Ana içeriğe geç

Cevdet Yılmaz'dan savunma sanayii mesajı: Kısıtlamaları masadan kaldırın

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NATO Savunma Sanayii Forumu’nda müttefik ülkeler arasındaki savunma sanayii ticaretine yönelik kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulundu. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının son bir yılda 11 milyar doları aştığını açıklayan Yılmaz, “Yakın bir gelecekte ilk 10 savunma ihracatçısı ülke arasına girmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cevdet Yılmaz'dan savunma sanayii mesajı: Kısıtlamaları masadan kaldırın
Dünya Gazetesi
16

Nagihan KALSIN – ANKARA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında ATO Congresium’da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu’nda yaptığı konuşmada, NATO içinde savunma sanayi iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.

Savunma alanındaki ticari yaptırımların ve kısıtlamaların ittifakın ortak güvenliğini olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, “Müttefikler arasında savunma alanındaki ticari kısıtlamaları ve yaptırımları, mutlaka hep birlikte ortadan kaldırmalıyız. İttifakın askeri hazırlık düzeyini artırmak istiyorsak, kolektif güvenliğimizi güçlendirmek istiyorsak bu anlamsız yaptırımları, kısıtlamaları hep birlikte masadan temizlemeliyiz” dedi.

“NATO 3.0 dönemine giriyoruz”

Forumda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de yer aldığını hatırlatan Yılmaz, bugünkü forum ve yarın gerçekleştirilecek zirveyle birlikte ittifakın “NATO 3.0” olarak tanımlanan yeni bir döneme adım atacağını söyledi.

Mevcut jeopolitik gelişmeler ışığında NATO içinde daha güçlü bir Avrupa sütununun inşa edilmesinin zorunluluk haline geldiğini belirten Yılmaz, savunma harcamalarının artırılmasına yönelik kararların önemli ölçüde hayata geçirildiğini ifade etti.

Yılmaz, “Şimdi önümüzdeki sınama, artan savunma harcamalarının somut yeteneklere dönüştürülmesi ve bunun için gerekli sanayi üretim kapasitesinin oluşturulmasıdır” diye konuştu.

“İlk 10 savunma ihracatçısı ülke arasına girmeyi hedefliyoruz”

Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, “Bugün Türkiye, dünyada savunma ihracatçısı ülkeler arasında 11. sırada yer alıyor. Yakın bir gelecekte ilk 10 ülke arasına girmeyi hedefliyoruz. Futbol tabiriyle ifade edecek olursak Türkiye, 1. ligde olmayı hedefleyen bir ülke konumunda” ifadelerini kullandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin hava, kara, deniz, siber ve uzay alanlarında ileri teknoloji sistemler geliştirdiğini söyledi.

İhracatın yarısından fazlası NATO ve AB ülkelerine

Savunma ve havacılık sektörünün ihracat performansına da değinen Yılmaz, “Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yıllık dönemde 11 milyar doları aşmıştır. İhracatımızın yarıdan fazlası NATO müttefiklerimize ve Avrupa Birliği üyesi ülkelere gerçekleştirilmiştir” dedi.

Yılmaz, “Dünyanın en büyük 100 savunma şirketinden 5’i Türk şirketleridir” diyerek, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyenin kamu ile özel sektörün uzun yıllara dayanan ortak çalışmasının sonucu olduğunu ifade etti.

“Savunma sanayisi kalkınmayı da destekliyor”

Savunma sanayisinin ekonomik etkilerine de dikkat çeken Yılmaz, “Savunma sanayisi sadece güvenliği değil, teknolojik seviyeyi yükselterek tüm kalkınma sürecini de desteklemektedir” dedi.

100 bini aşkın nitelikli istihdam, artan ihracat ve sivil sektörlere yayılan teknolojik yeniliklerin Türkiye ekonomisine katkı sağladığını belirten Yılmaz, yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojilerin savunma sanayiinde Ar-Ge’nin önemini daha da artırdığını söyledi.

“Türkiye Avrupa’nın savunma girişimlerine katılabilmeli”

Türkiye’nin savunma sanayisindeki iş birliklerini yalnızca ihracat ekseninde değerlendirmediğini belirten Yılmaz, “Türkiye bu alandaki işbirliklerini sadece ihracat zaviyesinden değil, müttefiklerle ortak üretim, tasarım ve geliştirme perspektifinden ele almaktadır” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu nedenle, hem müttefikler arası ikili düzeydeki tüm kısıtlamalar kaldırılmalı hem de NATO’nun Avrupa sütununa önemli katkı sağlayan Türkiye, başta AB olmak üzere Avrupa’daki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine katılabilmelidir. Aksi takdirde, üretim kapasitesinin gelişimi yavaşlayacak ve üretim maliyetleri artacaktır.”

Konuşmasının sonunda Yılmaz, NATO Savunma Sanayii Forumu kapsamında gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni ortak üretim ve iş birliği fırsatları doğurmasını temenni ederek, Türkiye’nin Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinde “güçlü, güvenilir ve katkı sağlayan bir ortak” olarak yer almaya hazır olduğunu vurguladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler