Milliyetçi Hareket Partisi Muğla İl Başkanlığı, kentteki sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir buluşma gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımla düzenlenen organizasyonda, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım gündeme ve ülkenin stratejik hedeflerine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin selamlarını ileterek başlayan MHP'li Yaşar Yıldırım, Cumhur İttifakı'nın masa başında kurulmuş bir siyasi ortaklık olmadığını, 15 Temmuz gecesi meydanlarda milletin gösterdiği kutlu direniş ruhuyla inşa edildiğini belirtti. Bugün Türkiye'yi yöneten temel anlayışın bu birlik ruhu olduğunu ifade eden MHP'li Yıldırım, devletlerin tam bağımsızlığını koruyabilmesi için kendi üretimiyle ayakta durması gereken üç stratejik alana dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

Değerli kardeşlerim, Sizler toplumun kanaat önderlerisiniz. Her biriniz bulunduğunuz yerde insanların sözüne itibar ettiği, fikirlerine değer verdiği insanlarsınız. Ülkemizde yaşanan her siyasi gelişmeyi yakından takip ediyorsunuz.

Bugün Türkiye’nin neden Cumhur İttifakı’na ihtiyaç duyduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Ben Cumhur İttifakı’nı hep şu şekilde tarif ediyorum: Cumhur İttifakı; masa başında kurulmuş bir siyasi ortaklık değildir. Cumhur İttifakı, 15 Temmuz gecesi Kızılay Meydanı’nda, İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nün başında, milletimizin tankların önüne yattığı o kutlu direnişte kurulmuştur. O gece hiç kimse kimseye; “Sen hangi partilisin?” “Memleketin neresi?” “Hangi mezheptensin?” diye sormadı. Herkes aynı bayrağın altında birleşti. Çünkü mesele Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasıydı. İşte bugün Türkiye’yi yöneten ruh, o gecenin ruhudur. Aziz kardeşlerim, Bağımsız olmak isteyen her devletin mutlaka kendi üreteceği üç stratejik alan vardır. Bunlardan birincisi gıdadır. Kendi ekmeğini üretemeyen, kendi buğdayını yetiştiremeyen hiçbir devlet tam bağımsız olamaz. Domatesiniz olmayabilir.
Elmanız olmayabilir. Ama ekmeğiniz olmazsa yaşayamazsınız. Bugün dünyanın yaşadığı buğday krizine bakın. Karadeniz’deki savaş sebebiyle milyonlarca insan gıda sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Paranız olsa bile alamıyorsunuz. Çünkü üretmeyenin söz hakkı olmaz.
Onun için diyoruz ki; Türkiye kendi çiftçisini destekleyecek, kendi üretimini artıracak,
kimsenin kapısına muhtaç olmayacaktır. Elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada Türkiye, yaşanan bütün küresel krizlere rağmen vatandaşını aç bırakmamıştır. Rabbim bereketimizi artırsın. İkinci stratejik alan ise savunma sanayiidir. Silahını kendin yapamıyorsan bağımsızlığını koruyamazsın. Silahını başkasından alan devlet, savaş zamanı o silahı kullanamaz. Çünkü sana satmazlar. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

Daha birkaç gün önce NATO Zirvesi’ni Türkiye’de gerçekleştirdik. Dost görünen ülkelerin ertesi gün Avrupa Parlamentosu’nda Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan kararlar aldığını hep birlikte gördük. İşte dünya budur. Onun için güçlü olacağız. Kendi silahımızı yapacağız. Kendi mühimmatımızı üreteceğiz. Bugün savunma sanayiimizde yerlilik oranı yüzde seksenlerin üzerine çıkmıştır. Bir zamanlar İsrail’in kapısında insansız hava aracı bekleyen Türkiye, bugün dünyanın en önemli İHA ve SİHA üreticilerinden biri olmuştur. Bayraktar’ıyla, AKINCI’sıyla, KIZILELMA’sıyla, Atak helikopteriyle, milli füzeleriyle, Çelik Kubbe hava savunma sistemiyle, KAAN milli muharip uçağıyla artık bambaşka bir Türkiye vardır. Bugün dünya İHA pazarında söz sahibi olan ülkelerden biri Türkiye’dir. Bundan hepimiz gurur duyuyoruz. Çünkü bunlar sadece teknoloji değildir. Bunlar bağımsızlığın teminatıdır.
Kıymetli kardeşlerim, Üçüncü stratejik alan ise enerjidir. Enerjide dışa bağımlı olan ülke tam bağımsız olamaz. Bugün Avrupa’nın yaşadığı enerji krizini hep birlikte gördük. Paraları var. Sanayileri var. Ama enerji olmayınca üretim duruyor. Türkiye ise Karadeniz’de doğal gazını buluyor. Akdeniz’de aramalarını sürdürüyor. Somali’de faaliyet yürütüyor. Azerbaycan ile enerji iş birliklerini güçlendiriyor. Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali devreye giriyor. Her geçen gün enerji bağımsızlığına bir adım daha yaklaşıyoruz. Birileri her milli projeye karşı çıkıyor. Birileri doğal gaz aramasına karşı çıkıyor. Birileri maden çıkarılmasına karşı çıkıyor. Peki soruyoruz; Enerjiyi nereden alacağız? Bunun cevabını vermiyorlar.

BİZ ESER ÜRETMEK İÇİN SİYASET YAPIYORUZ
Biz ise diyoruz ki; Hem çevremizi koruyacağız, hem de yer altındaki milli servetimizi milletimizin hizmetine sunacağız. Çünkü güçlü Türkiye’nin yolu enerjide bağımsızlıktan geçmektedir. Aziz kardeşlerim, Cumhur İttifakı’nın yaptığı siyaset; koltuk kavgası değildir. Cumhur İttifakı’nın yaptığı siyaset; Türkiye’nin gelecek yüzyılını inşa etme siyasetidir. Biz kavga etmek için siyaset yapmıyoruz. Biz eser üretmek için siyaset yapıyoruz. Yol yapıyoruz. Baraj yapıyoruz. Savunma sanayii kuruyoruz. Enerji yatırımları yapıyoruz. Türkiye’yi büyütüyoruz. Çünkü bizim meselemiz makam değil, memlekettir. Bizim meselemiz seçim değil, gelecektir. Bizim meselemiz milletimizin bağımsızlığıdır.
Değerli dava arkadaşlarım, Sizler toplumun önünde yürüyen insanlarsınız. Mahallenizde, köyünüzde, ilçenizde insanlar sizlerin sözünü dinliyor. Bugüne kadar Cumhur İttifakı ne söylediyse milletimizin menfaati için söylemiştir. Ne yaptıysa Türkiye için yapmıştır. İnanıyorum ki önümüzdeki süreçte gıdada, savunma sanayiinde ve enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine hep birlikte ulaşacağız. Allah’ın izniyle güçlü, lider, bölgesinde söz sahibi Türkiye yolculuğu devam edecektir.
Son olarak Muğla İl Başkanımızı ve teşkilatlarımızı gönülden kutluyorum. Bu sıcak havaya rağmen salonları dolduran, davasına sahip çıkan bütün hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Muğla’da görüyorum ki Milliyetçi Hareket Partisi dimdik ayaktadır. İnşallah bu birlik ve beraberlik, sandığa da aynı şekilde yansıyacaktır. Allah birliğimizi daim eylesin. Rabbim devletimizi payidar, milletimizi aziz eylesin.