Emekli Hava Kurmay Albay Sefa, yaklaşık 70 yıllık Lefkoşa FIR yapılanmasının tartışılması gerektiğini söyledi.
Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında Fransız askeri varlığını kurumsallaştıran Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA)’nın imzalanması ve anlaşma öncesinde yaşanan Türk F-16’ları tartışması, Doğu Akdeniz’de uzun yıllardır gündeme gelmeyen bir konuyu yeniden tartışmaya açtı. Rum ve Yunan basını, Avrupalı yetkilileri taşıyan uçakların Türk savaş uçakları tarafından takip edildiğini öne sürerken, Ankara söz konusu faaliyetlerin KKTC hava sahasında yürütülen rutin nöbet görevinin parçası olduğunu açıkladı.
Tartışmanın merkezinde ise kamuoyunda çok fazla bilinmeyen ancak Doğu Akdeniz’deki hava trafiğinin yönetiminde kritik öneme sahip olan FIR (Flight Information Region-Uçuş Bilgi Bölgesi) sistemi bulunuyor.
Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, FIR’ın çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirterek bunun bir egemenlik alanı değil, hava trafiğinin güvenli şekilde yönetilmesini sağlayan bir uçuş bilgi ve takip bölgesi olduğunu söyledi. Sefa, “FIR’ın amacı uçuşların takip edilmesidir. Ticari uçaklar uçarken ilgili merkezlere bilgi verir ve uçuşlar bu merkezler tarafından takip edilir.” dedi.
Türkiye’nin Ankara ve İstanbul olmak üzere iki FIR bölgesine sahip olduğunu belirten Sefa, Kıbrıs çevresindeki uçuş bilgi bölgesinin ise geçmişte alınan kararlarla Lefkoşa FIR’ın sorumluluğuna bırakıldığını anlattı. Sefa, “Ankara FIR’ın güneydeki sorumluluk alanı Türk karasularına kadar geliyor. Oradan itibaren Kıbrıs Adası’ndaki FIR sorumluluğu Lefkoşa FIR’a verilmiş durumda.” ifadelerini kullandı. FIR’ın teknik bir havacılık düzenlemesi olmasına rağmen zaman içerisinde siyasi tartışmaların parçası haline geldiğini belirten Sefa, özellikle Kıbrıs meselesi nedeniyle sistemin farklı anlamlar yüklenerek yorumlandığını ifade etti. Ona göre bugünkü tartışmaların temelinde de bu yaklaşım bulunuyor.
Sefa, askeri uçuşlarla sivil hava trafiğine ilişkin kuralların birbirinden farklı olduğunu vurgulayarak, “Askeri uçuşlarda, özellikle 10 bin feet altındaki faaliyetlerde FIR kapsamında bilgi verme zorunluluğu bulunmuyor. Ancak Yunanistan ve Rum tarafı zaman zaman FIR yetkisini farklı yorumlayarak bunu siyasi tartışma konusu haline getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
‘ARTIK BUNU GÜNDEME GETİRMEK LAZIM’
Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa’ya göre, tartışmanın merkezinde KKTC’nin uluslararası statüsü yer alıyor. Sefa, “KKTC tanınmadığı için bu sıkıntıları yaşıyoruz. KKTC tanınsa bunlar sorun olmaktan çıkacak. O zaman bağımsız bir ülke olarak kendi pozisyonunu ortaya koyabilecek.” dedi. Mevcut yapının yeniden tartışılması gerektiğini belirten Sefa, “Artık bunu gündeme getirmek lazım.” ifadelerini kullandı.
