Medya dünyasında geçmiş yargı süreçleri üzerinden alevlenen "Tayyip Erdoğan - Ekrem İmamoğlu yargılanma" polemiği büyüyor. Gazeteci Ertuğrul Özkök'ün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki yargılanma sürecini bugünkü şartlarla kıyaslaması ve eski yargı tutumuna getirdiği yorum, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan'ı küplere bindirdi. Hakan, "dönemin yargısı daha mı insaflıydı?" tartışmasıyla tartışmayı köşesine taşıdı.
ÖZKÖK: İMAMOĞLU İDDİANAMESİNİN AYNISI
Gazeteci Ertuğrul Özkök, AKİT TV'de yaptığı açıklamada 2002 yılındaki meşhur "Akbil davası" sürecine dikkat çekti, Erdoğan ile mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlama maddelerinin birebir aynı olduğunu söyledi.
Dönemin yargı uygulamalarını hatırlatan Özkök, şu iddialarda bulundu: "Siz unuttunuz, Tayyip Erdoğan da bu ülkede 2002'de yolsuzluktan yargılandı. 2002'de Tayyip Erdoğan'ın suçlama iddianamesine baktın mı sen? Ekrem İmamoğlu için yapılan suçlamaların maddeleri dahi aynısı. Sadece Akbil, bugün Ekrem İmamoğlu ile ilgili ortaya konulan iddialardan parasal olarak daha fazlaydı."
O dönemki yargının Erdoğan'a yönelik tutumunu bugüne kıyasla daha "esnek" bulan Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tayyip Erdoğan'ı ne evinden aldılar ne eşini, çocuğunu, kızını, şoförünü, yakınlarını aldılar. Hatta ilk celsede hakim duruşmaların görülmesinden dahi vareste tuttu, gitmedi. Bir kısmından beraat etti, bir kısmından da zaman aşımına uğradı."
AHMET HAKAN'DAN ÇOK SERT ÇIKIŞ
Özkök'ün bu kıyaslamasına ve satır aralarındaki "o dönemin yargısı daha insaflıydı" imasına Ahmet Hakan'ın yanıtı oldukça sert oldu. Konuyu "Tayyip Erdoğan’ı yargılayanlar daha insaflıydı palavrası" başlığıyla ele alan Hakan, 1990'ların sonundaki meşhur şiir krizini, hapis cezasını ve siyasi yasak sürecini hatırlattı.
Dönemin yargısının "insaflı" olduğu tezini kesin bir dille reddeden ve bu durumu bir "palavra" olarak nitelendiren Ahmet Hakan, Özkök'e şu sözlerle yüklendi:
"Dönemin yargısı çok ama çok insaflıymış. Hadi ya! Gerçekten mi? Dönemin insaflı yargısının yaptıklarına şöyle bir bakalım: Sırf bir şiir okudu diye adamın belediye başkanlığına son verdiler. Sırf bir şiir okudu diye adamı hapse attılar. Sırf bir şiir okudu diye muhtar bile olamayacak şekilde siyasi yasak verdiler. İnsaf bunun neresinde a be insafsız!"