AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni'ne katılmak üzere TBMM'ye geldi. Erdoğan, Meclis'te, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı.
Tören kıtasını selamlayan Erdoğan, daha sonra TBMM Tören Salonu'nda bir konuşma yaptı.
Erdoğan konuşmasında, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yapılanları anlatırken başkanlık sistemine vurgu yaptı. "Bu süreçte Türkiye'nin en büyük kazanımı, yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur" diyen Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile onlarca yıl boyunca antidemokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür" iddiasında bulundu.
AKP'li Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"MECLİS EMPERYALİSTLERİN MAŞALARINA GEÇİT VERMEDİ"
Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz, iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada, parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz, Gazi Meclisin şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır. Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. 'Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir' düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatansever üyeleriyle iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî iradeye ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum.
"RÖVANŞ İÇİN ELLERİNDEN GELENİ ARDINA KOYMUYORLAR"
Değerli milletvekilleri. Bakınız, bunu özellikle şunun için söylüyorum. Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanların, görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor. 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanlar, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullanıyor. Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye'yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek, medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz'da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni ardına koymuyorlar.
ÖRGÜT TABANINDA SORGULAMA ARTTI"
Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de bir dolara satan FETÖ'cü teröristler, yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya'daki terörist başının bu millete yaptığı ihanete layık şekilde 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır.
"DİKKATLİ OLACAĞIZ, TETİKTE OLACAĞIZ"
FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış değildir. Bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir. Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez. Tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım. Demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza, eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak, şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak, 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız. Dikkatli olacağız. Tetikte olacağız. Müteyakkız olacağız. Örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz. Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum. Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.
"BAŞKANLIK SİSTEMİYLE İSTİKRAR SORUNU ÇÖZÜLDÜ"
15 Temmuz sonrasında aldığımız çok katmanlı tedbirlerle FETÖ'nün devlet ve toplum hayatımızdan tasfiye sürecini hızlandırdık. Suriye'nin toprak bütünlüğü ile doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı ile DAEŞ'li canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtları ile de bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz'un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ'nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye'de değil, Libya'dan Karabağ'a kadar nerede Türkiye'nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaraları sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik. Bu süreçte Türkiye'nin en büyük kazanımı, yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile onlarca yıl boyunca antidemokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye'nin son 10 yılda savunma sanayinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ'nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe, casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye'nin yürüyüşü daha da süratlenecektir.
"TÜRKİYE YÜZYILININ İNŞASI BAŞLAMIŞTIR"
Kardeşlerim, şundan kimsenin şüphesi olmasın. FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah'ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstat'ın dediği gibi, yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir. Evelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye'nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, şehit yakınlarımıza başsağlığı, gazilerimize sağlık ve afiyet niyaz ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.