Ana içeriğe geç

Kanlıtaş Höyüğü’nde 8 bin yıllık figürinler: Neolitik ritüellere dair yeni bulgular

Eskişehir’deki Kanlıtaş Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan başı koparılmış 8 bin yıllık kadın figürinleri, Neolitik dönemde yapı kapatma ritüellerine işaret ediyor. Uzmanlara göre buluntular, dönemin inanç sistemine ve sembolik uygulamalarına dair önemli ipuçları sunuyor.

Kanlıtaş Höyüğü’nde 8 bin yıllık figürinler: Neolitik ritüellere dair yeni bulgular
Ensonhaber
16

İç Batı Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olarak kabul edilen Kanlıtaş Höyüğü’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 8 bin yıl öncesine tarihlenen dikkat çekici buluntular gün yüzüne çıkarıldı. Baş kısımları kopmuş halde bulunan pişmiş toprak kadın figürinleri, Neolitik dönem ritüellerine ilişkin yeni yorumları da beraberinde getirdi.

Kazılarda elde edilen veriler, bu figürinlerin yalnızca gündelik kullanım nesneleri olmadığını, aynı zamanda ritüel amaçlı sembolik anlamlar taşıdığını ortaya koyuyor.

NEOLİTİK DÖNEMİN SIRLI NESNELERİ

Kazı ekibi, farklı büyüklüklerdeki figürinlerin özellikle yapı taban dolgu katmanlarında ve kapatılmış alanlarda bulunduğunu belirledi. En büyük örneğin 12–13 santimetre, diğerlerinin ise 5–6 santimetre civarında olduğu ifade edildi.

Araştırmacılara göre bu buluntular, Neolitik dönemde Anadolu’da yaygın olan figürin geleneğinin İç Batı Anadolu’daki özgün bir yansımasını oluşturuyor.

BİLİNÇLİ KIRILMA İHTİMALİ

Kazı Grubu Başkanı ve Ali Umut Türkcan, figürinlerin baş kısımlarının doğal süreçlerle değil, bilinçli şekilde kırılmış olabileceğine dikkat çekti.

Türkcan, farklı mekânlarda bulunan kadın figürinlerinin de benzer şekilde başsız ya da kopmuş halde bulunmasının, bu nesnelerin yapıların kapatılması sırasında adak olarak bırakılmış olabileceğini düşündürdüğünü ifade etti.

YAPI KAPATMA RİTÜELLERİNE IŞIK TUTUYOR

Uzmanlara göre figürinlerin bulunduğu alanlar, Neolitik dönemde “yapı kapatma ritüelleri” olarak adlandırılan sembolik uygulamalara işaret ediyor.

Bu ritüellerde, kullanım ömrünü tamamlayan yapıların belirli törenlerle kapatıldığı ve bu süreçte figürin gibi sembolik nesnelerin adak olarak bırakıldığı değerlendiriliyor.

ANADOLU’DAKİ EN ESKİ YERLEŞİMLERDEN BİRİ

Kazılar, Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya’yı kapsayan İç Batı Anadolu’nun en erken yerleşim alanlarından birinde yürütülüyor. 2013 yılından bu yana sürdürülen çalışmalar, bölgenin “Porsuk kültürü” olarak bilinen arkeolojik evrenin en eski örneklerinden birini oluşturduğunu ortaya koyuyor.

ANADOLU VE BALKAN BAĞLANTISI

Araştırmacılar, Kanlıtaş Höyüğü buluntularının Balkanlardaki Vinça kültürü ile benzerlikler gösterdiğini belirtiyor. Özellikle kadın figürinlerindeki kalça vurgusunun, geniş bir kültürel etkileşim alanına işaret ettiği ifade ediliyor.

Bu durum, Neolitik dönemde Orta Anadolu’dan batıya uzanan kültürel aktarımın izlerini güçlendiren önemli bir veri olarak değerlendiriliyor.

NEOLİTİK İNANÇ DÜNYASINA YENİ PENCERE

Uzmanlara göre figürinler, yalnızca sanat objesi değil; aynı zamanda dönemin inanç sistemini ve ritüel pratiklerini yansıtan önemli semboller.

Başlarının bilinçli şekilde kırılmış olabileceği yönündeki bulgular, Neolitik toplumların ölüm, yenilenme ve geçiş ritüellerine dair yeni yorumları gündeme getiriyor.

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR SÜRECEK

Kazı ekibi, elde edilen bulguların kapsamlı bir bilimsel monografi ve başvuru kitabı olarak yayımlanması için çalışmalarını sürdürüyor. Araştırmacılar, Kanlıtaş Höyüğü’nün Anadolu arkeolojisi açısından daha pek çok bilinmeyeni aydınlatma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler