Ana içeriğe geç

Kreşte skandal: Fare zehriyle oynayan çocuğu yandaki hastaneye görümek yerine bakın ne yaptılar!

Kocaeli'de özel bir anaokulunda, oyun alanındaki fare zehriyle oynayan 5 yaşındaki çocuğa öğretmenleri tarafından okulun hemen yanındaki hastaneye götürülmek yerine yoğurt yedirilmesi büyük tepki çekti. Olayı 40 dakika sonra öğrenen aile, çocuklarını hastaneye kaldırarak hukuk mücadelesi başlattı.

Kreşte skandal: Fare zehriyle oynayan çocuğu yandaki hastaneye görümek yerine bakın ne yaptılar!
Haber3
16

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde yer alan özel bir anaokulunda yaşanan tehlikeli ihmal, hem aileyi hem de kamuoyunu ayağa kaldırdı.

29 Haziran'da meydana gelen olayda, 5 yaşındaki L. isimli çocuk, eğitim gördüğü kreşin oyun alanında bulunan fare zehriyle temas etti. Kurumun bitişiğinde özel bir hastane bulunmasına rağmen, görevlilerin tıbbi müdahale yerine çocuğa yoğurt yedirmesi akıllara durgunluk verdi.

İddiaya göre, başka bir çocuk tarafından yerinden alınan fare zehri istasyonu minik L.'nin yanına getirildi. Kutudaki maddeyle yaklaşık 2 dakika oynayan çocuk, elini ağzına götürdüğünde acı bir tat hissettiğini öğretmenlerine söyledi.

Hastane Yerine Yoğurt

Durumu fark eden görevlilerin, bitişikteki hastaneye koşmak yerine çocuğun elini ve yüzünü yıkayıp tedbir amacıyla yalnızca yoğurt yedirdikleri iddia edildi.

Aileye 40 Dakika Gecikmeli Haber

Olaydan ancak 40 dakika sonra haberdar edilen aile, hızla okula gelerek çocuklarını hastaneye kaldırdı. Zehir Danışma Hattı ile yapılan görüşmelerin ardından küçük L., 2 gün boyunca gözetim altında tutuldu. Test sonuçlarının temiz çıkması faciayı önledi.

Baba G.Y.'nin İsyanı: "Oyun Alanında Zehrin Ne İşi Var?"

Yaşanan skandalın ardından okul yönetimi hakkında yasal işlem başlatan baba G.Y., Haber3.com'a yaptığı açıklamalarda duruma isyan etti. "Çocuğum acı bir tat hissettiğini söylüyor, kreşin hemen dibinde özel hastane var ama onlar yoğurt yediriyorlar" diyen öfkeli baba, okul yetkililerinin "Bir şey olmaz, yemedikçe hayati tehlikesi yok" şeklindeki tesellilerine tepki gösterdi. Baba G.Y., "Burada hayati bir durum söz konusu. Biz bu teselli içeren sözleri dinleyemedik, çocuk oyun alanında zehrin ne işi var?" diyerek ihmallere dikkat çekti.

Hakkında şikayette bulunulan okul yönetimi ise konunun yargıya taşındığını belirterek şimdilik açıklama yapmayacaklarını kaydetti.

"O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı"

L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran G.Y., "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi. Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı" şeklinde konuştu.

"Çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu"

G.Y., kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Çocuğun bünyesinde, psikolojik ve bedensel olarak çok ağır izler bırakan test ve tedavi süreçleri geçirdik. Burada ağır dediğim, çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Dolayısıyla biz de korktuk. İki gün hastanede yattıktan ve testlerimiz Allah'a çok şükür temiz çıktıktan sonra taburcu edildik. Doktorumuz bize bir gün de evde izlememiz gerektiğini söyledi. O bir günü de geçirdikten sonra tekrar hastaneye geldik ve yeniden kan testi yapıldı. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı" diye konuştu.

"Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor"

Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan G.Y., sözlerine şöyle devam etti:

"Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor. Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler. İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. ‘Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor. Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar."

"Böyle bir uygulama bizi şoka uğrattı"

Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren G.Y., "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler. Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü" ifadelerini kullandı.

"Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala bu olayın yaşanması bizi derinden üzdü"

Yaşanan olayın ardından ilgili ekiplerce anaokulundan incelenmek üzere numune alındığını anlatan G.Y., adli sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi. Söz konusu okul hakkında CİMER'e ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne de şikayette bulunduklarını söyleyen G.Y., kızının doğum gününe günler kala büyük bir korku yaşadıklarını dile getirdi.

G.Y., sözlerini şöyle noktaladı:

"Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk. Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum. Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

İHA

Kaynağa Git

İlgili Haberler