Ermenistan halkı, Moskova yanlısı adaylar yerine Türkiye ve Batı ile dostluk mesajları veren Paşinyan'ı bir kere daha lider seçti. Bu sonucun Türk dünyası için bir zafer olduğunu belirten uzmanlar "Ankara-Bakü-Erivan ittifakı kurulabilir" dedi.
YILMAZ BİLGEN- Ermenistan’da seçim maratonu sona erdi. En yakın rakibine yüzde 30'luk fark atan Başbakan Nikol Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi 105 sandalyeden 61’ini elde ederek ipi bir kere daha göğüsledi.
Paşinyan'ın seçim sürecinde sık sık Türkiye ile dostluk mesajı vermesi dikkat çekti. Erciyes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Gaffar Mehdiyev, Ermeni liderin bu politikası ve izleyeceği yol haritası hakkında değerlendirmelerde bulundu.
TÜRK DÜNYASI KAZANDI
Kafkasya ve Ermenistan dinamiklerini en iyi bilen isimlerden Azerbaycanlı akademisyen Mehdiyev, Paşinyan'ın olağanüstü zorluklarla mücadele ettiğini belirterek "Bu seçim yarış değil, adeta savaş atmosferinde gerçekleşti" dedi.
Rusya'nın, Ermeni lideri devirmek için bütün gücünü kullandığını dile getiren Gaffar Mehdiyev "Kendisine suikast girişimleri oldu, hepsini atlattı. Moskova açık bir dille tehdit etti, destekledikleri adaylardan biri olan Robert Koçeryan darbe imasında bulundu. Yani Ruslar onu ortadan kaldırmak için her yolu denedi fakat başaramadı. Burada Türkiye önemli bir unsur olarak rol oynadı ve sonuca tesir etti.
Nikol Paşinyan da seçim süreci ve zafer konuşmasında Ankara ile Bakü'ye dostluk mesajları verdi. Bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler ve Batı yönlü politik tavrının süreceğini gösterdi. Bu seçim Türkiye, Azerbaycan ve Türk dünyası için son derece kritikti" diye konuştu.
ERMENİLER GERÇEĞİ ANLADI
Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (KAFKASSAM) Başkanı Prof. Dr. Hasan Oktay da Mehdiyev ile aynı görüşte... Oktay, Paşinyan’ın zaferinde Türkiye ile kurduğu ilişkiler ve verdiği mesajların önemli rol oynadığını savundu.
Artık Ermeni toplumunda da radikal bir değişim yaşandığını aktaran Hasan Oktay "Harici odakların körüklediği düşmanlıklarla bir yere varmayacaklarını ve bölgede varlıklarını koruyamayacaklarını anladılar. Paşinyan da bunu halkına en iyi şekilde anlattı. Günümüzde coğrafi istikrar, içi boş iddialar ve hasımlarla sağlanmıyor. Bu inat yüzünden olağanüstü göç verdiler, Ermenistan'ın nüfusu 2 milyon 800 binlere geriledi.
Bu seçim ile yeni bir dönem başladı. Rusya kaybetti, Türkiye, Azerbaycan, Türk dünyası ve Kafkasya kazandı. Bölgede güvenlikten ekonomiye, enerjiden siyasete, ulaşımdan turizme kadar pek çok alanda yeni sayfalar açılacak.
Kars-Gümrü ve Tiflis-Bakü-Iğdır bağlantısı için engel kalmadı. Zengezur Koridoru da problem olmaktan çıkacak. Hatta gerçekleşecek Ankara-Bakü-Erivan üçlü ittifakı ile bütün Ermenistan bizim için koridora dönüşebilir. Bu kesinlikle tarihî bir fırsat ve ıskalanmamalı" ifadelerini kullandı.
Seçimde, Moskova etkisinin olduğuna dair en güçlü deliller Ermenistan havalimanlarında gözlendi. Yüz bine yakın kişinin oy vermek için Rusya'dan ülkeye giriş yaptığı tespit edildi. Bu kişilerin bütün masraflarının Rus oligarklar tarafından karşılandığı belirtildi.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, parlamentoda yaptığı konuşmada Türkiye ile normalleşme sürecine ve ticari ilişkilere değindi. Kars'ta geçen hafta salı günü Ermeni ve Türk iş adamları ile çok ciddi bir toplantı gerçekleştirdiklerini aktaran Mirzoyan "Bu görüşme, geçmişte yapılan iş dünyası temaslarından önemli ölçüde farklıydı.
Türkiye'nin doğu ile kuzeydoğusundaki üç şehir, çeşitli iş sektörlerinde büyük bir ilgi uyandırdı. Münferit şirketler ve iş çevreleri arasında somut görüşmeler başladı. Bu diyaloglar sadece ekonomik değil, aynı zamanda olumlu siyasi sonuçlar da doğuracak. Yakın gelecekte tam normalleşme sağlanacak" dedi.
Ermeni Bakan, söz konusu temaslarda Gümrü-Kars demir yolunun yeniden açılmasına yönelik kurulan çalışma grubunun da bir araya geldiğini sözlerine ekledi.
Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan'daki parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında başarıyla tamamlanmasından memnuniyet duyulduğunu bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada "Seçim sonrası dönemde Ermenistan'ın bölgede barış ve normalleşme yönünde daha cesur adımlar atmasını temenni ediyoruz. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar ve refaha katkı sağlamayı sürdürecek" denildi.