Ana içeriğe geç

BİRTEK-SEN ikinci olağan kongresine gidiyor: İşçinin sözünü büyütüp, ülke genelinde örgütleneceğiz

BİRTEK-SEN, ikinci olağan kongresini Pazar günü gerçekleştirecek. Genel Sekreter Mikail Kılıçalp, “Barajları da patron baskılarını da fiili mücadeleyle birlikte yıkacağız” dedi.

BİRTEK-SEN ikinci olağan kongresine gidiyor: İşçinin sözünü büyütüp, ülke genelinde örgütleneceğiz
Evrensel
16

Tekstil işkolunda ücret gaspları, işten atmalar, konkordatolar ve sendikal baskıların hız kesmeden arttığı bir dönemde, fiili ve meşru mücadele anlayışıyla öne çıkan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN), ikinci olağan kongresini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Kuruluşundan bu yana başta Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olmak üzere pek çok kentte grev ve direnişlerin merkezinde yer alan sendika, 28 Haziran’da düzenleyeceği kongrede önümüzdeki dönemin mücadele programını masaya yatıracak.

Kongre öncesinde BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp, Genel Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çelik ve direnişçi işçiler, sendikanın dört buçuk yıllık mücadele deneyimini, karşılaştıkları engelleri ve yeni dönem hedeflerini değerlendirdi.

Sefalet koşullarına karşı isyanın içinde doğdu

BİRTEK-SEN’in kuruluş sürecini aktaran Genel Sekreter Mikail Kılıçalp, sendikanın 2022 yılının hemen başında, iktidarın ve sermayenin işçi sınıfının kazanımlarına yönelik saldırı programı olan Erdoğan-Şimşek programı ve eriyen ücretlere karşı yükselen itirazların tam kalbinde doğduğunu belirtti. Kılıçalp, şu ifadeleri kullandı: "Sendikamız, Antep’teki 25-30 yıllık tekstil işçilerinin mücadele birikimine dayandığı gibi, kuruluşu da Başpınar işçilerinin sefalet koşullarına karşı ortaya çıkan isyanının tam içinde gerçekleşti. Daha resmi olarak üye bile yapamaz durumdayken, onlarca fabrikaya yayılan 2022 Şubat grevlerinin en önünde yer aldık."

80 fiili direniş ve 4 büyük grev yaşandı

Geride kalan dört buçuk yılda Başpınar’da toplamda 50 binden fazla işçinin katıldığı dört büyük grev dalgası ve 80 civarında fiili direniş yaşandığını ifade eden Kılıçalp, sendikanın kısa sürede sadece Antep ile sınırlı kalmayıp bölgedeki diğer illerin de mücadele odak noktası haline geldiğini vurguladı:

“Urfa’da Özak Direnişi, Malatya’da Mil-May ve Baykan, Adıyaman’da Megapolietilen, Çam Konfeksiyon, Adana’da Marbit, Ankara’da Samur Halı, Dersim’de Peri Tekstil ve en son Tokat’ta hâlâ direnişin devam ettiği Şık Makas gibi fabrikalarda da büyük çoğunluğu önemli kazanımlarla biten mücadeleler sendikamızın öncülüğünde gerçekleşti.”

Kılıçalp, toplu sözleşme yetkileri olmamasına rağmen fiili mücadeleyle Başpınar’da yüzde 40-45’e varan ücret artışları sağladıklarını, buna karşın sektördeki yetkili üç sarı sendikanın enflasyonun altında kalan yüzde 22’lik zamlara imza attığını hatırlattı. Ayrıca Şireci, Milat Halı ve Çelikaslan gibi köklü fabrikalarda tarih boyunca gasp edilen tazminatların, yürütülen kararlı mücadeleler neticesinde artık tam olarak ödenmeye başladığını ekledi.

