakılmaması, mücadelenin olacaksa sadece bir siyasi rekabet şeklinde olmasını sağlayacak yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz.
Yasayı bugün böyle çıkarırsınız, yarın başka bir şekilde başka bir yasa çıkabilir. Ama asıl olan insanların gönülden duyduğu kardeşliği, tarih boyunca sahip olduğumuz kardeşliği bundan sonra da sahip olacak şekilde sürdürebilmesidir.
Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde ve özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyada bizim her zamankinden daha çok birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve dostluğa ihtiyacımız var. Zaten var olan ve birtakım emperyal projelerin sonucu olarak Türkiye'yi uzun yıllar meşgul eden bu terör olgusunu kenara bıraktığımızda daha da kuvvetlenerek devam edeceğimiz, devam edeceğine inandığımız bu kardeşliğin kapılarını inşallah bu düzenlemeyle birlikte daha fazla açmış olacağız.
İnşallah partiler hızlı bir şekilde çalışmalarını tamamlayacaklardır ve ümit ediyorum ki ifade ettiğim gibi Meclis tatile girmeden evvel bu düzenlemeyi yaparak Meclis'i ondan sonra tatile çıkarmak mümkün olur.