İran’ın şehit devrim lideri Ayetullah Ali Hamaney’in 6 gün süren cenaze merasimi tamamlandı. 40 milyondan fazla kişinin yanında 100 ülkeden cumhurbaşkanları, başbakanlar, devlet ve hükümet yetkilileri de taziye için Tahran’daydı. Törenler sırasında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yabancı konuklara teşekkür konuşması yaptığı “Şehit Hamaney: Direnişin Ebedi Lideri” başlıklı konferansı, Aydınlık ve Ulusal Kanal da takip etti.
Konferans sırasında mikrofon uzattığımız Direniş Liderleri, önemli mesajlar verdi. Filistin İslami Cihad Hareketi’nin İran Temsilcisi Nasır Ebu Şerif, Ulusal Kanal’a şunları söyledi:
‘BU DAVA EMPERYALİZME KARŞIDIR’
“İmam Hamaney büyük bir şahsiyettir ve büyük bir konuma sahiptir. Dolayısıyla onun kaybı da büyük bir olaydır. Ancak sonuçta her nefis ölümü tadacaktır. Sonuçta herkes bir gün ölecektir ve o da hayatını şehadetle tamamlamıştır.
“İran’da işler düzenli ve sistemli bir şekilde yürümektedir. Bu nedenle bir kişinin kaybı, yürüyüşün ya da liderliğin kaybı anlamına gelmez. Doğrudan yeni bir düzenleme ve yeni bir liderlik vardır.
“Biz Filistinliler olarak İslam Cumhuriyeti’ni iyi tanıyoruz. Bu ülkenin nasıl zafer kazandığını ve nasıl kurulduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu ülke bilinen bir çizgide ilerlemektedir. Bu ümmetin ilkelerinden vazgeçmeyecek, bu ümmetin temel ilkelerinden geri adım atmayacaktır.
“Bu ilkelerin en önemlisi Filistin’dir. Biz tamamen eminiz ki Filistin, İslam Cumhuriyeti’nin kalbinde yaşamaktadır ve İslam Devrimi’nin kalbindedir. Aynı zamanda bu devrime meşruiyet kazandıran en önemli meselelerden biridir.
“Bu nedenle İran, Filistin davasına verdiği destekten geri adım atmayacaktır ve Filistin’e ve Filistin halkına desteğini sürdürme konusundaki kararlılığından vazgeçmeyecektir. Çünkü bu dava, batıla karşı bir hak davasıdır ve küresel küfür, zorbalık ve emperyalizme karşı bir davadır.
‘İRAN ZAFER KAZANMIŞTIR’
“İran’ın son savaşta elde ettiği zafer, şüphesiz ki Siyonist proje ile Amerikan projesi karşısındaki en önemli engellerden birini oluşturmuştur. Bundan da öte birçok başarı elde edilmiştir. İran, Amerika karşısında direnebilmeyi başarmıştır. Amerika hedeflerinden hiçbirine ulaşamadığı için İran zafer kazanmıştır.
“Dahası, İsrail artık yalnızlaşmış durumdadır. İran ile Amerika arasındaki müzakerelerde İsrail artık kenarda kalmıştır. İsrail kendi söylemini kaybetmiştir, itibarını kaybetmiştir ve dünya nezdindeki güvenilirliğinin ve sözünün büyük bölümünü yitirmiştir.
“Amerikalılar açısından da bu savaş geniş bir halk desteğine sahip olmamıştır. Bu savaşın sorumluluğu İsrail’e yüklenmiştir. Ayrıca Amerika ile İsrail arasındaki ilişkide bir çatlak oluşturduk. Artık Amerikalılar arasında ve birçok Amerikalının gözünde İsrail değişmez bir gerçek değildir. Onlar için, İsrail ile ilişki bir yük haline gelmiştir. İran ile ilişki kurmak, yakınlaşmak ve gerilimi azaltmak ise bir çıkar ve menfaat olarak görülmektedir. Bu da bölgesel ve uluslararası düzeyde meydana gelen değişimlerden biridir.
‘MÜCADELE SONA ERMEDİ’
Biz hâlâ savaşın ortasındayız; mücadele sona ermiş değildir. Ancak Allah’ın izniyle zafer bizim olacak, dünyanın bütün özgür insanlarının olacaktır ve karşılıklı saygı içinde yaşamak isteyen herkesin olacaktır.
“Bu, yolunu cinayet üzerine kurmuş, soykırım ve başkalarının haklarını gasp etme üzerine inşa edilmiş olan Siyonist yapıdan uzak bir dünyanın zaferi olacaktır.”