‘Bürokratik sendikacılığa karşı bir işçi okulu’

Gaziantep’in tekstil işkolunda patron işbirlikçisi sendikacılığın acı deneyimleriyle dolu bir kent olduğunu belirten Genel Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çelik ise BİRTEK-SEN’in bu bürokratik yapıya alternatif olarak kurulduğunu söyledi. Kendisi de eski bir Çemen Tekstil işçisi olan ve 2010’daki 75 günlük grevde sendika yöneticileri tarafından masada bırakıldıklarını aktaran Çelik, şunları dile getirdi: "BİRTEK-SEN, bütün kararların işçilerden gizli alındığı, işçinin yüzüstü bırakıldığı o eski sendikal anlayışa karşı; işçilerin yönettiği gerçek bir sınıf sendikacılığının nasıl olması gerektiğini öğrendiğimiz bir okul oldu. Bu pratik, işçilerin sendikalara olan güvensizliğini ve geçmişten gelen olumsuz yargılarını büyük ölçüde kırdı."

‘Korku duvarını birlikte aşacağız’

Sendikanın başarılarının ardından devlet ve patron iş birliğiyle yoğun baskılara maruz kaldıklarını belirten Mikail Kılıçalp; eylem yasakları, gözaltılar ve engellemelere dikkat çekti. Genel Başkan Mehmet Türkmen’in 2025 ve 2026 yıllarında haksız yere tutuklandığını, Çalışma Bakanlığı'nın "sistem bakımı" gerekçesiyle e-Devlet üzerinden üyelikleri bir dönem askıya aldığını belirten Kılıçalp, yollarına kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti. Kılıçalp, işçilerin eylem anında sendikayla hareket etmesine rağmen baraj engeli ve işten atılma korkusuyla kalıcı üye olma konusunda çekingen davrandığını, yeni dönemde bu korku duvarını aşmayı hedeflediklerini belirtti.

Örgütlenmeyi Türkiye geneline yaymak

28 Haziran’da gerçekleştirilecek 2. Olağan Kongre’nin, işçilerin söz ve karar sahibi olduğu iddiayı daha da ileriye taşıyacağını ifade eden Mehmet Çelik, önümüzdeki dönemin yol haritasını "Önümüzdeki dönemde sadece Antep, Malatya, Urfa, Tokat ve Adana’da değil; Bursa, İstanbul, Denizli ve Trakya gibi tekstil işçilerinin yoğun olduğu tüm bölgelerde örgütlenme faaliyetimizi yaymayı ve büyütmeyi hedefliyoruz." sözleri ile dile getirdi.

İşçiler: Söz ve karar hakkı bizim olacak

Kongreye hazırlanan BİRTEK-SEN üyesi bir Başpınar işçisi, açlık sınırının asgari ücreti aştığı ve ara zamların yapılmadığı bu ekonomik kriz ortamında patronların krizin faturasını işçiye kestiğini belirterek, "BİRTEK-SEN işçilerin kendi geleceği hakkında karar vermesini savunuyor, patronların asıl korkusu bu. Bir işçi olarak kongrede olacağım" dedi.

257 gündür direnişini sürdüren Tokat Şık Makas işçilerinden Buse Kara ise BİRTEK-SEN ile tanışmasını ve kongrenin önemini şu sözlerle aktardı: "Sarı sendika ve patron oyunuyla bir gecede Kod-22 ile işten atıldık. Sendika sandığımız o sarı yapının bizi nasıl sömürdüğünü BİRTEK-SEN ile öğrendik. BİRTEK-SEN öncülüğünde Kod-22’lerimizi kaldırttık, içeride kalan maaşlarımızı aldık. Şimdi kongreye gidiyoruz; amacımız sadece bir salonda bulunmak değil, işçilerin sözünü büyütmek ve mücadelemizin yönünü birlikte belirlemektir. Tüm emekçileri kongrede kendi sözünü söylemeye çağırıyoruz."

Kaynağa Git

İlgili Haberler